TARLADA BİLANÇO AĞIRLAŞIYOR!

Bu haber 18 Ağustos 2021 saat 5:00 'de eklendi.

Gübre, ilaç, mazot gibi yüksek girdi fiyatlarına karşılık ürün fiyatlarının düşük olmasından şikayet eden ve para kazanamadığını belirten çiftçileri bu yıl da kuraklık başta olmak üzere doğal afetler vurdu. Tarımsal üretim çok zor bir süreçten geçiyor. Yüksek girdi fiyatları nedeniyle üretimi sürdürmekte zorlanan çiftçiler, bu yıl da kuraklık başta olmak üzere doğal afetlerin yarattığı büyük zararla karşı karşıya kaldı. Geçen yılaşırı sıcak, don, sel, kuraklık, su sorunu ile karşı karşıya kalan çiftçiler, bu yıl aşırı hava olaylarının daha fazla etkisinde kaldı. Kuraklığın şiddetini artırması, sel, orman yangınları, yağış rejimindeki değişiklikle yaşanan su sorunu 2021 üretimini daha büyük oranda etkiledi.

POLATLI BAŞTA OLMAK ÜZERE İÇANADOLU’DA OLUMSUZ ETKİLENDİ

Güneydoğu, Doğu Anadolu ve İç Anadolu Bölgesi kuraklık nedeniyle tarımsal üretimde yüzde 20 ile yüzde 70 arasında değişen oranlarda zarar görürken, Ege ve Akdeniz Bölgesi’nde orman yangınları, Karadeniz Bölgesi sel felaketleri ile sarsıldı. Yaşanan her felaket tarımsal üretimin yapılmasını zorlaştırıyor. Tarımda kullanılan kimyevi gübrelerdeki son bir yıllık fiyat artışı yüzde 100’ü aşarken, mazot, tohum, zirai ilaç, hayvancılık sektörü için yem ve diğer girdilerdeki yüksek artışlar üretimi tehdit ediyor. Ürün bazında değerlendirildiğinde aşırı hava olaylarından etkilenmeyen ürün neredeyse yok gibi. Üretimin azalması sonucu, Toprak Mahsulleri Ofisi, hububat ve bakliyat ürünlerinde geçen yıla göre alım fiyatını yüzde 35-40 oranında artırmasına rağmen piyasanın gerisinde kaldığı için iç piyasadan ürün alamıyor.

BUĞDAYDA ÜRETİM AZALDI, İTHALATTA REKOR KIRILABİLİR

Türkiye, yılda ortalama 20-21 milyon ton buğday üretiyor. Bazı yıllar 22.5 milyon tona çıkan üretim bazı yıllar 18 milyon tona kadar geriliyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2021 yılına ilişkin ilk tahminine göre, 2020 yılında 20 milyon 500 bin ton olan buğday üretiminin 2021’de yüzde 7.3 oranında düşüşle 19 milyon ton olacağı tahmin edildi. Hasadın büyük oranda tamamlandığı buğdayda özellikle Güneydoğu, Doğu Anadolu ve İç Anadolu Bölgesi’nde etkili olan kuraklık nedeniyle üretimin 15-16 milyon tona kadar düştüğü ifade ediliyor. Buğday üretiminde yüzde 14 paya sahip olan Güney Doğu Anadolu ile yüzde 38 paya sahip İç Anadolu Bölgesi’nde kuraklık nedeniyle bazı alanlarda üretim yüzde 70 azaldı. Kuraklığın etkisi ile azalan buğday ihtiyacı ithalatla karşılanıyor. Amerika Tarım Bakanlığı, Temmuz ayı sonunda yayınladığı raporda, Türkiye’nin buğday üretiminin 16.5 milyon ton olacağını açıkladı. Raporda, bu üretimin 2 milyon tonunun durum buğdayı olduğu, bu sezon Türkiye’nin 11.5 milyon ton buğday ithalatı ile rekor kıracağı bilgisine yer verildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 17 Mayıs 2021’de ekmeklik buğday alım fiyatı 2020’de ton başına 1.650 lira olan ekmeklik buğday alım fiyatını 2021 ürünü için yüzde 36,4 artışla ton basına 2 bin 250 lira olarak açıkladı. Makarnalık buğday alım fiyatını ise ton başına 1800 liradan yüzde 36.1 oranında artışla 2 bin 450 lira olarak açıkladı. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı fiyat serbest piyasa fiyatının altında kaldığı için Ofis, buğday alamadı. Bunun yerine ithalat ihaleleri ile buğday alımı yaptı. Hasat devam ederken Toprak Mahsulleri Ofisi, 30 Haziran, 13 Temmuz ve 4 Ağustos’ta her biri 395 bin ton olmak üzere toplam 1 milyon 185 bin ton ithalat ihalesi açtı. Bu ihalelerden 1 milyon ton civarında alım gerçekleşti. İthalat ihalelerinin devam etmesi bekleniyor. İthalata rağmen iç piyasada buğday fiyatı yükselmeye devam ediyor. Makarnalık buğdayın tonu 2 bin 800 lira seviyesinde, ekmeklik buğdayın tonu ortalama 2 bin 500 lira. Polatlı Ticaret Borsası’nda 12 Ağustos günü kırmızı sert ekmeklik buğdayın tonu 3 bin 237 lirayı gördü. Daha hasat tam olarak bitmeden bu fiyata ulaşılması gelecek hasat dönemine kadar fiyatın daha da yükselebileceği tahmin ediliyor. Önümüzdeki günlerde buğday ithalatı ile ilgili vergi düzenlemeleri yapılması bekleniyor.

