Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, benim bir hobi bahçem yok. Bu yazıyı kaleme alırken, kimsenin kişisel çıkar peşinde koştuğumu düşünmesini istemem. Peki, bu "hobi bahçeleri" neden yıkılmamalı? Ya da yıkılmalı mı? Buradaki temel hedef, tarım arazilerinin bozulup hobi bahçesi yapılmasını engellemek değil miydi? Evet, öyleydi!

Şöyle bir araştırma yaptım: Yaklaşık olarak bu "hobi bahçesi hastalığı" başlayalı neredeyse tam 20 yıl olmuş. Küçük çaplı başlamış, sonra dalga dalga tüm bölgeleri sarmış. Her bölgede, her ilde bu şekilde yapılaşma ile hobi bahçesi yapma hastalığı başlamış. Bazı illerde, yaşam alanlarına göre çok fazla yapılaşma olmuş. İnsanlar hobi bahçelerini, hobi olmaktan çıkarmış; buralar adeta birer yaşam alanı haline gelmiş.

Bütçesine göre yapılan villalar, lüks binalar, tek katlı evler, prefabrik yapılar, konteynerden dönüştürülmüş evler ve benzeri birçok yapı var. Kocaman, güvenlikli siteler kurulmuş. Yollar yapılmış, elektrikler çekilmiş, su şebekeleri döşenmiş, buna göre altyapı ve kanalizasyon sistemleri oluşturulmuş.

Peki, bu hizmetler yapılırken, bu izinler nasıl alındı? O zamanlar neredeydiniz ey yetkililer? Nasıl bu izinleri verdiniz? Bugüne kadar bu yapılaşmalar hiç mi fark edilmedi? Belediyeler, bu yapılar kendi sınırları içinde yapılırken neden müdahale etmedi?

Aslında bu soruların hepsi cevapsız. Geçen hafta Polatlı sınırları içinde verilen bir yıkım kararını gazeteci olarak yerinde izlemeye gittim. Ankara Valiliği'nin vermiş olduğu yıkım kararını uygulamak için Polatlı Belediyesi Fen İşleri ekipleriyle Olukpınar Mahallesi'ne geldiler. Tabii ki yıkım gerçekleşmedi. Hobi bahçesi sahipleri, Bölge İdare Mahkemesi'nden yürütmeyi durdurma kararı almışlar. Böylece yıkım da şimdilik iptal. Bundan sonrasını bekleyip göreceğiz. Ben de ilk defa Olukpınar tarafına gitmiş oldum.

Olukpınar'daki hobi bahçeleri yapılaşmasını görünce inanın şok oldum. Aynı şekilde Ankara Valimiz Sayın Vasip Şahin beyin ve Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya'nın da burayı gezmelerini ve görmelerini isterim. Hobi bahçesinden çıkmış, başka bir yaşam alanı olmuş. Olukpınar'ı görünce, bu hobi bahçeleri yıkılmamalı veya yıkılmasın, dedim.

Sizlere soruyorum: Buraları yıkmaktan amacınız ne? Bu alanlar tekrar tarım arazisi olması mümkün değil. Yıktıktan sonrası, o yıkılan evler zamanla büyük tehlike oluşturacak. Hafriyatın kaldırılması başlı başına bir iş.

Benim çözüm önerisi sunmak gibi bir yetkim yok. Bu işin başında olan yetkililer, en iyi şekilde bir araştırma yapıp bir çözüm önerisi bulmalıdır. Onca insan mağdur olacak. Milli servet olarak görülen yapılar, devlete çok zarar açacak.

Bugüne kadar tarım arazilerinin önüne geçip engel olunmamış. Bu tarih milat olsun. Bugünden sonra kimseye izin verilmesin. Geçmişten itibaren arazisini satıp rant elde eden de bedelini ödesin. Alıp hobi bahçesi yapmak isteyenler de devlet tüm kriterlerini ortaya koyarak, bu işlere bilerek alsın ve yapsınlar. Devletimiz yıkıcı değil, yapıcı olsun.