ÖZTÜRK, YEREL BASIN İLE BİR ARAYA GELDİ

Bu haber 10 Ocak 2022 saat 11:03 'de eklendi.

İYİ Parti Ankara İl Başkanı Yetkin Öztürk, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle Polatlı’da yerel basın mensuplarıyla toplantıda bir araya geldi. Basın mensuplarının gününü kutlayan Yetkin Öztürk, “Sizlerle meslektaş olmak bu şekilde anılmak Polatlı Gazeteciler Derneği’ne üye olmak benim için onurların en büyüğü. Uzunca yıl sizlerle beraber birlikte çalıştık, sizlerle beraberdik. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günümüzden dolayı sizlerle bira aradayız. Bir dost buluşması olsun istedik.  Ocak Çalışan Gazeteciler gününüzü kutluyorum. Sorunlarınızı biliyorum. İçinizden gelen biriyim, ne kadar ne derecede sıkıntılar yaşadığınızı, özgürce köşe bile yazamadığınızı biliyorum. En büyük acı bence o. Güneşli günlere çok az kaldı.” dedi.

ÜLKE CUMHURİYET TARİHİNDEN BERİ DARBE VE İHTİLAL GÜNLERİ HARİÇ EN SIKINTILI GÜNLERİNİ YAŞIYOR

İYİ Parti Ankara İl Başkanı Yetkin Öztürk toplantıda ülke gündemini, parti çalışmalarını ve Ankara Büyükşehir Belediyesi faaliyetlerini değerlendirdi. Öztürk açıklamalarında şu ifadelere yer verdi; “Ülke yoğun bir süreç geçiriyor. Cumhuriyet tarihinden beri darbe ve ihtilal günleri hariç en sıkıntılı günlerini yaşıyor. Şu an Polatlı’dayız, köylerimizi geziyoruz. Ne yazık ki gübre 15 TL, mazot 15 TL olmak üzere. Bundan 1 yıl önce beceriksiz, liyakatsiz nur topu gibi bir Tarım Bakanımızın olduğunu ifade etmiştim. Bu beceriksizlik hala artarak devam ediyor. O gün ifade etmiştim eğer önlem alınmazsa bu ülkede buğday sıkıntısı yaşanacak, ekmek kuyrukları olacak, kıtlığın eşiğine gelinecek diye ifade ettiğimde kendi partilerinmin yöneticileri bizimle dalga geçmişti. Geldiğimiz noktada Türkiye Cumhuriyeti devleti tekrar kuyruklarla tanıştı. Hayaldi gerçek oldu, yaparsa AK Parti yapardı, yaptı. Kendi kendimize yetebilecek 7 ülkeden biri olmamıza rağmen buğdayı, eti, samanı,  şekeri, pirinci, nohutu ithal eder hale geldik. Hala bu tedbir alınmamaya devam ediyor. kendi çiftçisini hak ettiği şekilde desteklemiyor. Çok sembolik destekler var. Şu anki destekler 57. Hükümet döneminde yapılan destekten bu güne artış oranı 3-4 katı bile değil.”

DOĞDUĞUM, DOYDUĞUM ŞEHRE 4 YILDIR SU GELMİYOR

“Ülkenin şu an 460 milyar bütçe açığı var ama 5 müteahhide verilen ihale 217 milyar. Bu tarihte yaşanmadı. Mumla arar hale geldik geçmiş hükümetleri. Eskiden Bakanlar gelirdi, gazeteci arkadaşlarımız onlara mikrofon uzatırlardı. Sorarlardı, karşılıklı cevap alırlardı. Ama şu anda Eskişehir bölgesinde DSİ’nin 3 bölge müdürü, eski bakanın yakını olduğu söylenen 1 bürokrat yaklaşık 4 yıldır Polatlı’ya su vermiyor. Kendisi 20 bin dönüm arazi sulatmak için Polatlı’nın 200 bin dönüm arazisini kurutuyor. Buradan Kıranharmanı Muhtarı Mehmet ağabeyimizin aracılığıyla 20 muhtarımız 2 defa kendilerini ziyarete gitti. Ne yazık ki 2. Gidişlerinde odalarından kovulmuştur. Bu Polatlı’nın sahipsizliğini gösterir. Bu su oradaki bölge müdürünün babasının malı değildir, su kanunu açıktır. Ben burada olduğum sürece Polatlı’ya su yok demiştir. Mevlüt Karakaya ve Fatih Şahin’e konunu iletildiği bana iletildi. Ama bürokrasiyi aşamadıkları için benim doğduğum, doyduğum şehre 4 yıldır su gelmiyor. Anadolu’nun her yerinde durum böyle.”

