KUŞOĞLU: 2022 BÜTÇESİ TÜRKİYE’NİN İHTİYAÇLARINI KARŞILAMAKTAN UZAK BİR BÜTÇE

Bu haber 08 Aralık 2021 saat 8:00 'de eklendi.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yeni bir ekonomi ve büyüme modeline ihtiyaç olduğunu belirten Kuşoğlu, seçim öncesi alınan palyatif tedbirlerle ekonominin düzelmeyeceğini, bir an önce seçime gidilmesi gerektiğini ifade etti.

TÜRKİYE’NİN 2022 YILI BÜTÇESİ, 15 MİLYON NÜFUSU OLAN YUNANİSTAN BÜTÇESİNE EŞİT

Türkiye’nin 2022 yılı bütçesini değerlendiren Kuşoğlu, “2022 Yılı bütçesi Genel Kurul’dan geçip yürürlüğe girmeden, anlamsızlaşmış oldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın bütçeyi sunduğu anda enflasyon, kur gibi makro hedefleri eksikti, gerçekçi değildi. Plan Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmeler bittiğinde bu yanlışlık çok daha bariz şekilde ortaya çıktı. 36 gün içerisindeki gelişmeler bütçenin havada kalmasına neden oldu. Bütçenin üç-dört ana kalemi var; personel giderleri sosyal güvenlikle birlikte 500 milyar lira, mal alımları ve cari harcamalar 800 milyar liraya yaklaşıyor bunlar kamunun yıl içi harcamaları, 280 milyara yakın açık var, bir de faiz giderleri var. Bu kalemlerden oluşan 1,7 trilyon lira ile Cumhuriyet tarihinin en büyük bütçesi ama döviz cinsinden baktığınızda bütçenin çok küçük kaldığını görüyoruz. Şu anki kurla 150 milyar doların altına düşmüş vaziyette. 14-15 milyonluk Yunanistan bütçesine eşit çok düşük bir bütçe. Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılamaktan, Türkiye ekonomisini yönlendirmekten çok uzak bir bütçe.” dedi.

YENİ BİR EKONOMİ VE BÜYÜME MODELİNE İHTİYAÇ VAR

Ülkenin krizden çıkması için yeni bir ekonomi ve büyüme modeline ihtiyaç duyduğunu ifade eden Kuşoğlu, “Yeni bir ekonomi ve büyüme modeline ihtiyaç var. Türkiye ekonomisinin yeniden yapılandırılması gerekiyor, yapısal reformları yapmadan yeni ekonomi modeline geçmeden hiçbir şekilde ekonomi düzelmez. Seçim öncesi süreçte bu yapılan palyatif tedbirlerle Türkiye ekonomisinin düze çıkması, daha iyi olması mümkün değil. Onun için bir an önce seçime gidilmesi gerekiyor. Seçime gidilsin ki yapısal reformların yapılabileceği, ekonomide gerekli tedbirlerin alınabileceği bir ortam oluşsun. Erken seçime gidilmesinin tek gerekçesi bence bu olmalıdır. Çünkü seçime kadar aspirin tedbirlerle, palyatif tedbirlerle işi öteleyeceğiz, sorunları halının altına süpüreceğiz ve gereken önlemleri almayacağız. Onun için bir an önce seçime gidilmeli.” dedi.

EKONOMİDE ÇOK BÜYÜK BİR YANLIŞ YAPILDI

Kuşoğlu, “Ekonomide çok büyük bir yanlış yapıldı. Cumhurbaşkanı kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada “Ekonomik Kurtuluş Savaşı” ilan etti. Akşam saatlerinde bu açıklamayı yapmıştı, ertesi gün ekonomi buna yüzde 15 oranında TL’nin değer kaybetmesi ile karşılık verdi. Çok acıdır ekonomik kurtuluş savaşı ilan eden bir Cumhurbaşkanı ve ertesi gün TL’nin yüzde 15 değer kaybı. Demek ki inandıramıyor, kendi medyasında da bu savaşı destekleyen yazılar çıkmadı, kendi tarafından hiçbir politikacı bunu destekleyen demeçler vermedi, çok enteresan bir durum. Cumhurbaşkanının ekonomide kurtuluş savaşı ilanında bulunması çok önemliydi. Ancak, yöntemi kimseyi ikna etmedi. Sonra ekonomideki durum, Milli Güvenlik Kurulu bildirisine de yansıdı. Ekonomide gerçekten bir sıkıntı söz konusu ve Türkiye’nin milli güvenliğini etkileyecek kadar önemli. Olağanüstü günlerden geçiyoruz kurtuluş savaşı ilan ediliyor, MGK bildirisine giriyor, ekonomi milli güvenlik sorunu haline geliyor ki doğrudur, ama bunun gereği yapılmıyor. Biz bütün bunlara dikkat çekmek için Mersin’de bir mitingi yapıyoruz, vatandaşın durumuna, Türkiye’nin ekonomi ile tehdit edilmesi söz konusu, buna dikkat çekmek istiyoruz. Ben tüm bunları bir anlamda Türkiye’nin metaverse dünyaya hazırlanması gibi görüyorum. Erdoğan, Türkiye’yi metaverse dünyaya hazırlıyor. Metaverse, dünyada yeni bir teknoloji. Sosyal mecraların geliştirmeye çalıştığı bir teknoloji, giriyorsunuz sizin bütün özellikleriniz var. O dünyada iş toplantıları da yapabileceğiniz, yaşayabileceğiniz bir yer. Fiziki olarak orada olmasanız bile hologram olarak oradasınız, kokuyu, görüntüyü, ortamı kimle görüşmek istiyorsanız onu olduğu gibi veriyorlar. Bütün duygularınıza hitap ediyor ve orada mutlu oluyorsunuz. Bu sanal bir mutluluk gerçek değil, algı yönetimi ile bir dünya oluşturuluyor, insanlar oraya sevk edilecek. Gerçek dünyada mutlu olmayacak insanlar, çoğunlukla o sanal dünyada mutlu olacaklar ya da mutlu olacaklarını sanacaklar. Sıkıntıya girdikleri anda o dünyada olacaklar, onun dışında robot gibi yaşayacaklar insanlıkları bitecek. Erdoğan, Türkiye’yi ve Türk milletini metaverse dünyaya hazırlıyor. Türkiye’nin bu yeni sanal dünyaya kurban edilmemesi için bazı adımlar atılması lazım, en başta da borçlandırılmaması lazım. Hane halkının, kamunun, özel şirketlerinin bu kadar borçlandırılmaması gerekiyordu. Türkiye, şu anda çok rahatlıkla bu sanal dünyaya adapte edilebilecek durumda, hem ekonomik hem de psikolojik olarak maalesef.” dedi.

