RESMİ İLANLARIN DAĞITIMINDA AYRIMCILIK SÖZ KONUSU OLAMAZ

Bu haber 15 Ocak 2021 saat 8:00 'de eklendi.

Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Zahid Sobacı, kurumun faaliyetlerine ilişkin AA’nın sorularını yanıtladı ve kurumla ilgili gündeme getirilen eleştiriler hakkında değerlendirmede bulundu. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü dolayısıyla meslek örgütleri ve siyasiler farklı açıklamalar yaptı. Basın ile demokrasi ilişkisini nasıl görüyorsunuz? Basın İlan Kurumu bu alanda nasıl bir vizyona sahip? Basın emekçilerinin ve gazetecilerin bu özel gününü tekrar kutluyorum. Her sektörde olduğu gibi basın alanında da özellikle pandemi şartlarının olumsuz etkileri gözlendi. Bu zorlu şartlar altında mücadele eden, görevini hakkıyla yapmaya çalışan ve emek veren tüm gazetecileri tebrik ediyorum. Değerli basın çalışanlarıyla omuz omuza 60 yılı tamamlamış olmaktan mutluluk duyuyoruz. Basın toplumun haber alma ve bilgi edinme hakkı çerçevesinde, kamuyu ilgilendiren her türlü konuyu kamuoyuna duyurma gibi çok kıymetli bir görevi ifa ediyor. Tabii basın organlarının bu görevi yürütürken toplumun tahrif edilmemiş haber alma hakkını da gözetmesi ve sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerekiyor. Ancak bu perspektifle basın organları Türkiye’deki demokrasi pratiğine katkı sunabilir. Özellikle hakikat-ötesi olarak nitelendirilen ve gerçekliğin yerinden edilerek inşa edilmiş algıların ve yalanların onun yerine yerleştirildiği içinde bulunduğumuz dönemde, bu sorumluluğun önemi katlanarak artıyor açıkçası. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde, İletişim Başkanlığı çatısı altında basının sorunlarıyla yakından ilgilenen entegre bir yapı oluştu aslında. Bu entegre yapının başında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun var. Basın İlan Kurumu bu yapının bir parçası olarak, basın sektörünün demokrasiler için önemini gayet iyi biliyor. Basın İlan Kurumu, çizilen ortak vizyon doğrultusunda, katılımcı ve paydaş odaklı bir anlayışla basın sektörünün sorunlarına kalıcı çözümler üretme sürecine katkı vermek için yoğun bir çaba harcıyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve kendisinin ortaya koyduğu yeni hükümet sisteminde her kurumun daha demokratik ve daha etkin çalışması gerekliliğine uygun olarak çalışmalarımızı yürütüyoruz. Türkiye’de güçlü bir medya alanının oluşmasına katkı sunmayı arzuluyoruz.

BASINA DESTEĞİMİZ 2020 YILI SONUNDA 451 MİLYON LİRAYI BULDU

Basın İlan Kurumu son zamanlarda çokça tartışılıyor. Basın İlan Kurumunun görevleri ve yetkileri neler? Basına ne gibi katkılar sağlıyor? Basın İlan Kurumu, basın sektörünün köklü kurumlarından biri. 1961’den itibaren fikir ve içerik farkı gözetmeksizin resmi ilanların ve reklamların dağıtımına aracılık ediyor. Resmi ilan ve reklamların yayımlanmasıyla basına sağlanan kamu desteği, 2002’de 53,5 milyon lirayken 2020 sonu itibarıyla 451 milyon lirayı buldu. Bu destek, özellikle yerel medyanın hayatını sürdürmesi, yani yerel demokrasi açısından çok büyük öneme sahip. Aynı zamanda, basın dernek ve sendikalarına en çok 5 yıl vadeyle kredi vermek, basın mensuplarına vadesi 2 yılı geçmemek üzere borç para vermek, yardıma muhtaç olanlara ve ölenlerin ailelerine yardım etmek gibi yollarla basın sektörünü destekliyoruz. Basın İlan Kurumu olarak, 2020’de çok farklı gazetelerde çalışan 2 bin 639 basın mensubuna 15 milyon liradan fazla borç verdik. Yine 2020’de 82 gazeteci derneğine, üye sayılarına göre pay edilmek üzere toplam 350 bin lira yardım yaptık. 4 gazeteye toplam 950 bin lira tutarında kredi verdik. Ayrıca Lozan Barış Antlaşması kapsamında ülkemizde azınlık statüsündeki cemaatlerin çıkardığı gazetelere de maddi desteğimizi sürdürüyoruz.Basın İlan Kurumu pandemi döneminde, basının mağdur olmaması ve pandemiden en az düzeyde etkilenmesi için dönüşümlü yayın yapılabilmesi, fiili satış adedi şartlarının uygulanmaması, gazeteler için mahsup uygulamalarının ertelenmesi, borç para alan gazetecilerin borç tahsil sürelerinin ertelenmesi gibi birçok destek kararı aldı. Ayrıca Basın İlan Kurumu sektörün yapısal sorunlarını çözmek ve yazılı basının dijital dönüşümüne katkı sağlamak amacıyla çeşitli paydaşlarla iş birliğine giderek projeler yürütüyor. Bu projelerde, AB fonlarından yararlanıyor. İnternet gazeteciliği, dijital dönüşüm, siber güvenlik ve sektördeki insan kaynağının ve gazetecilik faaliyetlerinin niteliğini artırmaya yönelik mesleki eğitimlere odaklanan bu projeler, sektörde gözle görülür iyileşmelere yol açtı.