ARPA ÜRETİMİNDEKİ DÜŞÜŞ HAYVANCILIĞI OLUMSUZ ETKİLİYOR

Yem sektörünün önemli ürünlerinden arpada da kuraklığa bağlı olarak üretimde büyük düşüş yaşandı. Amerika Tarım Bakanlığı raporuna göre, Türkiye’nin 2021 ürünü arpa üretimi önce 7.5 milyon ton olarak tahmin edilmişti, ancak kuraklığın etkisi ile 4.5 milyon tona revize edildi. Türkiye’nin 2 milyon 750 bin ton arpa ithalatı yapacağı da raporda yer aldı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 1.Bitkisel Üretim Tahminine göre ise, 2020’de 8 milyon 300 bin ton olan arpa üretimi yüzde 6 düşüşle 7 milyon 800 bin tona gerileyecek. Piyasada yükselen fiyatlar ve Toprak Mahsulleri Ofisi’nin yaptığı ithalat, Amerika Tarım Bakanlığı tahmininin daha gerçekçi olduğunu gösteriyor. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin 2021 ürünü arpa alım fiyatı ton başına 1750 lira olarak açıklandı. Arpa satış fiyatı ise ton başına 1950 lira. Ancak, üretimin azalması nedeniyle arpa fiyatı serbest piyasada Haziran ayında ton başına 2 bin 800 lirayı gördü. Arpa fiyatı buğdayı geçti. Bu nedenle yem sanayicileri arpa yerine piyasadan buğday alarak yem üretiminde kullanmaya başladı. Toprak Mahsulleri Ofisi yem fiyatlarını düşürmek için yetiştiricilere ve yem sanayicilerine ucuz fiyatla tonu 1950 liradan arpa ve mısır satışına başladı. Açıkladığı fiyatla üreticiden arpa alamayan Toprak Mahsulleri Ofisi, 24 Haziran 2021’de 320 bin ton, 12 Temmuz’da 440 bin ton ve 3 Ağustos’ta 515 bin ton olmak üzere toplam 1 milyon 275 bin ton arpa ithalatı için ihale yaptı. Son olarak yapılan 515 bin tonluk ihale yüksek fiyat nedeniyle iptal edildi. Şimdi, 20 Ağustos’ta 270 bin tonluk yeni bir ithalat ihalesi yapacak. Buğdayda olduğu gibi arpada da ithalatın devam etmesi bekleniyor. Arpanın tonu halen piyasada ortalama 2 bin 350 – 2 bin 400 lira seviyesinde. Arpa üretimindeki düşüş ve buna bağlı olarak fiyatındaki artış yem sektörünü dolayısıyla hayvancılığı olumsuz etkiliyor. Dünya fiyatlarındaki artış ithalat maliyetini artırıyor.

MISIR HASADI BAŞLADI, FİYAT AÇIKLANMADI

Çukurova’da dane mısır hasadı başladı. Serbest piyasada tonu 2 bin 400 lirayı görse de ortalama 2 bin 350 liradan alıcı buluyor. Toprak Mahsulleri Ofisi mısır alım fiyatını açıklamadı. Üretici, serbest piyasanın altında bir fiyat açıklanmasını istemiyor. Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, Ofis’in şimdilik piyasaları izlediğini, açıklamayı düşündükleri fiyatın piyasanın altında olacağı için açıklamamasının üreticiye daha yararlı olacağını ifade ediyor. Yem fiyatlarını aşağı çekmek için piyasaya tonu 1950 liradan mısır satan Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıklayacağı mısır alım fiyatının 2 bin liranın altında olacağı için fiyat açıklamaması üreticinin lehine görünüyor. Ancak fiyatlar düşerse, Ofis devreye girebilir. Nişasta üreticileri mısır alım fiyatını ton başına 2 bin 250 lira olarak açıkladı.

NOHUTTAKİ ARTIŞ TRENDİ, KURAKLIKLA SON BULDU

2018 yılından 2020 yılına kadar iki yıl Türkiye’nin nohut üretimi 630 bin ton ile çok iyi bir seviyeye geldi. Türkiye nohut ithalatını büyük oranda düşürdü. İhracatını ise ciddi olarak artırdı. Ancak bu yıl kuraklığın en çok etkilediği ürünlerden birisi de nohut oldu. Nohut üretiminin de yarı yarıya azaldığı ifade ediliyor. Daha önce 100-120 kilo alınan tarlalarda, üreticiler 40-50 kilo ancak aldıklarını belirtiyor. Nohut fiyatında da artış var. Bugünlerde 8 lira civarında. Toprak Mahsulleri Ofisi geçen yıl 3 bin 350 lira olan alım fiyatını, 2021’de 4 bin 50 lira olarak açıklamıştı. Piyasa fiyatı neredeyse bunun iki katı.

KURAKLIK DESTEĞİ HENÜZ ÖDENMEDİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Haziran ayı başında yaptığı açıklamada bu yıl kuraklıktan zarar gören çiftçilere dekar başına 100 liraya kadar destek sağlanacağını açıkladı. Buna göre kuraklıktan zarar gören ürünlerle ilgili tespit çalışmaları yapıldı. Zarar oranına göre dekar başına üst limit 100 lira olmak üzere destek verilecekti. Ancak, şimdiye kadar bu destek ödenmedi. Üretici desteğin zaten çok az olduğunu belirterek bunun en kısa zamanda ödenmesini istiyor

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.