TİROİT DOKUSUNA KARŞI ANTİKOR FAZLALIĞI

Bu haber 17 Eylül 2021 saat 9:12 'de eklendi.

Covid-19 sürecinde farklı yaptıkları şeylerden birinin İzlem Merkezi kurmak ve bir de erken dönemde antikor testleri oluşturmak olduğunu aktaran Prof. Dr. Tufan Tükek, şu bilgileri aktardı: Tükek “İzlem Merkezimizin şu an dünyada bir başka örneği yok. Türkiye’de zaten yok. Şu an 700-800 civarında hasta birinci ayını tamamladı kontroller içerisinde. Bu hastalarda birkaç şey dikkatimizi çekti. Birinci ay içinde hastalığı geçirenlerde en çok gördüğümüz şey, nefes darlığı ve öksürüğün devam etmesi, bir de hastalarda unutkanlık var. Bunda, hipokside geçirilen zaman, yoğun bakımda yatmak gibi bir takım problemlerin olması etkili olabilir. Bunun neden kaynaklandığını şu anda araştırıyoruz. Yeni tespit ettiğimiz problemlerden biri hastaların tiroit fonksiyonlarında bir takım bozukluklar var. Yani tiroit dokusuna karşı antikor fazlalığı oluştuğunu gördük. Normalde yüzde 9 olan antikor popülasyon fazlalığı, izlediğimiz hastalarda yüzde 17-20 civarında. Bunlar ham veriler. Üzerinde çalışıyoruz. Zaten özellikle bu kadar geniş çaplı virüs hastalıklarının immün sistemini bozacağını, otoimmüniteyi tetikleyeceğini biliyoruz. Bu dönemde virüsle savaşırken organizma, ciddi bir savaş veriyor ve immün sistem aktif oluyor. Bu aktivitenin getirmiş olduğu uzun dönemde bir takım zararlar ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri de otoimmün hastalıklar yani kontrolsüz bir immünite ortaya çıkabiliyor. Vücuda saldırı oluyor antikorlar tarafından. Tiroit dokusuna, pankreas dokusuna, mideye olabilir bu saldırılar. Bunun sonucu olarak da bu organlarda zaman içinde yetersizlik oluşuyor. Otoimmün hastalıklar dediğimiz grup bunlar. En çok beklediğimiz de tiroitti zaten ve pankreastı. Şu an erken, ikinci aydayız. Belki bir sene sonra bu otoimmünitenin daha fazla olabileceğini tahmin ediyorum. Ama şu anda illaki olacaktır demek bilimselliğe yakışmaz. Gözlemlediğimiz kadarıyla tiroit otoimmünitesinde bir artış var gibi görünüyor.” Prof. Dr. Tükek, özellikle unutkanlığın geçici olabileceğini, şu anda hastaları izlemeye devam ettiklerini, neden kaynaklandığını öğrenmeye çalıştıklarını belirterek, “Unutkanlık şundan da kaynaklanıyor olabilir. İnsanlar uzun süredir içeride, korku ve panik halinde yaşıyor. Bu stres, korku, panik ve egzersizin azlığı unutkanlığı tetikleyen şeyler virüs dışında da. Ama tabii virüsün bunda etkisi var mı yok mu bunu söylemek için erken.” dedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.