RAMAZAN BAYKUŞ: ÇİFTÇİYE PARA VEREN DEĞİL PARA KAZANDIRAN BİR SİSTEM OLMALI!

Bu haber 26 Temmuz 2021 saat 8:00 'de eklendi.

Her geçen gün köyden kente göç artarken bu göç nedeniyle üretim noktasında da sorunlara neden oluyor. Çiftçilerin girdi maliyetleri her geçen gün artmaya devam ederken düşük verimde çiftçinin para kazanmasını zorlaştırıyor. Toprak Analiz Laboratuvarlar Derneği Başkanı ve Altınbaşak Toprak Analiz Laboratuvarı sahibi Ramazan Baykuş, çiftçinin yaşadığı sorunlar ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Çiftçilik mesleğini severek sürdürenlerin sayısının azaldığını vurguladı. Baykuş fırsatı olan vatandaşların kente göç ettiğini ifade ederek, “Çiftçi profili değişmeli. Tarımsal üretimi gerçekleştiren üretici, çiftçi profilinde 1980 yılından bu yana çok önemli değişiklikler oldu. Aklınızdaki üreten çiftçi profili artık yok. Her şeyden önce, çiftçilik mesleğini severek sürdürenlerin sayısı azaldı. Fırsatını bulan kente göç ediyor. Oğlunu, kızını devlet dairesine veya özel sektörde bir işe yerleştiren çiftçi, oğlum veya kızım hayatını kurtardı diyor. Yani çiftçilik kurtulmak gereken bir iş olarak görülüyor.” dedi.

GELENEKSEL ÇİFTÇİLİK BÜYÜK ÖLÇÜDE TASFİYE OLDU

Çiftçinin belini büken girdi maliyetleri konusuna değinerek çiftçinin para kazanmadığını zarar ettiğini vurgulayan Baykuş, “Her şeye rağmen üretim yapmak isteyen çiftçi yüksek girdi maliyetleri nedeniyle üretim yapmakta zorlanıyor. Çiftçi, ürettiği ürünün maliyeti ile fiyatı karşılaştırdığında çoğu zaman para kazanamadığı için zarar ediyor ve zarar ettiği için mutsuz. İlk fırsatta tarımdan çıkmaya,üretimden kaçmaya çalışıyor. Geleneksel çiftçilik büyük ölçüde tasfiye oldu. Bugün bir çok köyde gençler bir yana, orta yaş grubundan bile kimse kalmadı. Kırsalda kalanlar ya emeklilik sonrası köye dönenler veya çaresizlikten köyde kalan yaşlı nüfus. Emekli ve yaşlı nüfus verimli üretim yapamıyor.” dedi.

ÇİFTÇİ ÜRETİM YAPMALARI DEĞİL, ÜRETMEMELERİ TEŞVİK EDİLİYOR

Kırsalda yaşayan vatandaşların çiftçilerin üretim yapmaya değil üretmemeye teşvik edildiklerini belirten Baykuş artık köylerde de pazarlar kurulduğunu köyde yaşayan vatandaşlarında pazardan alışveriş yaptığını ifade ederek, “Bir bölümünün iyi kötü bir emeklilik geliri var. Geliri olmayanlara devlet sosyal yardım veriyor. Dolayısıyla üretim yapmaları değil, üretmemeleri teşvik ediliyor. Bu kesim üretimden koparken bir yandan da tüketici konumunda. Artık köylerde bile pazar kuruluyor. Köyde yaşayanlar, şehirden köye dönenler gidip pazardan alış veriş yapıyor. Yani üretim yapmasını beklediğimiz kırsaldaki insanlar da biz kentliler gibi pazardan meyve-sebze alıyor. Bu, kırsaldaki nüfusun önemli bir bölümünü oluşturuyor. Köyde yaşlanan veya emeklilik sonrası yaşamını sürdürenler aynı zamanda oradaki toprağın sahibi. Yani, verimli topraklar üretim yapamaz durumdaki köylülerin elinde. Genellikle tutucu olan bu kesim toprağını boş bırakıyor. Üretim yapmasa da kiralama veya satma yoluna gitmiyor.” dedi.

ÇÖZÜM NOKTASINDA NELER YAPILMALI?

Kırsalda ki düzenin kısa vadede çözülmesinin mümkün olmadığını dile getiren Baykuş, çözüm noktasında neler yapılacağı ile ilgili değerlendirmelerde bulunarak, “Kırsaldaki değişimi çok kısa vadede düzeltmek mümkün olmayabilir. Ancak, yeni dönemde üretim odaklı yeni politikalarla gıda fiyatlarındaki artış önlenebilir. Bunun için öncelikle yüksek girdi maliyetlerini düşürecek, çiftçinin para kazanabileceği üretim politikasının benimsenmesi ve bunun kamuoyuna açıklanması gerekir. İthalat bağımlılığını azaltacak ve zamanla sonlandıracak önlemlerin alınması şart. Destekleme politikasının üretim planlamasını sağlayacak şekilde yeniden düzenlenerek uygulanması sağlanmalı.” dedi.

KIRSALDA YAŞANAN DEĞİŞİM GIDA FİYATLARININ ARTIŞINDAKİ EN ÖNEMLİ NEDEN

Üretimden tüketime iki tarafı da destekleyecek bir sistem olması gerektiğini vurgulayan Baykuş, “Yerel yönetimlerin tarımla bağı kurularak üretimden tüketime kadar olan zincirde hem üreticiyi destekleyen hem de tüketiciyi koruyan modeller benimsenmeli.Kısacası tohumdan başlanarak son tüketiciye kadar olan tarım ve gıda zincirinin her halkasında sorunların tespiti, çözüm önerileri ve bunun için zorunlu olan yapısal reformların yapılması gerekiyor. Özetle, kırsalda yaşanan değişim gıda fiyatlarının artışındaki en önemli neden. İşin kaynağına inmeden, sorunları doğru tespit etmeden çözüm bulmak mümkün değil. İthalatla fiyatların düşmeyeceği gerçeği görülmezse her ay gıda fiyatlarındaki artışı tartışmaya devam ederiz.”

TARIMSAL ÜRETİM YAPANlar İÇİN GİRDİ MALİYETLERİ ÇOK YÜKSEK

Baykuş, “Geleneksel üretim yapan küçük aile işletmelerinin de, geniş alanlarda üretim yapan girişimcilerin de ortak sorunları var. Yüksek girdi maliyetleri, tarımsal üretimde plansızlık, tarım politikalarındaki tutarsızlık ve ithalat baskısı en başta gelen sorunlar. Tarımsal üretim yapan herkes için girdi maliyetleri çok yüksek. Bitkisel üretimde temel girdilerden mazot, gübre, tohum, zirai ilaçta Türkiye dışa bağımlı. Bunlar büyük oranda ithalatla karşılanıyor. Dövizdeki artışa bağlı olarak fiyatı sürekli artıyor. Ayrıca bu girdiler üzerindeki yüksek vergiler nedeniyle çiftçi, dünyanın en pahalı girdi fiyatları ile üretim yapmak zorunda kalıyor. Birçok olumsuzluğa rağmen üretimi sürdürenlerin ise, girdi maliyetlerinin yanı sıra, işçilik, pazarlama ve fiyat başta olmak üzere pek çok sorunla karşı karşıya kalıyor. Uygulanan tarım politikaları ve dış ticaret politikaları üretimi desteklemekten çok ithalatı destekleyici olması üretenlerin aleyhine bir yapının oluşmasına neden oluyor. Bu sebepten dolayı Çiftçiye Para veren değil? Para kazandıran bir sistem olunmalı.” dedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.