ANADOLU’NUN HER YERİNDE SOS’LER VERİLİYOR

“Anadolu’nun her yerinde SOS’ler veriliyor. Hayvancılık bitti ülkemizde. Görüştüğüm birçok hayvan üreticisi sektörden çekileceğini ifade ediyor. çünkü yem 3-4 katı arttı. Girdi maliyetlerinin bu kadar yüksek olduğu hiçbir dönem yaşanmamıştır. Geçen yıl gübrenin bir kilosu 3 liraydı şu anda 15 lira. Bende bir çiftçiyim. Hadi gelsinler bir eksinler, denesinler. Onlar kendi traktörlerinin deposunu nasıl doldurulacak görsünler. 1 varil mazot şu anda 3 bin lirayı geçti. Çiftçi eskiden varille mazot alırdı. Bizim çocukluğumuzda tankerle alırdı. Şu anda küçük damacanalara ya da bidonlara düştü. O da kalkacak çiftçi şehirden ya da en yakın benzin istasyonundan deposuna 100-200 liralık yakıt alıp hayatını idame ettirmeye çalışacak. Çiftçimize sesleniyorum, biz artık düşüncelerimizi özgürce ifade etmek zorundayız. Bu çok zor değil.”

BU ÜLKE SADECE SİYASETÇİNİN DEĞİLDİR

“Biz partimizi kurduğumuzda birçok tehditle karşılaştık.  O dönem Nazım Hikmet Kültür Merkezine gideceğimiz akşam bir siyasi partinin lideri istihbarat ve emniyet müdürlüğüne sesleniyorum FETÖ’cü aramayın tüm FETÖ’cüler Nazım Hikmet Kültür Merkezinde Yenimahalle’de olacak ve Silivri boş diye ifade etmiştir. O dönemden bugünlere gelen siyasi partinin kurcusuyum ben. Bundan da şeref duyuyorum. Ama herkesin artık kıyama durması gerekiyor. Bunu sadece İYİ Parti’den veya muhalefetten beklenmesi doğru değil. Eğer gelecek için, çocuklarımız için bir şeyler yapılacaksa buna hep birlikte kıyama durmak gerekiyor. Bizi kurtarın demek bir siyasetçiye verilen en güzel kredilerden biridir. Ama bu ülke sadece siyasetçinin değildir. Herkes özellikle diktaya doğru giden tek adam rejiminin değişmesi için taşın altına elini koyması gerekiyor. Kapıyı kapattıklarında AK Parti’nin kendi yöneticileri bile mevcut durumdan rahatsızlar. Milletvekilleri Bakanlara ulaşamıyor. Bakanlar çözüm üretemiyor. Ülkedeki en ufak bir olay için bile Cumhurbaşkanından onay almak gerekiyor. Cumhurbaşkanından onay alınmadan hiçbir iş yapılmadığı bilgisi geliyor. Bundan en muzdarip olan da bürokrasi işlemiyor.”

