KÖSEOĞLU, YAVAŞ’A POLATLI TARIMI İÇİN TALEPLERİ İLETTİ

Bu haber 22 Eylül 2021 saat 5:00 'de eklendi.

Polatlı Ziraat Odası Başkanı Zekai Köseoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Polatlı ziyaretinde Polatlı çiftçisinin sorunları ve talepleri ile ilgili bir konuşma gerçekleştirdi. Tarımın önemi hakkında bilgiler veren Köseoğlu, Polatlı Ziraat Odası faaliyetleri hakkında da Başkan Yavaş’a bilgi verdi.

TARIM İHMAL EDİLEMEYECEK BİR SEKTÖR

Tarımın ülke için önemini anlatan Köseoğlu, “Bizler bir şeyin varlığında bolluğunda kıymetini bilmeyiz. Vereni de üreteni de unuturuz. Yıllık 1.4 milyar liralık ekmeği israf ediyoruz, çöpe atıyoruz. Ürettiğimiz tarımsal ürünlerin yüzde 25’i çöpe gidiyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre dünyada açlık ve yetersiz beslenme yüzünden her gün 17 bin her yıl 6 milyon çocuk hayatını kaybediyor, 900 milyon kişi her sabah açlıktan ölme riskiyle güne başlıyor. Her yıl nüfusumuz 1,250 bin civarında artıyor 2023 yılında 86 milyon 2040 yılında 100 milyonu aşacağı hesaplanmakta. İnsanlarımızı hiç bir ülkeye muhtaç olmadan doyura bilmemiz için verimi ve kaliteyi artırmamız. Çiftçimizin para kazanmasını sağlayıp köyünde tutmamız şart. Ülkemiz tarımı öylesine büyük öylesine önemli bir sektör ki, ürettiği ürünlerle birçok sektörün doğmasına yaşamasına vesile oluyor. Her vatandaşımız şunu iyi bilmeli ki huzurumuzun ve mutluluğumuzun tek teminatı tarım sektörüdür. Tarımın ihmal edilemeyecek bir sektör olduğunu her vatandaşımıza anlatmamız gerekir. Hepimizin amacı çocuklarımıza tarımda ve gıdada kimseye muhtaç olmadan kendi kendine yeten huzurlu bir ülke bırakmak olmalı.” dedi.

POLATLI TARIMSAL ARAZİ VARLIĞI OLARAK ANKARA’NIN EN BÜYÜK İLÇESİ

Polatlı’nın tarım arazisi olarak Ankara’nın en büyük ilçesi olduğu ifade eden Köseoğlu, Polatlı tarımı ile ilgili bilgi verdi. Köseoğlu, “Ankaramız tarımsal arazi varlığı olarak ülkemizin ikinci büyük ili Polatlımız ise tarımsal arazi varlığı olarak Ankara’nın en büyük ilçesi 13 bin aktif çitçisi ile 2 milyon 200 bin dekar tarımsal arazisi 1 milyon 200 bin dekar cayır ve merasıyla; 100 bine yaklaşan büyükbaş, 270 bine yaklaşan küçük baş hayvan varlığıyla ülkemiz gıda ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılamaktadır. Çiftçimiz Ankara şeker fabrikasına 390 bin ton, Ilgın şeker fabrikasına 70 bin ton, özel fabrikalara 10 bin ton olmak üzere 70 bin dekara yakın bir alanda pancar üretimi yapmakta. Ankara Şeker Fabrikası kotasının yüzde 70’ini Polatlı çiftçisi karşılıyor. Ülkemiz soğan tüketiminin yüzde 30’unu Polatlı çiftçisi üretiyor. Ülkemizin ve insanımızın sosyal ve ekonomik hayatına çok büyük katkı sağlıyor. Soğanın çapasında 400 bin kişiye bir günlük iş veriyor. Sökümü ve çuvallaması için 800 bin kişiye bir günlük iş veriyor. Nakliyesi için 130 bin kamyona bir günlük iş veriyor. Kış döneminde temizlenmesi ve paketlenmesi için günlük 500 kişiye iş veriyor. Ortalama yıllık 400 bin ton buğday üretimimiz var. Ülkemizin en kaliteli buğdayı Polatlı topraklarında yetişiyor. Toplamda 1 milyon ton bitkisel üretim, 600 bin ton sebze ve meyve, 30 bin ton kırmızı et, 30 bin ton beyaz et, 5 bin ton yağlık bitki üretim, Potansiyeline sahip Polatlı’mız.” dedi.