KAMU YENİDEN ÜRETİMDE OLMALI

Kamunun yeniden üretimin içinde olması gerektiğini belirten Kuşoğlu, “Kamunun yeniden üretimde olması gerekiyor, bu şart dünya tarafından artık kabul ediliyor. Muhakkak devletin üretici olarak ya da üreticilerle birlikte olması lazım. Burada sadece anonim şirket kurarak, yatırım yapması daha önceki KİT yatırımlarına benzer yatırımları yapmasını kastetmiyorum, özel sektörle yatırım yapmaktan kastım, kurulan şirketlerin devlet tarafından yönlendirilmesi, riskin devlette olması. Farklı hukuki yapılarla özel sektörün kamunun birlikte yatırım yapması sağlanabilir, sağlanmak zorundadır, kamu artık yatırımcı olarak Türkiye ekonomisinde olmak zorundadır, özellikte tarım, eğitim ve sağlıkta bu şarttır. Yüksek teknolojik ürünler için muhakkak şarttır. Dünyada çok önemli bir mücadele var, özellikle ABD ve Çin arasında teknolojiyi belirleme mücadelesi var. Türkiye gibi ülkelerin altyapı, Ar-Ge yatırımları, ileri teknoloji yatırımları çok risklidir, özel sektör için tamamen risklidir. Bu alanda yatırım yapamazlar. 1990’lı yıllarda Raks kaset şirketi borsada tavan yapmıştı. Ertesi yıl ifl as etti çünkü yeni teknoloji yani CD’ler çıktığında kaset işi bitmişti. Bu örnekte olduğu gibi bu tür teknolojik yatırımlarda devletin öncülük yapması lazım.” dedi.

TÜRKİYE 20 YERDE TOPLANIYOR

Kuşoğlu, “Türkiye mültecilerle birlikte 90 milyonluk bir ülke oldu. 230 milyar dolara yakın bir ihracat hedefi var, 700-800 milyar dolarlık bir ekonomi 250 milyar dolarlık ihracat yapabilir mi, her şeyinizi ihraç mı edeceksiniz. Türkiye üretmek zorundadır. 90 milyonluk Türkiye’nin ekonomisinin çok daha büyük olması gerekir. Türkiye, bu iktidar döneminde savaş uçağı almadı, tank çok az aldı. Türkiye’nin savunması güçsüz bırakıldı, bu konuda eleştirilerim var ama bu hükümet tek bir kamu fabrikası da yapmadı. Türkiye’yi ekonomik yönden de güçsüz bıraktı. Türkiye gibi bir ülkede üretimi sanayiyi özellikle high-tech teknolojiyi özel sektöre bırakamazsınız. Bu iktidar bütün üretim tesislerinin açılmasını güya alt yapıyı hazırlayarak teşvikler vererek özel sektöre bıraktı, halbuki özel sektör karlı garantili gördüğü alanlarda üretim yapar ve ancak garanti gördüğü yerlere yatırım yapar. Bölgesel olarak baktığımızda Anadolu boşalıyor. Türkiye aşağı yukarı 20 yerde toplanıyor. Türkiye köylerin kasabaların boşalmasını istiyor mu, bilerek mi bunu yapıyoruz hızlı bir şekilde boşaltıyoruz. Ben böyle bir politika olduğunu düşünmüyorum. Eğer hızlı bir şekilde boşalmasını istiyorsak temerküz merkezlerinde toplansın istiyorsak buna göre eğitim verilmeli, toplum ona göre hazırlanmalıydı ama böyle bir hazırlık yapılmadı.” dedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.