ÖZEN’DEN ÖĞRENCİLERLE “AHİLİK” ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Bu haber 13 Ekim 2021 saat 11:54 'de eklendi.

ANKESOB Eğitim, Proje ve Ar-Ge Müdürü Erdoğan Özen, Ahiliğin evrensel değerlerini ve ilkelerini meslek lisesi öğrencilerine anlattı.

Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (ANKESOB) Eğitim, Proje ve Ar-Ge Müdürü Erdoğan Özen, Şehit Büyükelçi Daniş Tunalıgil Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerine “Ahilik” başlığı altında Ahiliğin evrensel değerlerini ve ilkelerini anlattı. Okulun konferans salonunda iki grup halinde öğrencilerle gerçekleştirilen söyleşi programına, Okul Müdürü Raşit Hiçyılmaz ile Müdür Yardımcısı Arzu Barak’ın da aralarında bulunduğu öğretmenler de katıldı.

Okul Müdürü Raşit Hiçyılmaz, kısa bir açılış konuşması yaparak söyleşi programının düzenlenmesinin nedenleri anlattı. Hiçyılmaz, bu tür söyleşilerin öğrencilerin kişisel gelişimlerine önemli katkılar sunduğunu belirterek, her yıl eylül/ekim aylarında kutlanan önemli günler ve haftalar arasında bulunan Ahilik üzerine gerçekleştirilecek söyleşi ile bir farkındalık oluşmasına katkı sağlamak istediklerini söyledi, program konuğu ANKESOB Eğitim, Proje ve Ar-Ge Müdürü Erdoğan Özen hakkında kısa bir tanıtma yaptıktan sonra sözü Özen’e bıraktı.

Sunumuna Ahiliğin tanımını yaparak başlayan ANKESOB Eğitim, Proje ve Ar-Ge Müdürü Erdoğan Özen, “Ahi kelimesi, Arapça kardeş manasına gelmektedir. Ancak, Divanı Lügati’t-Türk’te Ahi kelimesinin eli açık, cömert manasında ‘akı’dan geldiği kaydedilmektedir. Ahilik, Anadolu’da 13. yy.’da kurulmuş ve belli kurallar dahilinde işlemiş esnaf ve sanatkarlar birliği olarak tanımlanır.” dedi.

AHİLİĞİN EN ÖNEMLİ KURALI: MESLEK AHLAKI

Ahi birliklerinin kuruluş amacını; Orta Asya’dan Anadolu’ya göç eden Türkmenler arasında yer alan çok sayıdaki sanatkarlara kolayca iş bulmak; bu kişilerin Anadolu’daki yerli Bizans sanatkarları ile rekabet edebilmesini sağlamak, piyasada tutunabilmek için üretilen malların kalitesini korumak, üretimi ihtiyaca göre ayarlamak olarak açıklayan Özen, araştırmaların Ahi Birliklerinin XIII. yüzyılın birinci yarısından itibaren güçlü ve yaygın bir teşkilâta sahip olduğunu gösterdiğini, Ahi Evran sayesinde Ahilik teşkilatının geliştiğini belirterek şunları söyledi: “Ahilik, işi kutsal, çalışmayı ibadet sayan, karşılıklı iş birliği ve sosyal dayanışmaya dayalı, kaliteyi ve müşteri hizmetini ilke edinmiş, meslekî gelişmeyi sürekli eğitimle pekiştiren bir ahlâk anlayışını temsil eder. Ahi teşkilâtında kalite anlayışı, müşteriyi merkeze alan bir üretim ve her kademede eğitim anlayışından geçmektedir. Ahilikte meslek ahlâkı her şeyin üstünde tutularak, çırak, kalfa ve usta arasında sevgi bağı kurulmuş, ilişkiler ahlâkî ve meslekî temellere oturtulmuştur. Ahi teşkilâtında zorunlu olmadıkça iş ve meslek değiştirmek yasaktı. Ahilik; ekonomik faaliyette bulunmayı iş ve çalışma hayatında dayanışma ve iş birliğini önemli bir değer olarak görmüş, iyi işler yapmayı, sahasında ilerlemeyi toplumsal görev ve sorumluluğun icapları arasında saymıştır.

Ahiliğin temel ilkeleri arasında, Türk halkını ekonomik olarak bağımsız hale getirmek, ihtiyaç sahibi olanlara her alanda yardımcı olmak, ülkeye yapılacak yabancı saldırılarda devletin silahlı kuvvetleri yanında ülkeyi savunmak ve yerleşim bölgelerinde Türk-İslam kültürünü yayma hedefini de sıralayabiliriz.”

Özen sunumunun devamında Ahilikte önemli bir yeri olan Şed kuşanma hakkında ise şunları kaydetti: “Bir kalfa ustalığı hak edince düzenlenen bir törenle Şed kuşanır ve ustalığa terfi ettirilirdi. Törende kalfa ile ustası helalleşir. Usta, kalfasının kalfalık peştamalını çıkarır ve kendi eliyle ustalık peştamalını kuşatırdı. Yine aynı törende Ahi Baba tarafından yeni ustanın kulağına şu sözler söylenirdi: ‘Harama bakma, haram yeme, haram içme, Doğru, sabırlı, dayanıklı ol. Yalan söyleme. Büyüklerden önce söze başlama. Kimseyi kandırma. Kanaatkar ol. Dünya malına tamah etme. Yanlış ölçme. Eksik tartma. Kuvvetli ve üstün durumda iken affetmesini, hiddetli iken yumuşak davranmasını bil ve kendin muhtaç iken bile başkalarına verecek kadar cömert ol’. Şed kuşanarak fütüvvet yoluna giren usta, Ahi Evran düsturuna göre ‘Eline, diline, beline sahip ol. Kalbini, kapını, alnını açık tut’ ilkelerine bağlı kalırdı. Bir başka düstura göre; Ahinin eli, kapısı, sofrası açık olmalı; gözü, beli ve dili kapalı olmalı idi. Ahiler kız çocuklarına da şu öğüdü verirlerdi: ‘Eşine, işine, aşına özen göster’. Yine ahilikte; başkasının ayıbını görmemek, onun yüzüne vurmamak ve alçak gönüllü olmak belli başlı prensipler arasındaydı.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.