KUŞOĞLU, PANDEMİDEN EKONOMİYE YÖNETİM SÜRECİNİ DEĞERLENDİRDİ

Bu haber 05 Ocak 2021 saat 8:01 'de eklendi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, hükümetin koronavirüs ile ilgili olarak yürüttüğü mücadeleyi değerlendirdi. Virüs döneminde kafakarışıklığının yaşandığını ve bunun en önemli sebeplerinden birinin gerçek rakamların açıklanmasıın ayları bulması olduğunu dile getiren Kuşoğlu, hükümetin ekonomik performansına ilişkinde önemli tespitler yaptı. CHP’nin Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı sorularını da yanıt veren Kuşoğlu “Zamanı gelince açıklanacak. Cumhurbaşkanı adayının şimdiden açıklanması Erdoğan’ın arzu ettiği bir yöntemdir” dedi.

BU KOŞULLARDA PANDEMİNİN BAŞARILI YÜRÜTÜLDÜĞÜNÜ DÜŞÜNMEM İMKÂNSIZ

Kuşoğlu “ Başarılı bulmam mümkün değil; çünkü salgının başından bu yana salgını önleyecek tedbirlerin yeterince alınmadığı çok net görünüyor. Bir yandan 65 yaş üstü vatandaşlarımız uzunca bir süredir evde kalmaya zorlanırken hatırlarsanız, geçtiğimiz yaz boyunca tatil kredileriyle halkımız tatile gitmeye teşvik edildi. Sağlık ve Ekonomi arasında gidip – gelmek, sürecin sağlıklı ilerlememesine hizmet etmiştir. Bugünkü tabloya baktığımızda gerek hasta sayısı, gerek vefat eden vatandaş sayısı nüfusumuza oranla ne yazık ki birçok ülkenin üzerindedir. Şunu belirtmeliyim ki bu süreçte güven ortamı çok önemliydi, devlet millet işbirliğiyle bu sürecin altından daha az kayıpla kalkabilirdik. Ancak gerçek rakamların halka ilan edilmesi bile aylar aldı. Ve aslında sürekli bir kafa karışıklığıyla güvensiz bir ortam oluştu. Ben bunun da halkı rehavete sürüklediği ve kaybımızı daha da artırdığı düşüncesindeyim. Diğer yandan bugün birçok ülkede aşı çalışmaları netice vermişken hatta ve hatta kendi ürettiği aşıyla vatandaşlarını aşılamaya başlamışken biz hala aşının gelip gelmeyeceğini, ne zaman geleceğini gelirse yaptırıp yaptırmayacağımızı tartışıyoruz. Evet Anadolu’yu kasıp kavuran bulaşıcı hastalıklar zamanında yok edilmişken, bugün 100 yıllık deneyime rağmen mevcut durumu görüyoruz. Benim bu koşullarda pandeminin başarılı yürütüldüğünü düşünmem imkânsız. Hıfzıssıhha Enstitüsü, kapatılmak yerine geliştirilse, yatırım yapılsa bugün geçmişi yanı sıra bugünüyle de gurur duyacağımız bir kurum olabilirdi” dedi.

CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ SONRASINDA NE EKONOMİDE NE DE POLİTİKADA DİKİŞLER TUTMADI

Ekonomi uzmanı olan ve uzun yıllardır da hükümetlerin ekonomik performanslarının analizini yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, iktidarın ekonomik politikasını ilişkin tespitler yaptı. Kuşoğlu “Hazine ve Maliye Eski Bakanı Berat Albayrak Instagram hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla istifa ettiğini duyurdu. Albayrak’ın istifasıyla aslında mevcut uygulanan politikaların değişeceğini düşünmek imkansız. Erdoğan açıkça, “Ekonominin tek sorumlusu benim” diyerek, Albayrak’a her zaman kol kanat gererken aynı zamanda Albayrak’ın kendi emirlerini yerine getirme ötesinde bir inisiyatifin olmadığını açıkça ilan etmişti. Diğer bakanlarda Berat Albayrak’da Cumhurbaşkanının emri olmadan hiçbir karar alamazdı; alırsa da gereken yapılırdı! Albayrak’ın istifası sonrasında konuşan ilk bakan olarak Mustafa Varank, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ekonomi politikaları devam ettirilecek” diyerek, “Cumhurbaşkanı’nın ekonomide de tek sorumlu olduğunu” açıkça ifade etmişti. 2017 yılında da ekonomi, tıpkı bugünkü gibi faiz-enflasyon-kur sarmalı içindeyken Berat Albayrak’ın göreve gelmesinin ardından Merkez Bankası faiz artışına gitmişti. Bu süreçte Türk Lirası’nda görülmemiş değer kaybı yaşandı. İşsizlik, pandeminin işleri ağırlaştırıcı etkisi açıkça görüldü. Yaşadığımız şu günlerde de ‘karakışı hissettiren’ ekonomik görüntü adeta bizim bir parçamız oldu. Cumhurbaşkanlığı Sistemi sonrasında ne ekonomide ne de politikada dikişler tutmadı.” dedi.

GÜVEN DUYULMAYAN BERAT ALBAYRAK DEĞİL, ERDOĞAN, ZİHNİYET VE SİSTEMDİR

Güven duyulmayanın Berat Albayrak değil, Erdoğan, zihniyet ve sistemi olduğunu söyleyen Kuşoğlu, “Parlamenter sistemde sorunlar tabandan tavana akarken, yeni gelen sistem liyakattan uzak, partizan ekiplerle, tepeden inme çözümler üretilmeye çalışıldı. Hükümet, keşke doları tutmak için son bir yılda 100 milyar dolardan fazla rezervi heba etmek yerine ekonomide reform sürecine girebilseydi. Ülkeye dolar kazandırıcı işler için enerjisini harcasaydı, tablo çok ama çok farklı olurdu. Hükümete piyasa da bir türlü güvenemedi. Çünkü ekibinin çözüm önerileri köklü ve kalıcı unsurlar içermiyordu. Bu nedenle kur, enflasyon, büyüme ne hedef varsa hepsi tutmadı. Güven duyulmayan Berat Albayrak değil, Erdoğan, zihniyet ve sistemdir. Yatırımcı güven ister, antidemokratik uygulamaları kabul etmez, burada akıldışı faiz politikaları üretmek yerine, beton üretimini teşvik etmenin mimarı kurucusu Berat Albayrak değildir. Burada kim olursa olsun aynı anlayış söz konusu olduğu sürece bu değişmeyecektir. İktidarın ekonomi politikasında rota değişimine gireceğini düşünmek bu anlayışla mümkün değildir” şeklinde konuştu.

EKONOMİK KRİZLE İLGİLİ YAPILMASI GEREKENLER YAPILMIYOR, GEREKLİ ADIMLAR ATILMIYOR

 Hükümetin son dönemde üretim ile ilgili sürekli vurgu yapmasına yönelik olarak da açıklamalarda bulunan Kuşoğlu “Türkiye’de son senelerde gittikçe şiddeti artan bir ekonomik kriz var, 2021 yılı içinde şiddetini sanırım daha fazla artıracak, çünkü ekonomik krizle ilgili yapılması gerekenler yapılmıyor ve gerekli adımlar atılmıyor. Türkiye, tarihinde görülmemiş derecede işsizlik yaşıyor. Tarihte bu kadar işsizimizin olduğu bir dönem olmadı hiçbir zaman. Uluslararası bir kuruluş tarafından ortaya konan bir raporda dünyada en fazla dışarıya para kaçan ülke Türkiye. Neden Türkiye’nin parası yurt dışına kaçıyor ve Türkiye’de neden bu kadar işsiz varken yatırım yapılmıyor? Türkiye’nin kendi kaynakları bu ülkede yatırıma dönüşmesi gerekirken neden yurtdışına kaçıyor. Bu ve bunun gibi soruların cevabı aslında yönetim anlayışımızda. Yatırımcı güven ister, adalet ister, bu koşullar altında bu anlayış ve zihniyetle yatırımcı ülkemize gelir mi sizce? Tabi ki hayır, onun için bir an önce hukuksal reformlar başta olmak üzere birçok alanda topyekün reformlar başlatılmalı ve ülkemiz için yatırımlar teşvik edilerek yeni bir yönetim ve zihniyet anlayışıyla Anadolu yeniden ayağa kaldırılmalıdır. Bu yeni anlayışın, yapısal reformların ise üretimi esas olan bir anlayışla gerçekleştirilmeleri gerekir. Üretimin esas alınması ise kamu anlayışının da devreye girmesini gerektirir. Kamunun Sağlık, Eğitim, Tarım ve Ar-Ge alanlarında yatırımcı olarak da devreye girmesi gereklidir” diye konuştu.