DEMOKRASİ NEFES ALMAK KADAR ÖNEMLİDİR

“10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla da artık herkesin özgürce düşüncelerini ifade etmesi gerekiyor. Gazeteci özgür olmazsa, kalemi özgür olmazsa demokrasi olmaz. Demokrasi olmazsa insanlar hayatlarını sürdüremez. Nefes almak kadar önemlidir demokrasi. Bunun en önemlisi de özgür kalemdir. Hiçbir dönemde kaleme bu kadar zincir burulmamıştır. Artık biz İYİ Parti, millet ittifakının iktidarında bu kalemlerdeki zincirlerin kırılıp herkesin siyasetçiyi de gerekirse kalemiyle doğru hizaya getirmesini istiyoruz. Artık soruların önceden verildiği, soruların kimin soracağına, kaçıncı sıradan soracağına dair dönemlerin bitmesini istiyoruz.”

ANKARA HAK ETTİĞİ HİZMETİ ÇEYREK ASIR SONRA ALMAYA BAŞLADI

“Ankaralı hak ettiği hizmeti ne yazık ki bugüne kadar alamadı. Bir Ankaralı olarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş olmak üzere bölgede çalışan tüm ekiplere, daire başkanlarına, şube müdürlerine ve vefakâr işçi arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Ankara hak ettiği hizmeti çeyrek asır sonra almaya başladı. Geçmiş dönemde sadece birkaç caddeye kaldırım taşı yapıldı. Melih Gökçek’i bu konuda her zaman tebrik ediyorum. Polatlı Cumhuriyet Meydanında da seçim sonrası listeleri elime alacağım en çok oy hangi köyden geldiyse oradan çalışmalara başlayacağım demişti. Gerçekten sözünde durdu. Birinci çıktığı bütün köylere bu çalışmaları yaptı ama oy çıkmayan köyleri de cezalandırdı. Mansur yavaş döneminde Mansur Yavaş belediyeciliği diye yeni bir anlayış ortaya çıktı. Kimse Ankaralıya lütufta bulunmuyor. Bu Ankaralının hak ettiği hizmettir.”

MANSUR YAVAŞ HİÇBİR ŞEY YAPMADIYSA ANKARA’DA RÜŞVETİ KESTİ

“46 kişilik ekiple Ankara’yı karış karış gezdik. 700’den fazla köyü ziyaret ettik. Haziran ayında bunları raporlayıp önemli kısımlarını grup toplantımızda meclis üyelerimizle derleyip 4 arkadaşımızı görevlendirdik. Onlardan biri de Ankara Büyükşehir Belediye Meclis Üyemiz Adnan Sezgin’dir. Teşekkür ediyorum köyleri gezip takip ettiği için. Cumhuriyet tarihinden bugüne kadar başkentin 950 köyünden 20’sinde musluktan hiç su akmamış. Köyün çeşmesinden idare ettiriyorsunuz hayatınızı. Burası başkent. Fuar alanı olmayan tek başkent, konaklamasında turizm anlamında bir gece yetecek kadar oteli dahi olmayan tek başkent. Bunları Ankara’ya mevcut enkazı bırakan AK Parti Belediye Başkanı, AK Parti kadroları, Melih Gökçek ve ekibi yapmış. Siz gezmezseniz, köşklerinizden çıkmazsanız o köyde su akıp akmadığını bilemezsiniz. Mansur Yavaş’a teşekkür ediyorum hemen o köylerde ASKİ Genel Müdürümüzle görüşme yaptı, talimatları verdi ve Eylül ayında 16 köyümüzün musluklarında su akmaya başladı. Bu İYİ Parti’nin saha çalışmasının sonucudur. Bunun gibi birçok eksiği giderdik. Şu anda ilçelerimizi geziyoruz büyük ihtimalle şubat ayında da Polatlı’ya geleceğiz. O gezilere ben katılmıyorum ama kendi ilçem olduğu için Polatlı’ya katılacağım. Tüm muhtarlarımızı davet ediyoruz. İlgili bürokrat arkadaşlarımız oluyor, sorunlar tek tek dinleniyor. Bazı köylerimiz altyapılarının olmadığını ifade ettiklerinde biz bunu rapor ettiğimizde belediye meclis üyelerimizden başkanım bahsettiğiniz köyün geçmiş dönemde kanalizasyonunun yapıldığı görünüyor yanıtını aldık. Köyün kağıt üzerinde kanalizasyon ihalesi yapılmış, yapıldı görünmüş. İhaleyi alana da açıktan parası ödenmiş. Köyün altyapısı yapıldı görünüyor. Bunu gibi birçok köy çıktı, muhtarlar bile şok oldu. Bunlar tüyü bitmemiş yetimin hakkıdır, boğazlarında durur, fazlasıyla da çıkar. Çıkmaya da başladı. Mansur Yavaş belediyeciliğinde hiçbir çocuk yatağına aç girmeyecek, tüyü bitmeyen yetimin hakkı yedirilmeyecek. Devamlı bu hassasiyetle gidiyor. Bir diğer önemli konu da hiç kimse diyemez ki ben Ankara Büyükşehir Belediyesinde adam kayırarak rüşvetle iş yaptım. Mansur Yavaş hiçbir şey yapmadıysa Ankara’da rüşveti kesti.”

