POLATLI’NIN İLK KADIN YAZARI “GÖKÇE NAS OĞUZLAR”

Bu haber 04 Ağustos 2021 saat 8:00 'de eklendi.

Gökçe Nas Oğuzlar için yazmak bir tutku. Yazmak sizin için nedir sorusuna “Yazmak beni ben yapan şeydir” cevabını veriyor. Yazmayı bir sorumluluk olarak gören Oğuzlar, eserlerinde toplumun kanayan yaralarına parmak basıyor. Ayrıca fantastik türde de eserler kaleme alan Oğuzlar, okuyucularına son dönemlerde fantastik bir roman çalışması yaptığının müjdesini de verdi.

YAZMAK BANA KÜÇÜK BİR DÜNYA’DA KOCAMAN BİR ALAN OLUŞTURDU

Polatlı’nın ilk kadın yazarı olan Gökçe Nas Oğuzlar 1993 yılında Ankara’da doğdu. Eğitimini lise bitene kadar Polatlı’da tamamlayan Oğuzlar, üniversite eğitimi için İzmir’e gitti. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde eğitim gören Oğuzlar, üniversitenin son sınıfında 9 Eylül Üniversitesi’nde formasyon eğitimi aldı. 7-8 yaşlarında kaleme aldığı günlüklerinin yazarlık sürecini olumlu yönde beslediğini belirten Oğuzlar; “Yazarlığımda en büyük etken annem oldu. Daha 7-8 yaşlarımda annemin yönlendirmesiyle günlük yazmaya başladım. Kendime küçük bir dünyada kocaman bir alan oluşturdum. Günlük yazarak başladığım bu yolu lise dönemimde yazdığım denemeler takip etti. Annemin, abimin, ailemin bana olan destekleri, inancı benim için çok önemli oldu.” dedi.

İLK BASILAN ROMANI “CANAN”

Yazarlığa 2017 yılında başlayan Oğuzlar, 2017 yılında “Canan” adlı romanını çıkardı. Oğuzlar; “Canan ilk yazdığım romanım değil ama ilk basılan romanım. 23 yaşındaki bir genç kızın hayat hikayesini anlatan, zorluklar karşısında hayata nasıl baktığını, aile bağlarının önemini anlatan bir roman. Aşkta ne kadar fedakar olunabilir sorusuna cevap ararken kaleme aldığım bir roman.” dedi. 2018 yılında fantastik türünde dünya masallarını anlatan “Hiç Bitmeyen Masallar” serisini kaleme alan Oğuzlar; “Küçükken okuduğum masalların sonunu düşünüp gerçekten bu kadar mı? Böyle mi bitiyor? Diye düşündüm. Masalların sonları acaba daha ne kadar ileri gidebilir diye kendi kendime sordum. Gerçekten evlendikten sonra mutlu sonlar yaşadılar mı sorusuna cevap ararken kaleme aldığım bir romandı.” dedi.  Kitap yazarlığının yanında senaristlikte yaptığını belirten Oğuzlar; “2019 yılında “Sesimi Duyuramadım” adlı bir projem oldu. Tiyatro sahnesinde sergilendi. Kadına şiddet ve uyuşturucunun zararlarını anlatan toplumsal mesaj veren bir eserdi.” dedi. Ayrıca Oğuzlar, ilerleyen süreçte yazdığı bir eserini sinema sahnesinde seyirciyle buluşturmakta istiyor.

KADININ GÜÇLÜ OLMASINI İSTİYORUM

Toplumun kanayan yaralarını kaleme aldığını belirten Oğuzlar; “Kadının mücadelesi, kadına şiddet, çocuk istismarı gibi toplumun kanayan yaralarını ele alıyorum. Var olan bir gerçeği duyurmak istiyorum. Güçlü kadın karakterleri ele alıyorum. Ben bir kadının güçlü olmasını çok istiyorum. Reşat Nuri Güntekin, Cengiz Aytmatov, Antoine de Saint-Exupéry, Halide Edip Adıvar sevdiğim yazarlar. Yabancı ve Türk yazarları takip ediyorum. Halide Edip Adıvar’ın güçlü kadın karakterleri kaleme almasından dolayı yeri bende ayrıdır.” dedi.

ESERLERİM SONUNU KENDİ ŞEKİLLENDİRİYOR

Yazmaya başlamadan günlerce, sayfalarca notlar alarak çalışmaya başladığını belirten Oğuzlar, eserlerinin nasıl biteceğini kendisinin de bilmediğini aktardı. Oğuzlar; “Yazmaya başlamadan önce sayfalarca notlar alırım. Sonunu düşünerek yazmaya başlamam. Eserlerimin nasıl biteceğini bende bilmiyorum. O kendi kendini şekillendiriyor. Sanki benimle konuşuyormuş gibi… Bazen sonlarına ben de şaşırıyorum. Ters köşe yapmayı seviyorum. İçime sinmeyen bir şeyi kaleme almam.” dedi.

BAŞARI TAVİZ VERMEDEN GELMİYOR

Yazmanın tutku olduğunu, kendisi için öncelik olduğunu ve daha yolun başında olduğunu belirten Oğuzlar; “Yazmak benim için şuan tutkudan fazlası. Bana çok yol katettin diyorlar. Hayatım boyunca öğrenmeye meraklı olduğum için daha yolun başındayım diyorum. Sorumluluklarım var. Bence sanatçı gerçekleri gören, irdeleyen, topluma ayna olan kişidir. Beni ben yapan şey yazmak. Eskiden herkes yazabilir düşüncesine sahiptim ama işin eğitimini alınca herkesin yazar olmayacağını anladım. Kalemin ucu çok keskindir. Sen duygularını kontrol edemezsen o bir şekilde yanlış anlaşılır. Bolca araştırmak, meraklı olmak lazım, eleştiriye açık olmak lazım. Yazmak bir sorumluluk. Yazma süreci de izole bir süreç. Yazmak benim önceliğim. Başarı taviz vermeden gelmiyor.” dedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.