KÖŞE YAZISI 11-01-2022 OSMANLI’NIN MUHTEŞEM DEVLET ADAMI MİTHAT PAŞA (2)

Bu haber 11 Ocak 2022 saat 13:58 'de eklendi.

Adliye Nazırlığı (Bakanlığı): Mithat Paşa, sadrazamlıktan azledildikten sonra dört sene boyunca kısa süreli görevlerde bulundu. İlk defa 1873’te getirildiği Adliye Nazırlığı görevinden birkaç ay içinde azledildi; Selanik’e vali olarak görevlendirildi; bu görev üç ay sürdü. 1875’te yeniden Adliye Nazırlığına getirildi ancak devletin büyüyen problemleri karşısında Sadrazam Mahmut Nedim Paşa’yı protesto için istifa etti.

1876’da Abdülaziz’in tahttan indirilmesiyle sonuçlanan askeri darbenin liderlerinden biri olmuş, aynı yıl padişah V. Murat’ın tahttan indirilerek yerine II. Abdülhamit’in tahta geçirilmesi olayında da belirleyici rol oynamıştır.

Abdülhamid döneminde 2. Sadrazam’lığı başlamıştır. Abdülhamid’in 23 Aralık 1876’da ilan ettiği Kanun-u Esasinin (Anayasa’nın)  mimarlarından biridir.

Padişah’ın devamlı müdahalelerinden bıkan Sadrazam Mehmed Rüşdi Paşa, daha fazla direnemeyip, yerine Mithat Paşa’yı önererek, görevinden istifa etti. II. Abdülhamid de onun yerine, gücünden çekinmesine ve sevmemesine rağmen, halka kendini çok sevdirmiş olan Mithat Paşa’yı sadrazamlığa atamak zorunda kaldı. Paşa Padişah’ın bu düşüncesini bilmekte ve ona güvenmemekteydi. Aralarında, hükümet yönetimi hakkında fikir ayrılığı, tahta çıkışı takip eden günlerde hatt-ı hümayun metninin hazırlanması ortamında başlamıştı. Mithat Paşa, düzenlenmesi kendisine bırakılan bu metne, şu ana fikirleri koymuştu: Osmanlı Devleti, Avrupa’nın büyük devletlerindendir. Onlarla çağın gelişmeleri yolunda yürümeye ve uyum içinde yaşamaya mecburdur. 1- Meşveret(dayanışma) yöntemini kabul edecektir. 2- Sarayın içindeki ve dışındaki memurların sayısı azaltılacak ve hanedanın saray masrafları kısılacaktır. 3- Suçu sabit olmaksızın hiçbir memur, yerinden atılmayacaktır. 4- Başıbozuk (eğitimsiz ve düzensiz) asker teşkilatı kaldırılacaktır. 5- Köle ve cariye ticareti, şeraite ve insanlığa aykırı bulunduğundan, saraydaki köleler ve cariyeler, azat edilerek hürriyetlerine kavuşturulacaktır.

Bu fikirlerden de anlaşıldığı üzere Mithat Paşa, Osmanlı Devleti’ni, bir Avrupa Devleti olarak görüyor ve bunun bir sonucu olarak, “Meşrutiyet idaresinin” kabul edilmesini gerekli buluyordu. II. Abdülhamid, bu fikirlerin hiçbirini kabul etmemiş ve tahta çıkışından 12 gün sonra, kafasına göre eski tarz bir hatt-ı hümayun yayımlamıştır.

Mithat Paşa’nın sadrazamlığı, ülke içinde ve dışında büyük memnuniyet yarattı. Herkes onun, Osmanlı Devleti’ni, içinde bulunduğu kötü durumdan kurtaracağına inanıyordu. İngiltere’nin İstanbul’daki elçisi, Osmanlı Hükümeti’ne yazdığı raporda, onu, “Hürriyet ve Meşrutiyet Türkiye’sinin yetiştirdiği en büyük adam” diye takdim ediyordu. Bismark da: “Mithat Paşa, asrımızın büyük adamlarındandır. Bana kalırsa şark işleri şimdi yoluna girecektir.” demek suretiyle Mithat Paşa’yı takdir ediyordu.

