ORHAN YURDAGEL İLE BAĞLAMA YAPIMCILIĞI VE İCRACILIĞI ÜZERİNE..

Bu haber 29 Nisan 2021 saat 8:00 'de eklendi.

Polatlı Postası olarak “Kentten Hikayelerim” röportaj serimizin konuğu Polatlılı Müzisyen Kültür Turizm Bakanlığı Ses ve Bağlama Sanatçısı  Orhan Yurdagel ile müzik tadında güzel bir söyleşide bulunduk.

Polatlı Postası: Orhan Bey öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Orhan Yurdagel kimdir?

Orhan Yurdagel: Ben Ankara’da doğdum ama Polatlı’da büyüdüm. Yaklaşık 22 senedir Polatlı dışındaydım. Özel Kuvvetlerde görev yaptım, yurtdışı görevlerim oldu. Şu an memleketimde 4 çocuk babası olarak hayatıma devam etmekteyim. Burada Yurdagel Saz Evi açtım. Gençlerimize kültürü yaşatmak amacıyla eğitimler veriyorum. Kültür ve Turizm Bakanlığı ses bağlama sanatçısıyım. MESAM üyesiyim. Bestekarım kendime ait söz müzik yazarlığım var.

Polatlı Postası: Müzikle nasıl tanıştınız, müzisyen olmaya nasıl karar verdiniz?

Orhan Yurdagel: Zor bir süreçten geçiyoruz dolayısıyla insanların yüzünde biraz da olsa tebessüm bırakmak için çabalıyorum. Ben 3 yaşında annemin pazardan aldığı çalı süpürgesiyle şarkı söyleyerek başladım. Küçük yaşlardeyken içime böyle bir aşk düştü yani. Ama ilk bağlamayla tanışmam 11 yaşımda oldu. O dönemki üstadlarımızı dinleyerek kendi başıma  bağlamayı öğrendim. Orhan Gencebay bende çok büyük bir etki yarattı. Bu döneme kadar da bu sayede tutulduk, halk tarafından sevildik.

Polatlı Postası: Biz dinleyicilerinize ilerleyen zamanlarda bir albüm sürpriziniz olacak mı?

Orhan Yurdagel: Çok güzel planlarımız vardı ama maalesef pandemi dolayısıyla öteledik. Bu iş içinde maddi bir imkan gerekiyor. Size destek veren sponsorlara bakıyor. Bu her dönemde böyleydi. Sanata ve sanatçıya her zaman destek verilirdi. Sanatçı sanattan hayatını devam ettirir. Ama inşallah bir sürprizim var yakın zamanda. Çalışmalarım devam ediyor. Türkü formunda besteler hazırladım, hayata geçirmeyi düşünüyoruz.

Polatlı Postası: Sesinizin can alıcı bir noktası var, size bu şarkıları güzel dillendirmenize sebep olan şey müzik aşkı mı?

Orhan Yurdagel: Bu meslekte küçük yaşlarda birtakım eziyetler yaşamanız gerekiyor. Bir insan şiirinde şarkısında üzüntüden bahsediyorsa o insan zamanında çok acı ve eziyet çekmiştir. Ya yokluk çekmiştir, ya yoksulluk çekmiştir, ya aşk acısı çekmiştir. Her sesin bir hikayesi var aslında.

Polatlı Postası: Birine ait şarkıyı seslendirirken yazıldığı zamandaki duyguların aynısını hissedebiliyor musunuz?

Orhan Yurdagel: Bana çok istek geliyor, parça seslendirmem konusunda. Tabi ki seslendiririm diyorum fakat onu icra etmek için onu icra etmiş olmak istemiyorum. Bana o türküyü hissetmem için fırsat tanıyın diyorum. Ben hissedebileyim ki sizde hissedin diyorum. O yüzden his olmadan hiçbir şey olmaz. Hissetmediğim hiçbir eseri de icra edemiyorum.

Polatlı Postası: Size göre müzisyen ile sanatçı arasında bir fark var mıdır?

Orhan Yurdagel: Sanatçı toplumumuzda duruşuyla, konuşmasıyla ,yaşam tarzıyla örnek oluşturan bir kişidir. Bu bir hanımefendi olabilir, beyefendi olabilir hatta bu bir çocukta olabilir. Halkın kabullendiği an o kişi artık bir sanatçıdır. Sanatçılar biraz daha hayatlarına dikkat etmek zorundalar. Her sanatçı öncelikle o müzisyenlik basamağından geçmek zorundadır. Yani o basamaktan geçmeden kimse sanatçı oldum demesin.

Polatlı Postası: Sizce ülkemizde sanata ve sanatçıya değer veriliyor mu?

Orhan Yurdagel: Son zamanlarda şöyle bir çevreyi irdeliyorum. Tabi ki eleştiri her zaman haktır. Fakat kendi özümüzü ve kültürümüzü yansıtan şarkıların geride kaldığını düşünüyorum. Gençlerin de bu konuya ilgisiz olduğunu savunuyorum. Herkesin yaşam tarzına düşünce yapısına sonsuz saygı duyuyorum .Yani kısacası ülkemizde sanatın gerektiği kadar değer gördüğünü düşünmüyorum. Avrupa ülkelerinde ne yazık ki sanata daha çok ilgi gösteriliyor. Bizim ülkemizde çalgıcı derler, sazcı derler ama asla sanatçı demezler.

Polatlı Postası: Çoğunlukla ne tür şarkı ve türküler söylüyorsunuz?

Orhan Yurdagel: Ben Türk müziği adı altındaki tüm eserleri icra ediyorum. Zamanında Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur ,Müslüm Gürses gibi sanatçılar bu halka büyük bir imza attılar. Dolayısıyla halk bunu kabullendi. Halkın kabullendiğini sizde muhakkak icra etmelisiniz. Türk Sanat müziğini çok severim ve fırsat buldukça bol bol dinlerim. Bağlamamla da onları icra ediyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.