TERZİLİK MESLEĞİ ZAMANA DİRENİYOR

Bu haber 15 Nisan 2021 saat 8:00 'de eklendi.

Bir zamanların gözde mesleği olan terzilik, unutulmaya yüz tuttu. Terzilik, hazır giyime olan talebin artması ve terzi çırağının da yetişmemesinden dolayı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Polatlı’da meslekte 60. yılını dolduran 72 yaşındaki Ahmet Demir, terzilik mesleğinin bitmek üzere olduğunu ifade etti.

DEMİR: YA OLACAK YA OLACAK DEDİM

Kısaca hayatından bahseden Ahmet Demir, “1949 doğumluyum. Babam askerdeyken vefat etmişti. Babam öldükten sonra babamın adını bana koymuşlar. Babaannem erken askere gitsin gelsin ocağımızı tüttürsün demiş. Bir çok ihtilalleri gördüm. Bizim iş yerinden üç tane de genelkurmay geçti. 2002’de askeri işi bıraktım. Çok güzel elbiseler dikerdik fakat askeri terzilik pek bize uymadı. Sonra birisi bana Eskişehir’den Tatar şapkaları getir sat dedi, böyle de başladı günden bu yana istikrarlı bir şekilde devam ediyorum. Ya olacak ya olacak diyerek 1961 yılından bu yana terziliği devam ettiriyorum”dedi.

TÜKETİM KÜLTÜRÜ İNSANLARIN TERCİHLERİNİ DEĞİŞTİRDİ

Konfeksiyonla birlikte terziliğin durakladığını düşünmediğini dile getiren Demir; “Konfeksiyon ürünle terzi işinin boy ölçüşmesi asla mümkün değil; tüketim kültürün insanların tercihlerini de yönlendirdi.  Terzilik uzun soluklu bir meslektir. Bugün bir terzi olmak için 12 senenin dolması gerekir. Dünyada olsun ülkede olsun hiçbir öğretim süresi bu kadar uzun değildir. Eskiden ustalarımız bize bir ücret vermezdi. Biz sana ömrünün sonuna kadar meslek veriyoruz derlerdi. Bu meslek hiç bitmeyen ömrünün sonuna kadar çalışabileceğiniz bir meslek. Kiminin fermuarı bozulur, kiminin paçası uzun gelir böyle kısaltma daraltma derken mesleği sürdürüyoruz. Hala kıyafet diktirenler ama eskiye oranla daha seyrek” dedi.

ESKİDEN İNSANLARIN KENDİNCE BİR TARZI VARDI

Geçmişte farklı tarz kıyafetlerin dikildiğini söyleyen Ahmet Demir; “Önceden İspanyol paça pantolonlar vardı,32 paça ve külot pantolonlar vardı. Vücuda oturan pensli geniş sivri yakalı gömlekler, kruvaze, çok düğmeli takım elbiseler falan hangisini sayayım… O dönemin havası çok başkaydı, şimdiki gibi tornadan çıkmışçasına belirli kalıplar yoktu, kişilerin terzileri, kendince tarzları vardı.  Şimdi bunlar yok. Şimdi terzilikten daha çok konfeksiyon yapılıyor” dedi.

ÇALIŞAN SAYISI YILLAR GEÇTİKÇE AZALDI

Demir; “Geçmişte bu dükkanda 10 kişinin de çalıştığı zamanlar oldu. Yaklaşık 20 senedir kendi başıma çalışıyorum. İş olmadığı için yetiştirmekte zorlanmıyorum. Kıyafet tadilatı için geliyor genelde insanlar. Özel dikim yaptırmak için gelen müşterilerim var” dedi.

HERKESİ MEMNUN EDEMEZSİNİZ

Herkesi mutlu etmenin mümkün olmadığını söyleyen Ahmet Demir; “Bazı müşteriler kaprisli olabiliyor. Kısalığı beğenmez uzatırız, uzunluğunu beğenmez kısaltırız, böyle takıntılı insanlar var. Biz mümkün olduğu kadar alttan alarak, yumuşak davranarak, gönüllerini alarak, zevklerine hitap ederek bu durumu böyle aşmaya çalışıyoruz. Herkesi mutlu etmek gibi bir yeteneğimiz yok. Terziler arasında illa ki rekabet vardır, ama birbirini köstekleyecek bir rekabet yok. Rekabet olması iyi bir şey, insanın kendini yenilemesi için, önünün açılması için rekabet iyidir. İşini iyi ve titizlikle yapan terzinin müşterisi çok olur” dedi.

TERZİLİK, YETİŞMESİ UZUN BİR MESLEK

Artık bu meslekte usta yetişmediğini belirten Demir; “Benim torunlarım da bu mesleğe yönelmedi. Başka bölümler okudular. Ama bana yıllar geçtikten sonra isteyemeyerek benden çok şey öğrendiklerini söylediler, bu beni çok mutlu etti. Evet, gerçekten bir kültür yok oldu sayılır, artık usta yetişmiyor, çünkü geleceği yoktur. Okullarda eğitim alan yeni kuşak kesim yapamaz, ancak eline verileni makineye çeker. Hazır giyimin şekillendiği seri üretim de iş bölümüne göre herkes kendi parçasını diker” dedi.

GERİDE FİDESİ OLMAYAN MESLEK SÜRMEZ

Terzilik öğreniminin zor fakat emeğinin karşılığı olmayan bir meslek olduğunu vurgulayan Demir; “Makineyi açıp çalıştırmam bile 5 lira elektrik harcarken uzunca uğraştığım tadilatın parasını bile alamıyorum. Bugün terziliğin köküne kibrit suyu damladı. Dükkanı da kapatsam nereye gideceğim? İşinizi sevmezseniz, kolay kolay yapamazsınız. O size zulüm gelir, yük olur. Sevmeden yaparsanız, başarı oranınız düşük olur. Mutlaka işinizi sevmeniz gerekiyor ki, öyle başarılı olabilirsiniz” dedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.