17 Aralık 1876’da Rüştü Paşa’nın “Mithat Paşa’nın entrikalarından korkarak” istifası üzerine sadrazamlığa atandı.

23 Aralık’ta II. Abdülhamid Mithat Paşa’nın hazırladığı anayasayı (bazı değişikliklerle) ilan etti. Aynı gün toplanan Tershane Konferansı Mithat Paşa’nın önderliğinde, Avrupa devletlerinin önerdiği barış koşullarını reddederek, Rus Ordusunun İstanbul Yeşilköy’e kadar gelerek büyük bir felakete dönüşecek olan 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşının (93 harbi) yolunu açtı.

Düşüş ve Sürgün: Padişah II. Abdülhamid 5 Şubat 1877’de Mithat Paşa’yı sadrazamlıktan azlederek, bir gemiyle ülke dışına sürdü. Bir süre Avrupa’da kalan ve ertesi yıl Girit’e dönmesine izin verilen Mithat Paşa, Aralık 1878’de affedilerek,

Suriye valiliği’ne atandı, ancak İstanbul’a gelmesi kesinlikle yasaklandı. İki yıl kadar süren Suriye valiliği sırasında yollar, köprüler ve okullar yaptırdı. Şam, Beyrut ve Akka’da geniş caddeler açtırdı.  Trablus şehri ile Mine kasabası arasında bir tramvay hattı kurdu. Dürzî isyanını bastıran Mithat Paşa’nın  Suriye’de bağımsız bir devlet kurma yolunda olduğuna ilişkin kuşkular üzerine, görevinden alınarak 1880’de Aydın (İzmir) valiliğine gönderildi.

Aydın Valiliği: 9 ay süren Aydın valiliği döneminde polis ve jandarma ekipleri düzenleyerek, suçlulara karşı ciddi bir uğraş verdi; daha önceki valinin başlattığı okul inşaatlarını tamamlattı. Bir sanat okulu yaptırdı. Urla, Çeşme ve Seferîhisar yollarını yaptırarak hizmete soktu. Bu esnada II.Abdülhamid, başta Sadrazam Sait Paşa olmak üzere Mithat Paşa’ya karşı yine kışkırtılmış ve Saray tarafından İzmir’e seryaverlerden biri suikast düzenleme amacıyla gönderilmiştir. Kendisi ve tüm ailesinin katledilmesi planlandıysa da önceden Mithat Paşa dostlarından bunu öğrenmiştir.  5 Mayıs 1881’de konağının bir askerî birlikçe sarılması üzerine Fransız konsolosluğuna sığınmak istedi. Fransa, Tunus’u ele geçirme planları yapmaktaydı ve Osmanlı Devleti ile ilişkilerini bozmak istemediğinden sığınma talebini geri çevirdi. Üç gün sonra hükümetin güvence vermesi üzerine teslim oldu.

İstanbul’a getirilen Mithat Paşa sarayda kurulan özel bir mahkeme (Yıldız Mahkemesi) tarafından Abdülaziz’in öldürülmesiyle suçlanarak yargılandı. Yargılamanın sonunda idama mahkûm edildi. II. Abdülhamid bu cezayı ömür boyu hapis cezasına çevirdi. Arabistan’da Taif Kalesi’ne sürülen paşa, 3 yıl burada sıkı denetim altında yaşadıktan sonra 8 Mayıs 1884 gecesi muhafızları tarafından boğularak öldürüldü. Bu cinayetin padişahın emri ile gerçekleştiği ileri sürüldü ise de bu konuda herhangi bir kanıt bulunamamıştır.

Mithat Paşa’nın cenazesi 1951’de Taif’ten getirildi ve 26 Haziran 1951’de Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın katıldığı bir törenle İstanbul’da bulunan Abide-i Hürriyet Tepesi’ne defnedildi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.