CUMHURBAŞKANI ADAYI ZAMANI GELİNCE AÇIKLANACAK

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, en çok merak edilen konuların başında gelen CHP’nin Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı sorusuna da yanıt verdi. Kuşoğlu “Biliyorsunuz sistem değişti. Biz millet ittifakıyız, demokrasiye inanıyor ve demokrasi neyi gerektiriyorsa onu yapıyoruz. Cumhurbaşkanı olayını kişiselleştirmiyoruz. Halk nasıl bir Cumhurbaşkanı istiyor? Cumhurbaşkanı nasıl yaşamalı? Cumhurbaşkanı nasıl olacak, yetkileri nasıl olacak? Parlamenter sisteme geçiş nasıl olacak? Biz bunun üzerinde duruyoruz. Bizim şu an ki meselemiz budur. Cumhurbaşkanı adayının şimdiden açıklanması Erdoğan’ın arzu ettiği bir yöntemdir. Biz zamanı gelince adayımızı açıklayacağı” dedi.

HÜKÜMET ELEŞTRİLERDEN FAYDALANMAK İSTEMİYOR

2021 yılı bütçe performansına ilişkinde tespitler yapan Kuşoğlu “Eleştirilerden faydalanma amacı olan bir iktidar yok ki karşımızda, burnunun dikine giden ve Ülkeyi’de uçurumun kıyısına getiren bir iktidardan bahsediyoruz” dedi ve devam etti; “Geçen yıl ve yıllarda Komisyonda ve Genel Kurulda defalarca dile getirmiştim. Kazanç üzerinden ne kadar az vergi alınırsa, dolaylı vergiler, harcama vergileri ne kadar çok olursa o vergi vatandaşın üzerine biner. Su anki durum odur. Dolaylı vergiler, alınan mal veya hizmetin içindedir. Katma Değer Vergisi, Özel Tüketim Vergisi gibi vergiler asgari ücretliden de, gelir düzeyi çok yüksek kişilerden de aynı miktarda alınmaktadır. Ülkeler neden dolaylı vergi alır? Çünkü toplaması kolaydır. Kişinin harcamaları içinden alınır. Özellikle vergi tahsilatında başarısız olan ülkeler daha çok dolaylı vergileri tercih ederler, tıpkı ülkemizde olduğu gibi. Halbuki Vergiler devletlerin en önemli gelir kaynağıdır ve Anayasamıza göre herkes mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür. O halde Devlet vergilerin adil ve dengeli dağılımını sağlamak ve buna göre maliye politikası üretmek mecburiyetindedir. Kaçınılmasının zor ve gelir getirici özelliklerinin olması sebebiyle ülkemizde kamu giderlerinin finanse edilmesinde özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi gibi dolaylı vergilere yüklenilmesi ve bu vergilerin nihai tüketiciden alınması, vergilemede adaletsizliği arttırmaktadır. Biz bunları sadece kürsüde değil her mecrada dile getirdik ama medyanın baskı altında olması düşüncelerimizi ifade etmemize rağmen yeterince duyulmamasına neden olmuş olabilir” dedi.Haber/BERKANT ERGİN

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.