SİYASET İKİ BELEDİYENİN DEĞİŞMESİNDEN SONRA YENİDEN ŞEKİLLENMEYE BAŞLADI

“Bunlar ölümsüz, AK Parti iktidarı gitmez, sandığa gitmeye gerek yok, bunlar bu belediyeleri bırakmaz gibi sandığa ön yargıyla gidiyordu vatandaş. Ama 11 büyükşehir el değiştirdi ve en önemlisi Ankara ve İstanbul’un hortumları kesildi. Şu anda ne yaptıklarını kendileri de bilmiyor. Türk siyasi tarihi özellikle bu iki belediyenin değişmesinden sonra yeniden şekillenmeye başladı. İnsanlar inandı ki bunlarda kaybedermiş, bunlarda ölümlüymüş, bunlarında hataları varmış. Biz yüzde 99’u Müslüman bir ülkede yaşıyoruz ama 2022 yılında 20 yıl önce geldiklerinde insanlar alnı secdeye değiyor bunların alnı secdeye değen insandan zarar gelmez deniyordu. AK Parti dini suiistimal ederek ne yazık ki insanların dine karşı bakış açılarını değiştirdiler.”

YEREL BASIN TÜTSÜLENEREK BİTİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR

“Mevcut iktidarda Bülent Arınç döneminde başladı ve tütsülenerek devam etti. Tütsülemek deriz ya bir insan bir ortama geldiğinde azar azar verilir. Şu anda tütsü veriliyor yerel basına. Bu sorgulamasın, okumasın, yazmasın ve bunu yaptığında insanların eyleme yönelik bir hareketi olmasın diye yapılıyor. Aslında ana akım medyadan daha önemlisi yerel basındır. 951 ilçede 81 vilayette dinamikleri çok güçlüdür. Mevcut iktidar bunu çok iyi biliyor. Bu Türkiye’nin bütün vilayetlerinde yapıldı. Basın İlan Kurumu bu miktarı azaltarak alanı bir anda kapatırsa bir ayağa duruş ortaya çıkacaktı, insanlar haykıracaktı böyle bir şey yapamazsın diye. Tütsüleyerek yapıyor bunu şu anda. Anadolu’nun birçok bölgesinde bu alanı bıraktı ve başka alanlarda çalışıyor. İktidar bunu bile isteye yaptı. Genel Başkanımızda yerel basının önemini defalarca konuştuk. Bunu bizzat takipçisi ben olacağım. Yerel basın yeniden filizlenerek buradaki arkadaşlarımızın düşüncelerini özgürce ifade etmeleri için çalışacağım.”