BASIN İLAN KURUMU BASKI VE TALİMATLA HAREKET ETMEZ

Son zamanlarda Basın İlan Kurumuna yönelik artan eleştiriler Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un baskısı altında olduğu yönünde. Buna ne diyeceksiniz? Basın İlan Kurumu, tüm faaliyetlerini Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanun, ilgili yönetmelikler ve Genel Kurul Kararları doğrultusunda yürütmektedir. Bunun dışında baskı ya da talimatla hareket etmez. Sayın Fahrettin Altun ile ilgili konu, Cumhuriyet gazetesinin Basın Ahlak Esasları’nı ihlal eden haberleri dolayısıyla önümüze geldi.Sayın Altun’un evinin fotoğraflanıp, açık adresini sokağına kadar ifşa edilmesine ilişkin bu meselede de söz konusu mevzuat çerçevesinde hareket edildi. Hukukun en temel ilkelerinden olan özel hayatın mahremiyetinin ihlali ve devlet koruması altındaki üst düzey bir yöneticinin güvenliğinin tehlikeye atılması gerekçesiyle müeyyide uyguluyoruz, kıyameti koparıyorlar. Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu üyelerinin daha önceki görevleri ve kurumları üzerinden onları zan altında bırakan açıklamalar yapıyorlar. Cezanın dayanaklarından bahsetmeden meseleyi siyasete taşıyorlar. Bunların sayısız örneğini vermek mümkün. Kaldı ki verdiğimiz müeyyide kararlarına karşı yargı yolu açık. Zaten verdiğimiz birçok kararı yargıya taşıdılar. Davaların çoğunda haksız bulundular.

 RESMİ İLAN DAĞITIMINDA AYRIMCILIK SÖZ KONUSU OLAMAZ

Basın İlan Kurumu resmi ilanları nasıl dağıtıyor, sistem nasıl işliyor? Bazı medya kuruluşlarına ayrımcılık uygulandığı eleştirileri de yapılıyor. Ayrımcılık yapmamız teknik olarak da mevzuat olarak da mümkün değil. Çünkü gazetelerin alacakları ilan tutarları, belli bir formülasyon içerisinde belirleniyor. Bununla oynama şansınız yok. Fiili satış adetleri, personel kadroları, yüzölçümleri, birden fazla yerde basılma gibi teknik, somut ve ölçülebilir kriterlere bakılıyor. Bu kriterler açısından gazeteler farklılık gösterdiğinden yayımladıkları ilan tutarları değişkenlik gösterebiliyor. Tüm resmi ilanlar gazetelere istihkaklarına göre elektronik sistem aracılığıyla dağıtılıyor. Sürecin tamamen şeffaf bir şekilde ve dijital ortamda gerçekleştirildiğinin de altını çizmek istiyorum. İlanların ilan sahiplerinden alınmasından gazetelere yayımlanmak üzere dağıtımı ve gazetelerin bu ilanları sayfalarına aktarmalarına kadar olan bütün işlemler elektronik ortamda İLANBİS üzerinden otomatik şekilde gerçekleşiyor. Bu sürece elle müdahale mümkün değil.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ KAVRAMI, TÜRLÜ YALANLARLA ÜLKEMİZ ALEYHİNE ALGI İÇİN KULLANILIYOR

Aslında tüm bu konuştuklarımız üzerinden Türkiye’de basın özgürlüğü olmadığı iddia ediliyor. Buna ilişkin değerlendirmeniz ne olur? Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğü uluslararası standartlara uygun şekilde tanınmış ve bu özgürlükler hukukun üstünlüğü uyarınca güvence altına alınmıştır. Bununla birlikte, ifade ve basın özgürlüğü mutlak ve sınırsız değildir. Türkiye’nin de tarafı olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 10. maddesinde ve Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde basın özgürlüğünün sınırlandırılma şartları belirlenmiştir. Bu özgürlükler milli güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, nefret söyleminin ve suça teşvikin engellenmesi, devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının korunması amaçlarıyla sınırlanabilir. Yüzlerce gazetecinin, gazetecilik nedeniyle hapiste olduğu, sansür uygulandığı gibi yalanlara ve ülkemizi en son sıralarda gösteren ve sorgusuz sualsiz kabul edilen uluslararası basın özgürlüğü indekslerine dayalı olarak Türkiye’de basın özgürlüğünün olmadığına dair aleyhe bir algı inşa edilmek isteniyor. Bu algı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan birtakım yakışıksız yaftalamalar ve cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini yıpratmayı amaçlayan söylemlerle birleştirilerek, gündelik siyasetin bir parçası haline getiriliyor. Eski Türkiye özlemi içerisinde olanlar, basın özgürlüğüne dair türlü yalanlarla inşa edilmiş bu algıyı kendilerine hareket alanı oluşturmak için kullanıyorlar” dedi. Haber/BERKANT ERGİN

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.