(05-01-2021) BEREKETİ GETİREN BAZEN BÜYÜKLERİMİZDİR

Bu haber 05 Ocak 2021 saat 8:00 'de eklendi.

Türkiye’de haber bültenlerini yada sosyal içerikli araştırmacı programları izlediğimizde en sıklıkla karşılaştığımız olaylar huzurevine konulan ve bir daha aranmayan yaşlı insanların öyküsü.
Gözlerindeki kırışıklıklar yılların getirisinden çok özlemin, yalnızlığın sembolü olana yaşlarımızı aslında inancı kuvvetli olan insanlar için bereketin merkezi ve taşıyıcısıdır.
Hani derler ya, bereket büyüklerle beraberdir”
işte tamda o söze atfedilerek kaleme alınmış bir anlatım.
“Ananı ve atanı say! Ey Oğul Bil ki Bereket, Büyüklerle Beraberdir. ” Ertuğrul Gazi ülkeleri fethe çıkan oğlu Osman Gazi’ye nasihat için söylemiş bu sözleri. O da gönülleri fethederek başlamış fetihlere. Ve sonrasında gönülleri fetheden kumandanların önünde, hiçbir gücün duramayacağı Devlet-i Âliye, Osman Gazinin açtığı fetih yoluyla gerçek olmuş.
Babasıyla bütün gün akrabalarını ziyaret eden evin büyük oğlu hem yorgunluğun hem de alışkan olmadığı bu durumun tesiriyle;
– Babacığım gittiğimiz insanların çoğu yaşlı ve bizi tanımakta bile zorlanıyor, bak ismini bile söyleyemiyorlar. Israrla onları tek tek ziyaret edip ellerini öpüp hatırlarını soruyorsun. Dedemi, ninemi ve yakın akrabaları görsek yeterli olmaz mı?
– Oğlum, bazı akrabalarımız oldukça yaşlı, evet bizi tanımakta bile zorlanıyorlar. Ancak görmedin mi, dudakları dua ile bizden memnuniyetlerini belirtmek için nasıl kıpırdıyordu. Onlar bizi gayet güzel anlıyor, ben de onların söylediklerini çok iyi anlıyorum. Eğer onları gelip ziyaret etmezsem bir yanım boş kalır ve işlerimizde bereket olmaz, hatta olacak işler ter gider. Bir de onları ziyaret etmek onlara doktorların yazacağı birçok ilaçtan daha tesirlidir, kendilerini ziyaret edenlerle konuşurken vaktin nasıl geçtiğini anlamazlar. Dikkat etmedin mi, biz yanlarından ayrılmak için hareketlenince nasıl da üzüldüler? Biraz daha kalın derken ne kadar da duygusallaştılar, yaşlı halleriyle bize ikramda bulunmaya çalıştıkları halleri ne kadar da güzeldi. Her yıl geleceğimiz zamanı iple çekerler. Eğer kendilerine uğramadan gidersek gönül koyarlar, anne-babama her gördüklerinde sitem ederler.
– Tamam da baba, birçok insan artık uzak yerlerdeki akrabalarını ziyaret etmiyorlar. Hatta anne babalarını ziyarete giderken bile çok zorlanıyorlar. Telefonla hallerini hatırlarını sorup uzun yolculuklara çıkmıyorlar. Biz de böyle yapsak olmaz mı? Sen işinden, biz de kendi çevremizden uzak kalmamış oluruz. Bu süreyi kendi işimizde çalışırsak daha başarılı oluruz, ya da bir tatil beldesine tatil yaparak geçirirsek daha iyi dinlenmez miyiz?
-Oğlum, sürekli iş güçle uğraşmak insana sağlık-sıhhat getirmez. O işlerin bereketi de olmaz. Hatta senin dediğin gibi yaparsak biz gördüğün şu birçok güzellikten mahrum kalırız. Hayatın gerçek güzellikleri buralarda fark edilir.
Sana iki ormancının hikâyesini anlatacağım. Belki sadece çalışmanın, dünya dertleriyle kaybolup gitmenin insana mutluluk, bereket, sağlık-sıhhat getirmeyeceğini daha iyi anlarsın.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.