Sürdürülebilir bir büyüme modeli inşa edeceğiz

Bu haber 30 Eylül 2020 saat 8:01 'de eklendi.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak Türkiye ekonomisinin 2021-2023 dönemini kapsayan yeni ekonomi programını açıkladı. Açıklaması sırasında salgında bir çok vatandaşın, esnafın ve işletme sahibinin yaşadığı maddi sıkıntı sürecinde verilen desteklerden gıda fiyatlarına değinen Albayrak, bulunana doğalgaz rezervi ile birlikte oluşacak uygun enerji ithalat fiyatlarının cari dengeye katkı sağlayacağı gibi enerji ile ilgili konularda da açıklama yaptı.

2019’UN SON ÇEYREĞİ İTİBARİYLE YÜZDE 6.4’LÜK BÜYÜME YAKALADIK

Albayrak, “Yüzde 25’lere kadar yükselen tüketici enflasyonunu yüzde 10- 11’lere düşürdük. 2019’un son çeyreği itibariyle yüzde 6.4’lük büyüme yakaladık. Tüm dünyada pandemi nedeniyle ekonomik faaliyet çok sert bir şekilde yavaşladı. İşsizlik büyük oranda arttı. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin para değeri değer kaybetti.” dedi.

KOVİD-19 DESTEK PAKETLERİMİZİN TOPLAM BÜYÜKLÜĞÜ 494 MİLYAR LİRA

Albayrak, “Kovid-19’la mücadelemizi 3 temel hedef üzerine inşa ettik. Birincisi iş gücü piyasasını ayakta tutmak, ikincisi hane halkına gerekli likiditeyi sağlamak, üçüncüsü temel sektörlerin faaliyetlerini sürdürmesini garanti altına alarak tedarik zincirlerini ayakta tutmak. Kovid-19 sürecinde destek paketlerimizin toplam büyüklüğü 494 milyar lirayla milli gelirimizin yüzde 10’una ulaştık. 6.2 milyon aileye 1000 TL ödeme yaptık. Emekli aylığını en az 1.500 TL’ye yükselttik. Kısa çalışma ödeneği kapsamı genişledi ve süre uzadı. 40 milyar tutarında SGK ve Bağ-Kur primini ve 29.4 milyar lira vergi ödemesini öteledik” dedi.

HİZMETLER SEKTÖRÜNÜ CANLANDIRMAK HAYATİ ÖNEMDE

 Albayrak “Kredi garanti fonunun limitini artırarak teminat sıkıntısı yaşayan işletmelerin finansmana erişimini sağladık. 267.4 milyar tutarında kredi finansman imkanı sağladık. Yaklaşık 9 milyon vatandaşımıza 47.5 milyar lira bireysel ihtiyaç desteği verdik. 787 bin esnafa 29.9 milyar lira esnaf desteği verdik. Salgın döneminde aldığımız tedbirlerle ekonomik faaliyet hızlı bir iyileşme sürecine girdi. Toparlanmanın sürükleyicilerinden biri de ihracat oldu. İhracatta yüzde 27’ye oranla ciddi bir artış kaydedildi. Toparlanmanın tüm sektörlere yayıldığını söylememiz hala mümkün değil. Toparlanma henüz istediğimiz seviyede değil. Hizmetler sektörünü canlandırmak hayati önemde” dedi.

SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR BÜYÜME MODELİ İNŞA EDECEĞİZ

Albayrak, “Bu sene Yeni Ekonomi Programı’nın temasını ‘Yeni Dengelenme, Yeni Normal ve Yeni Ekonomi’ olarak belirledik. Finansal koşullarda yeni dengelenme noktasında baktığımızda salgının olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılmasını, iç ve dış dengenin yeniden sağlanmasını, enflasyonun tek rakamlara düşürülmesini ve cari işlemler açığının kapatılmasını ifade etmekte. Bu dengelenme üzerinde sürdürülebilir bir büyüme modeli inşa edeceğiz. Dengelenme döneminde finansal tedbirler kademeli olarak kaldırılacaktır. Normalleşme adımları önümüzdeki haftalarda da devam edecek. Hem finansal istikrara ve makro ekonomik hedeflere katkı sağlayacak” dedi.

ENFLASYON VE CARİ AÇIKTAKİ KIRILGANLIKLARI ORTADAN KALDIRACAK

Albayrak, “Yeni normal: Kovid-19 salgını ile dünya genelinde sosyal ve ekonomik hayatın işleyişi önemli ölçüde değişime uğradı. Davranışlar yeniden şekilleniyor. Dijital dönüşüme hız kazandırılarak e-hizmetin hayatın her alana yaygınlaştırılması yanında yeni çalışma modellerinin oluşturulması karşımıza çıkıyor. Yeni ekonomi: Yenilikçi yüksek katma değerli, ihracata dayalı insan odaklı ve kapsayıcı bir kalkınma modeli. Enflasyon ve cari açıktaki kırılganlıkları ortadan kaldıracak. Stratejik reformları hayata geçirmeye devam edeceğiz. İlk sırada büyüme çerçevesi içerisinde Mart ayındaki daralmanın ardından üçüncü çeyrekte hızlı bir toparlanmaya girdik. Yılın geri kalanında büyüme bir miktar ivme kaybedecek olsa da yılın tamamında büyümenin pozitif olmasını ve yüzde 0.3 oranında gerçekleşmesini öngörüyoruz. Özellikle verimlilik ve rekabet gücünü artıracak, yüksek teknolojiyi ve girişimcilik ekosistemini destekleyecek politikaları hızla hayata geçireceğiz. İstihdam program dönemi boyunca istihdamın yıllık ortalama 1 milyon 336 bin kişi artmasına rağmen işsizlik oranının kademeli olarak gerileyerek, 2023 yılında yüzde 10.9 seviyesinde gerçekleşmesini öngörüyoruz” dedi. GİRDİ

