Özaslan: Toplumsal yaşamın her alanında kadını güçlendirmeliyiz

Bu haber 27 Şubat 2020 saat 9:34 'de eklendi.

Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 100. Yıldönümü Kutlamalarına katılan Ankara Kulübü Derneği Bacıerenlerine Teşekkür Belgeleri düzenlenen törenle takdim edildi. Törende konuşan Ankara Kulübü Derneği Genel Başkanı Dr. Metin Özaslan, “Geçmişte kadınlar, erkeklerle hayatın her alanında vardı. Bugün de yaşamın her alanında kadının toplumsal işlevini, niteliklerini güçlendirmek zorundayız.” dedi.

Ankara Kulübü Derneği Bacıerenlerine, “Atatürk’ün Ankara’ya Gelişinin 100. Yılı kapsamında düzenlediğimiz ‘Kızılcagünün 100. Yıldönümü’ etkinliklerine katkı ve katılımlarınızdan dolayı teşekkür ederiz.” yazılı teşekkür belgeleri, Abidinpaşa Konağı’nda düzenlenen törenle takdim edildi. Törende Bacıerenlere seslenen Ankara Kulübü Derneği Genel Başkanı Dr. Metin Özaslan, “Bacıerenler bizim için çok önemli. Yüzlerce yıldır unutulmuş Bacıerenlik  geleneğinin ayağa kaldırılmasında lokomotif işlevi gördünüz ve bizim gururumuz oldunuz.” dedi.

UNUTULAN GELENEĞİ YENİDEN YAŞATIYORLAR

Özaslan, “Bacıren denilince tabii ki konunun oyun ve müzik tarafı çok geniş bir yelpazeye sahip. Dünyadaki ilk modern kadın teşkilatı olan Anadolu Bacıları teşkilatının bir kanadı olan Bacırenlere yeniden hayat kazandırmış oldunuz. Gerçekten bu topraklar için, Anadolu için, bu ülke için, hatta dünyadaki tüm kadınlar için önemli bir geleneğin sizler öncüsü durumundasınız. Bacıerenlik bu bakımdan çok çok önemli. Ankara kadınının birbirinden güzel oyunları var. Kadınların kına gecelerinde bir araya geldiklerinde oynadıkları hatta her köye özgü farklı farklı birbirinden güzel oyunları vardı. 1932 Belgeseli’nde izledik. Ankara kadını 1932 yılında meydanlarda, açık havada gümbür gümbür Sarı Zeybek oynuyor. Elimizde böyle bir kayıt var. Zengin bir alt yapı var ama bugüne kadar değerlendirilememiş. Atatürk’ün 27 Aralık 1919’da Dikmen sırtlarında karşılanmasında Seymenlerle birlikte yine yüzlerce binlerce atlı kadın Bacıren var. Erkek egemen Ankara kültürü içerisinde Seymenlik çatısı altında örgütlenildiği için kadın tarafı Ankara’da geri plana itildi, unutuldu. Ve zaman içerisinde unutulmadan dolayı da kadın oyunlarda hiç yokmuş gibi de bir algı oluştu. Hatta bir ara kadın oyunları için her cepheden ‘kadın oynamaz’ diye karşı çıkışlar oldu. Erkek oynar da kadın oynamaz mı? Tabii ki oynar. Bugün artık bunları aştık. Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti, Atatürk’ün şehrinde kadın oynamaz diye bir şey olamaz. Anadolu’nun her şehrinde kadınlar oyunlarda var. Sadece  derlenmemişti, bir araya getirilmemişti oyunlar. Bir çoğu da unutulmuştu. Pınar Sert hocamızın derlemeleriyle, ODTÜ Türk Halk Bilimi Topluluğu’nun çabalarıyla, siz değerli Bacıerenlerimizle birlikte bunları başlatmış olduk. İnşallah diğer derlemelerle bu mirası daha da geliştireceğiz. Bacıerenler çatısı altında Ankara kadın oyunları ve müzikleri olmak üzere iki büyük unutulanı bir araya getirerek sizlerin öncülüğünde başlatmış olduk. İyi ki varsınız. Teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.

“BACIERENLİĞİN İŞLEVSELLİĞİNİ GÜÇLENDİRMELİYİZ”

“Anadolu medeniyetinin inşasında kadınının yeri ve rolü her türlü takdirin ötesindedir.” diyen Özaslan, “Türk devletlerinin hemen hepsinde kadınlar önemli hak ve yetkilere sahipti. Türk kültüründe cinsiyetler arası ayrımcılık bulunmamakta idi ve kadınlar erkeklerle hayatın her alanında vardı. Maalesef zamanla kadınlar geri plana itilmiş. Bu anlamda dünyanın bilinen en eski kadın teşkilatı olan Anadolu Bacılarını, Bacıerenliği çok iyi anlatmamız lazım. Tarihte olan gelecekte de olacaktır. Bacıerenliği hem sayısal anlamda artırmalıyız, hem de oyun ve müziğin ötesinde bacıerenlik geleneğinin işlevsel olarak niteliklerini; meslek edindirmeden, sosyal sorumluluk alanına kadar her alanda çoğalacak şekilde güçlendirmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

“100. YIL ÇOK ÖNEMLİYDİ”

Ankara Kulübü Derneği’nin, Atatürk’ün, “Seymenlik geleneğini yaşatın, 27 Aralık ruhunu yaşatın” talimatıyla 1932 yılında kurulduğu bilgisini veren Özaslan, şöyle devam etti: “Ankara Kulübü Derneği, ’27 Aralık ruhunu yaşatın, Seymenlik geleneğini yaşatın’ talimatıyla 1932 yılında kurulmuş bir 27 Aralık kuruluşudur.  Bu bakımdan 27 Aralık var oluş nedenimiz. Atatürk’ün 27 Aralık 1919’da Ankara’ya gelişinin 100. yılı bizim için çok çok önemliydi. Bacıerenlerimizin de olağanüstü katkısı ve desteğiyle 27 Aralık’ı coşkuyla kutladık. Ankaralılara, Ankara Kulübüne, Seymenlere, Bacıerenlere yakışacak şekilde 100. yıl kutlama töreni yaptık. Uzun yıllar dan sonra tüm Ankaralılarda bir tebessüm oluşturduk. Hatta tüm Türkiye’de bu kutlamalar büyük bir coşkuyla, büyük bir tebessümle kutlandı. Bu bakımdan tüm Bacıerenlerimize yürekten teşekkür ediyorum. Bacıerenlerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyemiz Gülay Karaca başta olmak üzere, sürecin başından itibaren büyük emek ve özveri gösteren  ve sayesinde bir kaç yıl içerisinde büyük yol kat ettiğimiz  hocamız Pınar Sert’e ve gönüllülük esassıyla hareket eden gurur kaynağımız tüm Bacırenlerimize,  başarılarından ötürü yürekten teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.