Sözümüzde Dururuz

Bu haber 13 Haziran 2019 saat 12:25 'de eklendi.

Orta hâlli tüccarlardan birisi, Ni’metullah Geylânî’nin giyecek ve benzeri ihtiyaçlarını temin ederdi. Ni’metullah Geylânî, birgün o tâcirin yanına giderek, ne kadar borcu biriktiğini sordu. Tâcir, elli dirhem borcu olduğunu söyledi. 
Ni’metullah Geylânî; 
– İstersen, sana o elli dirhemi vereyim, istersen o elli dirhemi benden alma, biz de buna karşılık sana, elli bin dirhem veririz,dedi. 
Tüccar; 
– Siz bilirsiniz” dedi. 
Ni’metullah Geylânî, tâcire; 
-Yalnız elli dirhemi benden almamak husûsunda gönlün râzı mı? dedi. 
Tâcir; 
-Evet, râzı, dedi. 
Ni’metullah Geylânî; 
-O zaman git, güvendiğin birisi ile bana bu elli dirhemi bağışlayıp bağışlamayacağın husûsunda istişâre et, dedi. 
O tüccar da gidip halası ile istişâre etti. Halası onu çok severdi. Halasına, Ni’metullah Geylânî’nin söylediklerini anlattı. Halası o elli dirhemi, Ni’metullah Geylânî’den almamasını tavsiye etti. Sonra tâcir, Ni’metullah Geylânî’nin yanına gelerek;
-Efendim, o elli dirhemi gönül rızâsı ile size bıraktım, dedi. 
O zaman Ni’metullah Geylânî tâcire; 
– O hâlde git biz sana vâdimizi yerine getiririz, dedi. 
Çok geçmeden, tâcir çok para kazandı. Elli bin dirhemden fazlasına sâhip oldu.

Zamane BEYFENDİSİ[email protected]

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.