FİNANSMANI VE AVANS MEKANİZMASINI UYGULAMAYA KOYACAĞIZ

Albayrak, “Fiyat istikrarının ağlanması enflasyonun kalıcı tek haneli olması önceliğimiz olmaya devam edecek. Gıda fiyatlarında istikrara katkı sağlamak için girdi finansmanı ve avans mekanizmasını uygulamaya koyacağız. Pilot uygulamayı Türk Şeker’le başlattık. Kurdaki değişimin enflasyon etkisini en aza indirgemek için yerleştirme programlarına ve TL bazlı alım kontratlara hali hazırda başladık, daha da artırarak devam edeceğiz. Cari işlemlerde kalıcı olarak denge tesis etmeyi amaçlıyoruz. Geçtiğimiz yılı cari fazla veren bir resimle başlamıştık. Turizmdeki beklenmedik daralmanın etkisiyle yılı cari açık vererek kapatacağız” dedi.

ENERJİ İTHAL EDEN DEĞİL BİR DE BAKMIŞSINIZ ENERJİ İHRAÇ EDEN ÜLKELER ARASINDA OLACAĞIZ

Albayrak, “Altın ithalatını ithalat olarak görmüyorum sermaye malı sonuçta. Altın ve turizmdeki beklenmedik daralma olmasa cari fazla vereceğimiz bir yıl olacaktı 2020. Öncelikli sektörleri destekleyecek yurt içi üretim kapasitemizi artıracak, sürdürülebilir ihracat artışı sağlayacağız. Doğalgaz keşfi kaynaklı, önümüzdeki dönemde çok daha uygun düzeylerde oluşan enerji ithalatı fiyatlarıyla, bu sürecin sonunda enerji ithal eden değil bir de bakmışsınız enerji ihraç eden ülkeler arasında olacağız, Türkiye oralara gidiyor. KOBİ’lerimizi destekleyerek küresel tedarikteki payımızı ve e-ihracatı artırmak politikalarımızın önceliği olacak. Kalkınma ve Eximbank’ta yeni dönem çok başka bir sürecin önünü açacak. Madencilik alanında katma değerli üretime yönelik yatırımlara önem vereceğiz” dedi.

BÜTÇE AÇIĞININ DÖNEM SONUNDA YÜZDE 3.5 OLMASINI BEKLİYORUZ

Albayrak, “Salgın sürecinin olumsuz etkileri ortadan kaldırmak için bütçeye yansıyan maliyetler, önümüzdeki dönemde azalarak ekonomik faaliyetlerde yaşanan iyileşmeye bağlı olarak bütçe gelirlerini artıracak. Program dönemi boyunca bütçe açığının GSYH’ye oranla gerilemesi ve dönem sonunda yüzde 3.5 olmasını bekliyoruz. Kamu harcamalarındaki artışı; üretimi, verimliliği ve belki de en önemlisi istihdamı destekleyecek belirli alanlarda yapılacak sabit sermaye yatırımlarıyla sınırlı tutacağız. Sağlık, demiryolu, sulama yatırımları, eğitim yatırımları, ar-ge yatırımları, yeni OSB yatırımları ve desteklenmesi kaynakların tamamını bu saydığımız yatırım alanlarına yoğunlaştıracağız. Süreki ve kalıcı gelir kaynaklarıyla vergi tahsilatında etkinliğin artırılmasıyla, ekonomide kayıt dışılığın azaltılmasını teşvik sisteminin verimliliğinin artırılmasını sağlayacak politikaları devreye alacağız. Enerjide yaptığımız yerlileştirme modelini sağlık alanında da DMO ile yerleştirerek müthiş bir dönüşüm hikayesini bu alanda da yaşayacağız. Tek hazine hesabının genişletilmesi gibi hedeflerimizi destekleyecek adımları atacağız” dedi.

KATILIM SİGORTACILIĞI YAYGINLAŞTIRILACAK

Albayrak, “Programla birlikte finansal piyasalarda istikrarı güvenle kalıcı hale getirmeyi hedeflediğimiz, bu kadar büyük bir küresel etkinin olduğu pandemi sürecinin de olumlu olumsuz bir çok meydan okumanın olduğu bu süreçte, Türkiye olarak geçtiğimiz iki YEP’teki güçlü kararlı duruşumuz ve meyvelerini daha da fazlasını bu pandeminin etkisiyle 3 yılın sonunda inşallah göreceğiz. Finansal istikrarın sağlanması için gerekli stratejik konular program dönemi ana odak noktalarından olacak. Zaten halihazırda başlattığımız dönüşüm sürecini 2023’e giderken çok daha güçlü ve kararlı adımlarla sağlayacağız. Tasarruflarda artışa katkı sağlayacak çalışmalara yoğun bir şekilde devam edilecek. Katılım sigortacılığı yaygınlaştırılacak. Katılım finans, katılım bankacılıkta çok büyük bir değişim sürecine şahitlik edeceğiz. TL bazlı finansal ürünlerin teşvik edilmesi, dolarizasyonun azaltılması, IFM merkezli zenginleştirilmiş kümelerinin oluşturulması diğer adımlarımız olacak ”dedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.