Türkiye’de hukun üstünlüğü yok,güven yok, Saray’ın hukuku var!

Bu haber 26 Eylül 2020 saat 8:00 'de eklendi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin merkez siyasetinin başrol kurmaylarından bir tanesi olan hemşehrimiz CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, yaptığı söyleşide Türkiye’ye dair önemli konularda dikkat çeken tespitlerde bulundu. Türkiye’de hukuka güvenin olmadığını, mahkemelere güvenin giderek azaldığını ve mahkemelerin üstünlüğünün olmadığını söyleyen Kuyoüğlu “Adalet yok, Saray’ın hukuku var!” dedi. Son zamanlarda Türkiye’den serveslerini yurt dışına çıkaranların saısının vahim ölçüdü arttığınrı da belirten Kuşoğlu, ayrıca siyasetteki kutuplaşma ile milli ve manevi değrelerin giderek yok olmaya başladığının da altını çizdi.

KUŞOĞLU’NDAN BİR EKONOMİST BAKIŞI..

Kuşoğlu “Az gelişmiş veya gelişmekte olan ülke ekonomilerinin gelişmiş ekonomilerden en önemli farklılıklarından bir çift para kullanmalarıdır. Kendi ülke parası ve yabancı para. Sorun bu iki para arasında dengeyi tutturamayıp belli dönemlerde yabancı parayı ön plana çıkarmalarındadır. Bu iktidarda bu hatayı yaptı. Özellikle 2009’dan itibaren ihaleleri yabancı para ile yapmaya başladı, yabancı para cinsinden geliri olmayanların yabancı para ile borçlanmalarına izin verdi ve dolarizasyona uğradık. Şimdi yabancı para yerli para dengesinin nerede oluşacağını kimse bilmiyor. Türk Lirası rekabetçi değil çünkü istikrarlı değil. İktidar bir yol haritası çıkarsa ‘Ben ekonomide şunları şunları yapacağım, şu sıra ile yapacağım, önlemler alacağım ve ekonomimi düzlüğe çıkaracağım’ dese ve programını uygulayacağına dair güven verse Türk Lirası da rekabetçi olur. Güven olmayan yerde paraya hiç güven olmaz” dedi.

TÜRKİYE’DE SERVET KAÇIŞI VAHİM BOYUTTA!

Kuşoğlu “Sizin 100 milyon dolarınız olsa tümünü Türkiye’de yatırıma ayırmazsınız. Önemli bölümünü yurt dışına çıkarırsınız. Neden mi? Çünkü, yönetimin ‘Sen FETÖ’cüsün, sen teröristsin’ bahanesiyle malınızamülkünüze el koymasından korkarsınız. Örnekleri var. Çünkü Türkiye’de hak, hukuk, adalet yok. Mahkemelere güven yok. Hukukun üstünlüğü yok, Saray’ın hukuku var. Şimdilerde en fazla bu durumdan korkanlar Ak Partililer. Servetini Ak Parti zamanında yapmış olanlar. Neredeyse tümü servetlerinin önemli bölümünü yurt dışına kaçırdılar. Bir istatistik yapılsa bizim yatırımcıların son 5 yılda yabancı ülkelere Türkiye’den daha fazla yatırım yaptıkları ortaya çıkar. 2015’de Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yerlilerin yurt dışında en az 138 milyar dolar servetlerinin olduğunu açıklamıştı. O zamandan beri yurt dışına servet kaçırışı hızlandı. Bugün en azından 200 milyar doların yurt dışında olduğunu söyleyebiliriz. Zaten Erdoğan birkaç kez bu kesimi tehdit ederek paralarını getirmelerini de istedi. Aslında New World Wealth adlı kuruluşun raporları incelenirse Türkiye’den servet kaçışının çok vahim bir boyutta olduğu net olarak anlaşılabilir” dedi.

ZENGİNLİĞİN SEMBOLÜ GÜNÜMÜZDE DEVLETTEN DESTEK ALAN MÜTEAHHİTLİK

Kuşoğlu “Bu önemli bir soru. Geçmişte Yeşilçam filmlerinden hatırlarsınız zenginliğin sembolü fabrikatördü. Düzenli işine gidip-gelir, disiplinli çalışırdı. Yani aslında üretim ve üretmek prim yapıyordu. Ekonomin yönünü görüyorduk. Şimdi ise zenginliğin sembolü devletten destek alan müteahhit. Altında pahalı otomobil ve kendinden 30 yaş küçük sevgilisi olan İktidara yakın müteahhit. Yani üretimin değil kayırmacılığın ve tüketimin sembolü müteahhit. Fark üretim ve tüketim de..”

