Hakkari’de ilk kez görülen SAT-1 tipi şap hastalığı, hayvancılık sektöründe alarm yarattı. Tarım ve Orman Bakanlığı, hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla hayvan pazarlarını geçici olarak kapattı ve ücretsiz aşı uygulamasını başlattı. Bölgedeki veteriner hekimler, yoğun şekilde üretilen aşıları riskli illerde hayvanlara uygulamaya başladı.

Şap Aşılarına Başlandı Üç Hafta Kritik Süreç! (1)
Şap hastalığı ve aşılama seferberliğinin başlatılmasına ilişkin haber sitemize konuşan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, dikkat çeken açıklamalarda bulundu. "Şap hastalığı, viral bir hastalıktır" diyen Eroğlu, Şap hastalığının SAT-1 tipinin daha önceden ülkemizde görülmediğini vurguladı. Bu hastalığın yayılmasında birçok faktör olabileceğini söyleyen Eroğlu, "Hayvan hareketleri, insan hareketliliği, ot nakilleri ve hatta bu tür viral hastalıklar rüzgarla bile başka bölgelere taşınabiliyor. Kurban Bayramı dolayısıyla hayvan hareketliliği ciddi oranda artıyor. Bu da hastalıkların yayılma riskini oldukça artırıyor. Kurban Bayramı’ndan sonraki süreçte SAT-1 vakalarının görülmesi de, yayılımın bayram dönemindeki hayvan hareketlerinden kaynaklandığını gösteriyor" ifadelerini kullandı.

Kalaba Kent Meydanı’nda zafer coşkusu
Kalaba Kent Meydanı’nda zafer coşkusu
İçeriği Görüntüle

SAT-1 İÇİN ÖZEL AŞI ÜRETİLDİ

Türkiye’nin farklı illerinde SAT-1 vakalarına rastlandığını ifade eden Eroğlu, ülkemizde bugüne kadar genellikle A tipi ve O tipi virüslerin görüldüğünü bu nedenle yapılan koruyucu aşılamalar da sadece bu iki tipe yönelik olduğunu söyledi. Eroğlu, "SAT-1'in ortaya çıkmasına kadar bu tipe karşı herhangi bir koruyucu aşı uygulanmamıştı. Etken tespit edildikten sonra SAT-1’e karşı da yeni bir aşı üretildi" dedi.

Şap Aşılarına Başlandı Üç Hafta Kritik Süreç! (2)

3 HAFTALIK KRİTİK SÜREÇ

Aşıların üretimiyle birlikte aşılama çalışmalarının hızla devam ettiğini söyleyen Eroğlu, tedbir olarak, 81 ilde hayvan hareketlerinin durdurulması, hayvan pazarları, satış yerleri ve borsaların kapatılması vb. kısıtlamaların da ne zamana kadar devam edeceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Eroğlu, konuya ilişkin yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:

"Aşılama çalışmaları, hafta sonları dahil olmak üzere günün geç saatlerine kadar sürdürülüyor. Öncelikle aşılama sürecinin tamamlanması gerekiyor. Bu aşamadan sonra ise hayvanların antikor üretmesi bekleniyor. Bu sürecin yaklaşık 3 hafta sürdüğü biliniyor. Üç haftanın ardından, Bakanlık tarafından aşı yapılan hayvanlardan kan örnekleri alınarak antikor seviyesi ölçülüyor. Eğer istenilen düzeyde bağışıklık sağlanmışsa, kısıtlamalar kaldırılıyor. Uluslararası Salgın Hastalıkları Ofisi (WOAH), üye ülkelerde görülen hastalıkları bültenlerinde yayımlıyor. SAT-1’in Türkiye’de görülmesi üzerine bu durum da bültende yer aldı. Salgının sona erdiği kanaatine varıldığında, Türkiye yeniden bu ofise başvurarak "hastalık sona ermiştir" bildirimi yapacak. Eğer bu bildiri kabul edilip bültende yayımlanırsa, ülkemiz uluslararası ticaret ve hayvansal ürün ihracatı açısından rahatlamış olacak."

VERİMLİLİK DÜŞÜYOR

Hastalığa yakalanan hayvanların et ve süt verimliliğinde bir düşüş yaşandığını vurgulayan Eroğlu, "Hastalığa yakalanan hayvanların süt verimi yüzde 70’e, et verimi ise yaklaşık yüzde 30’a kadar azalıyor. Hayvan hastalığı atlatsa bile, eski haline hemen dönemiyor. Bu da hayvansal üretim açısından büyük bir maddi kayba yol açıyor. Ayrıca, şap hastalığına yakalanan hayvanların eti insan tüketimi için kullanılmıyor" dedi.

"PANİĞE GEREK YOK"

Şap hastalığının, insan sağlığını doğrudan etkileyen ya da insanlar açısından ölümcül sonuçlara yol açan bir hastalık olmadığının altını çizen Eroğlu, bu hastalığın hayvan sağlığını tehdit ettiğini söyledi. "Şu an için en önemli adım, aşılama çalışmalarının bir an önce bitirilmesi ve hayvanların bağışıklık kazanmasının sağlanmasıdır" diyen Eroğlu konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

"Bu hastalıkta paniğe gerek yoktur. Şap hastalığı, insan sağlığını doğrudan etkileyen ya da insanlar açısından ölümcül sonuçlara yol açan bir hastalık değildir. Bu hastalıklar, hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından çok önemlidir. Özellikle buzağılarda kalp kasını etkileyerek ölüme sebep olur. Kültür ırkı hayvanlarda, yani yüksek verimli, ıslah edilmiş hayvanlarda ölüm oranı daha fazladır. Yetişkin kültür hayvanları da hastalıktan fazlasıyla etkilenmektedir. Hastalığa yakalanan hayvanların ağzında yaralar (aflar) oluşur. Ayaklarında ve tırnak aralarında yaralar meydana gelir. Hayvan yürüyemez ve beslenemez hale gelir. Kuru yem tüketemez, sulu gıdalarla beslenmesi gerekir. Bu yönüyle hayvan sağlığı üzerinde ciddi etkiler bırakır."

Muhabir: KÜBRA AÇIKGÖZ