TARIMIN SIKINTILARINI ANLATTI

Tarımın sıkıntılarından bahseden Zekai Köseoğlu, “Tarım ülkemiz için insanlık için çok önemli bir sektör olsa da çok sorunlu ve sıkıntılı bir sektör. Doğa koşullarının etkisi̇, haşere ve hastalıkların çoğalması, arzın talebin dengede tutulamaması gi̇bi̇ birçok sorunla çi̇ftçi̇leri̇mi̇z uğraşmak zorunda kalıyor. Her yıl Polatlımızda 100 bin ila 150 bin dekar alanda ürünleri̇mi̇z dolu, yangın ve sel zararına veya genel bir kuraklık yaşıyor. Çi̇ftçi̇mi̇zi̇n bir yıl boyunca para ve emek harcayarak yetiştirdiği ürünleri̇ dakikalar içinde yok oluyor çoğu da sigorta yaptıramıyor. İklim konusunun son dönemlerde sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada gündemin ilk sıralarında yer alması, özellikle sanayi devrimi sonrasında iklim değişikliği ve küresel ısınma her geçen yıl etkisini daha çok hissettirmeye başladı. Sanayi devriminden sonra yaklaşık 170 yılda dünyanın ortalama sıcaklığı yaklaşık 1,5 derece arttı. Son 10 yıl tüm zamanların en sıcak dönemi oldu. Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkilerini ciddi ciddi hissetmeye başladık. Mahsullerimizde yüzde 60 verim kaybı var. Bir taraftan afetler 40 bin dekar alanda dolu ve sel zararı oldu. 12 Eylül 2020 tarihinde fırtına yaşadık, 25 çiftçimizin ahırı mahsulleri zarar gördü bu çiftçilerde buğday tohumu verdiniz teşekkür ediyorum. Bir taraftan girdi maliyetlerinin yüzde 100 oranında artması çiftçimizi sıkıntıya sokmuştur. İki yıldır çiftçimize tohum desteği veriyorsunuz teşekkür ediyorum başkanım. Ülkemizde üretim planlaması yapılamadığından çiftçimiz bir yıl önce hangi ürün para etti ise onu ekiyor üretim fazlası oluşuyor fiyatlar düşüyor ihracatta bulunmaz ise çöpe dökülüyor. Soğan da bunu sık sık yaşıyoruz üretim maliyeti çok yüksek olduğu için çiftçimiz çok büyük zarar ediyor.” dedi.

POLATLI ÇİFTÇİSİ İÇİN TALEPLERİ İLETTİ

Polatlı çiftçisi için talepleri ileten Köseoğlu, “2021 yılında yaklaşık bin 500 ton soğan alarak bir ay boyunca fiyatların düşmesini engellediniz çiftçilerim adına teşekkür ediyorum başkanım. 2021 yılında çiftçimizin elinde kalan 16 bin ton soğanı ziraat odamız ve soğan üreticileri birliğiyle TMO ile anlaşma yapılarak sattık. Cumhurbaşkanımıza ve Tarım Bakanımıza teşekkür ediyorum 2020 üretim yılını sıkıntılarla atlattık. Polatlımızda bin 500 civarında tarımsal sulama elektrik abonesi var. Bunları kooperatif çatısı altında toplayarak güneş enerji sistemi kurularak üretilen elektrik ile kullanılan elektriğin mahsuplaştırılması gerekiyor bu konuda yardımınızı bekliyoruz. Soğan üreticisinin diğer bir sorunu ise depolama ve işleme tesislerinin olmayışı depolar sağlıklı olmadığından yüzde 20-30 fire veriyor. Kasalı şekilde depoladığında metre kareye 5-6 ton koyabilir havalandırılması mümkün olacak fire çok aza inecek. Devletimiz tarafından açılan sulama tesislerimizin büyük bir bölümü elektrik bedellerini ödeyemediklerinden çalışmıyor. Bu tesisleri güneş enerji sistemleriyle desteklemek zorundayız. Devletimizin milyarlarca liralık yatırım yaparak kurduğu 40 bin dönümü sulayabilen 8 tesisi ayağa kaldırmamız lazım.” dedi.

REVAN MARKASIYLA NOHUTLARIMIZ MARKET RAFLARINDA YERİNİ ALACAK

Nohut üretimiyle ilgili açıklamada bulunan Köseoğlu, “Bakliyat üretiminde ülkemizde üçüncü sırada yer alan Ankaramızı birinci sıralara çıkarmak için çalışıyorsunuz. İki yıldır nohut tohumu dağıtıyorsunuz.  2020 yılında TMO 2 bin 700-3 bin 300 aralığında fiyat açıkladı. Ancak iklim koşullarından dolayı kalite ve verim düşük kaldı. TMO’nun alım baremlerine girmemesinden ofis alamadı tüccarda alım fiyatını 2 bin 400’lere çekti. Mansur Başkanımın desteğiyle Polatlı Ziraat Odası olarak Ankara’nın tüm ilçelerinde 3.30’dan alacağımızı açıkladık. 16 ilçemizden 446 ton nohut çiftçimizden aldık. Biz piyasaya girince tüccar alım fiyatını 4 liralara çıkardı. Kücük bir dokunuşunuz yetti başkanım. Aldığımız 446 ton nohudu Polatlı’daki depolarımıza çektik. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin talebi oldu nohudu sattık. Bu işlemden hem Ankara çiftçisi kazandı hem de belediyemiz kazandı marketlerde 10 lira olan nohudu beş liraya büyük şehre teslim ettik. Polatlı Ziraat Odası revan markasıyla nohutlarımız market raflarında yerini alacak.” dedi.

TARIMIN SİGORTASI HAYVANCILIKTIR

Çiftçinin köyde kalması için hayvanlığın desteklenmesi gerektiğini söyleyen Köseoğlu, “Tarımın sigortası hayvancılıktır. Çiftçinin köyden kopmamasının köye bağlamanın tek çaresi hayvancılık. Çiftçimiz hayvancılıkta büyük yatırımlar büyük tesisler yapıyor son on yılda büyükbaş hayvan sayısı 30 binden 100 bine, kücükbaş hayvan sayısı 130 binden 270 binlere cıktı. Son bir yılda yem fiyatlarına yüzde 100 zam gelmişken kuzu et fiyatları 28 lira civarında seyrediyor. Çiftçimiz zarar ediyor. Çiftçimiz hem zarar etmemek hem de borcunu ödemek için damızlık hayvanını satmaya çalışıyor. Müşteri bulamazsa damızlık hayvanını kestiriyor. Yem bitkisi tohumu vererek destek oluyorsunuz teşekkür ediyorum.” dedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.