PARTİMİZ NE GÖREV VERİRSE DE LAYIKIYLA YERİNE GETİRİRİZ

Milletvekilliği ile ilgili soruyu yanıtlayan Öztürk, “Siyasetin içerisinde herkesin gönlünden geçen bir şey vardı ama burada parti organlarımız biz bu partiyi kurarken hiçbir arkadaşımız ben belediye başkanı olayım, meclis üyesi olayım, il başkanı olayım, milletvekili olayım diye yola çıkmadı. Ben bu partiyi kurduğumda Cumhuriyet Meydanında yer yoktu. Çatı Cafe’de bu partiyi kurduğumuzda masa etrafında toplandığımızda sormuştum. Bir arkadaşımız özgürlüğüm için, başka bir bayan arkadaşımız kızım Elif için buradayım, emekli albayımız yitirilen Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarı için buradayım dedi. Dolayısıyla hedef buyken kimseye şöyle bir hedefimiz var demedik. Ama tabi ben 4 yıldır Ankara’da İl Başkanlığı yapıyorum. Buradan atandığımda hem muhalefet hem parti içerisinde bazı gruplar şahsımı eleştirdi. Çünkü biz ezberi bozduk. Parlamento da grubu olan bir siyasi partinin taşra ilçeden il başkanı olmaz. Daha çok merkez ilçelerden atama olur. Ben il başkanı olarak Koray Aydın Bey ve Genel Başkanımızın onayıyla 15 Eylül 2018 tarihinde atandığımda burada sanayinin 700 esnafını nasıl gezdiysem orada da esnafları gezmeye başladım. Muhalefet bana Allah’ın Polatlılısını alıp il başkanı yaparsanız 6 milyonu böyle gezerek bitireceğini düşünür dedi. Ben umursamadım gezmeye devam ettim. Allah çalışana verir doğrunun yanında bir yıl sonra Genel Başkanımız ben Anadolu’yu karış karış gezeceğim diye açıklama yaptı. Bu benim doğrulumu ve Anadolu’nun karış karış gezileceğini insanlarımıza göstermiş oldu. Eğer bugün Ankara’da yüzde 22-23 oyumuz varsa, ilçelerde sahaya bu kadar haklimsek bu çalışmanın sonucudur. Ben Cumhur ittifakının hiçbir temsilcisini görmedim sahada çok farklı bir çalışma izliyorlar sanırım yada görünmezlik iksirleri var. Ne bir düğün, cenaze, köyde, dernekte nede sıkıntılı bir ortamda karşılaşmadım. Merak ediyorum nasıl bir çalışma metotları var. Ben haftanın 7 günü çalışıyorum. Partimiz ne görev verirse de layıkıyla yerine getiririz. Polatlı’nın sorunlarının çözümü içinde elimizden ne geliyorsa yaparız.” dedi.

POLATLI’YA YENİ PROJELERİ BERABER KAZANDIRALIM

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Polatlı projeleriyle ilgili soruya yanıt veren Öztürk, çağrıda bulundu. Öztürk, “Buradan bir çağrıda bulunalım 10 Ocak’ı da milat kabul edelim. Tüm siyasi partilere, Polatlı Belediye Başkanlığına ortak çağrı yapmış olalım. Gazeteciler bunun ev sahibi olsun, çünkü tarafsızsınız. Siz ortak proje için gazetelerinizde çağrıda bulunun. Projeyi beraber sunalım bizde Adnan Beyle beraber, Selami Beyle beraber ittifakın 2 Büyükşehir Belediye Meclis üyesiyle beraber. Bende ilçe başkanlarımla beraber bunun takipçisi olayım. Polatlı için ne yapılması gerekiyorsa kamuoyu oluşturulsun. Bizde bunun Büyükşehir ayağını takip edip Polatlı’ya gelmesini sağlayalım. Polatlı’ya bir şey istiyorsak Şehitlikteki Fatih Sultan Mehmet Kültür Merkezini bu yaza İnşallah bitirmiş olacağız. Bunu hızlandıracağız, bizzat ben takipçisi oluyorum şu anda. Ama yeni projeleri de Polatlı’ya beraber kazandıralım.” dedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.