2019 YILI BÜTÇE DEĞERLENDİRMESİ

Kuşoğlu “Rakamlar çok önemli değil ama belirteyim 2019’da bütçe açığı 80 milyar öngörülmüştü, 123 milyar gerçekleşti. 2020 için ise açık 139 milyar olarak hedeflendi, ilk 7 ayın açığı 139 milyarı geçti. Yani bu yıl çok daha büyük bir açık söz konusu olacak. Bütçe açığı gelirlerden daha fazla harcama yapıldığını gösterir. Bunun genel ekonomiye olumsuz etkileri vardır. Özellikle son yıllarda bütçe dengelerimiz bozulmuş durumdadır. Mali disiplinden kopmuş durumdayız, vergi alamıyor, tasarruf yapamıyoruz ve bunun ağır bedelleri olacak. Tabi bedeli toplum olarak ödeyeceğiz” dedi.

MİLLİ VE MANEVİ DEĞRELER YOK OLUYOR!

Kuşoğlu “Öncelikle doğrultayım; Milli ve manevi değerlerin tamamen yok olduğundan ziyade çok önemli ölçüde tahrip edildikleri daha doğru bir ifade. Milli ve manevi değerlerimizin son yıllarda bu ölçüde tahrip olmasının sebeplerini ben 3 başlık altında toplamak istiyorum. 1-Hızlı kentleşme, 2-Küreselleşme ve teknolojik gelişim, 3-Erdoğan iktidarının kasıtlı politikaları. Şimdi bunları biraz açayım. 1- Hızlı kentleşme binlerce yıldır tarıma bağlı yaşayan köy ve kasaba gelenekleri oluşturan toplumun, geleneklerini ve kültürünü önemli ölçüde yok etti. Sosyolojik bu gerçek kentleşmenin düzenli, kontrollü ve eğitime dayalı gerçekleştirilmemesi nedeniyle önemli sorunlar oluşturdu. Güvenlik, terör, işsizlik, eğitimsizlik gibi sorunlar kısa zamanda kentlerde yeni bir kültür ve gelenek oluşturamayan toplumu çok yıprattı. 2-Küreselleşme ve teknolojik alanda meydana gelen çok hızlı, tarihte görülmemiş değişim de milli ve manevi değerlerimizi yıpratan bir süreç oluşturdu. Daha önce soğuk savaş koşullarında ve ulusal sınırları içerisinde yaşayan toplumlar Küreselleşme ve teknolojik devrim ve kolaylıklar ile interaktif yaşamaya başladılar. Bu gün dil bilen bir Türk çocuğu internet üzerinden farklı milliyetlere sahip kişilerle aynı anda oyun oynayabiliyor, yazışabiliyor, görüşebiliyor. Cep telefonları ve sosyal medya iletişimi anormal bir şekilde kolaylaştırdığı için evlilikler sarsılabiliyor, dini ve milli duygular farklılaşabiliyor. Bu duruma karşı da sadece laf eden ama gerçekte seyirci olan bir yönetime sahibiz. 3-Son 18 yıldır iktidarda farklı bir zihniyet var. Bu zihniyet Kurtuluş Savaşına iştirak etmemiş ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna muhalefet etmiş bir zihniyet. İktidara gelinceye kadar 80 yıl Cumhuriyete ve Cumhuriyet değerlerine insafsızca, her kötülüğü Cumhuriyete atfederek muhalefet etti. Cumhuriyet tarihini kötüledi. “Keşke Yunan kazansaydı” dahi diyebilen bu zihniyet hilafeti, saltanatı savunan, çağdaşlık ve değişimle barışık olmayan ama dışarıdan da yönlendirilebilen bir siyasi hareket olarak tüm demokratik kurumları alt-üst etti. Milli bayramları yaptırmama, dini geleneklerimizi Araplaştırma yoluna girdi” dedi.

SİYASETTE KUTUPLAŞMA YAPIYORLAR

Kuşoğlu “Siyasette kutuplaştırma politikasını acımazsızca uyguladılar. Milletin ülkü birliğini bozdular. Sadece milli ve manevi değerler değil, devlet kurumları, devlet gelenekleri ve siyaset kurumu da bu yıkıcı süreçten payını aldı. Kısaca açıklamaya çalıştığım bu 3 başlık altında toplayabileceğimiz sebeple milli ve manevi değerlerimiz çok önemli ölçüde hasar gördü. Milli ve manevi değerlerin hasar görmesi demek toplum yapısının, milli birlik ve beraberliğin hasar görmesi demektir. Demokrasinin yaşaması için ana eksen nedir… Karl Popper demokrasilerin yaşaması için mutlaka halk oyu ile gelen iktidarların önceden belli olan süresi içerisinde yine halk oyu ile gidebilmesi mekanizmasının iyi çalışması gerekir der. Sandığın belirleyici olması ve o müthiş iktidar gücünün sıkıntı çıkarmadan değişimi, gücü bırakmayı kabul etmesi. Bu ancak eğitimle sağlanır” diye konuştu. Haber/BERKANT ERGİN

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.