İKLİM KRİZİ BÜYÜYOR!

Bu haber 23 Ağustos 2021 saat 7:00 'de eklendi.

Tarımsal üretimdeki plansızlık, yüksek girdi düşük ürün fiyatları, su ve kuraklık sorunu, yaşlanan nüfus, tarıma gereken önemin, değerin-desteğin verilmeyişi, istikrarsız politikalar tarımsal üretimin önündeki en büyük engel. Buna bir de küresel ısınma kaynaklı aşırı hava olaylarının neden olduğu felaketler eklenince üretim yapmak gerçekten çok zor. Küresel iklim değişiklikleri tüm Dünyayı etkisi altına alırken, Polatlı’da da bu durum iyiden iyiye kendini göstermeye başladı. Özellikle bu yıl yaşanan kuraklık sebebiyle hububatta kaybımız yüzde 60’ın üzerine çıkarken, bu oranın çiftçiye maliyeti 100 milyon lirayı geçti! Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin 2021 Raporu bir kez daha gösterdi ki tarımsal üretim her geçen gün zorlaşıyor. Tarımda, özellikle aşırı kimyasal kullanımına dayalı, doğal kaynakları yok eden, çevreye zarar veren faaliyetler küresel ısınmaya neden oluyor. Aynı zamanda küresel ısınmadan da en çok etkilenen sektörlerden birisi tarım. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü yıllardır artan nüfusun gıda ihtiyacını karşılamak için 2050 yılına kadar mevcut gıda üretiminin yüzde 50 artırılması gerektiğine dikkat çekiyor. Sadece artacak olan nüfusun değil, bugünkü nüfusun da gelir durumu arttıkça gıda tüketimi artıyor. Bu nedenle gıda üretiminin önemi her geçen gün daha da artıyor. Farklı teknikler deneniyor. Laboratuvarda yapay et üretim denemeleri bunun bir örneği. Hayvancılık faaliyetleri ile ortaya çıkan ve küresel ısınmaya neden olduğu bilinen metan gazı salımının azaltılması için laboratuvarda yapay et üretimi deneniyor. Mevcut kaynaklarla ve her geçen gün daha da zorlaşan üretim koşulları ile 2050 yılına kadar artan gıda ihtiyacını karşılamak mümkün olacak mı? 2021 İklim Raporu’ndaki verilere bakıldığında gerekli önlemler alınmazsa 2050 yılına kadar gıda üretimi bir yana gezegen büyük bir tehlike altında. Raporu okudukça yaşanacak felaketlerin yaşamı nasıl tehdit ettiğini görebiliyorsunuz.

KURAKLIK, SEL, ORMAN YANGINLARI

“İklim Değişikliği 2021: Fiziksel Bilim Temeli Rapor”, insanlığın, tartışmasız, küresel ısınmaya neden olduğu ve gezegenin durumunu kalıcı olarak aşağıya çektiğini belirtiyor. Geçtiğimiz hafta ve aylarda, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu pek çok ülkede yangın, sel, kuraklık gibi yıkıcı hava olaylarına şahit olurken, raporda bugünden sonra bazı iklim etkilerinin geri döndürülemeyeceği riskine dikkat çekiliyor. Gerçekleştirilen tüm senaryolarda gezegenin en az 1,5 derece ısınacağı öngörülüyor. Emisyon azaltımı kapsamında en iddialı adımların atıldığı senaryoda dahi, 2030’lu yıllara gelindiğinde gezegen 1,5°C ısınıyor, yine bu yıllarda 1,6°C’yi aşıyor, ancak yüzyılın sonunda sıcaklıklar yeniden 1,4°C’ye düşüyor. Dünyadaki doğal yaşamın, daha fazla ısınma nedeniyle zarar göreceği öngörülüyor. Bu nedenle kara ve okyanus ekosistemlerinin kapasitesinin, iklim sorununu çözmemize yardımcı olma anlamında sınırlı etkisi bulunduğu öne sürülüyor. Değerlendirme Raporu’nun yayınlanmasından bu yana, iklim değişikliğinin neden olduğu aşırı hava olaylarının kanıtları hakkında önemli güncellemeler yapıldı. İnsan faaliyetlerinin belirli hava olaylarını ne şekilde etkilediğini değerlendirdikleri ilişkilendirme bilimindeki yeni gelişmeler sayesinde bilim insanları; aşırı sıcaklar, yağış, kuraklık ve tropik siklonların olasılığı ve şiddetindeki artışa ne şekilde katkı sunduğumuzu açıkça ortaya koyuyor.

TÜRKİYE’DE NELER YAŞANIYOR?

İklim değişikliğine bağlı aşırı hava olayları en fazla yaşam alanlarını etkiliyor. Türkiye’de sadece son 1 yılda yaşananlara bakıldığında kuraklık, sel, orman yangınları, aşırı sıcak, aşırı soğuk, hortum, don ve daha bir çok felaket yaşandı. Aşırı hava olaylarından etkilenmeyen çiftçi neredeyse yok. Her bölgede her çiftçi bir şekilde etkileniyor. Bu önümüzdeki yıllarda artarak devam edecek. Bu nedenle tarımsal üretim yapmak gerçekten çok zor. Tarımsal üretimdeki plansızlık, yüksek girdi düşük ürün fiyatları, su ve kuraklık sorunu, yaşlanan nüfus, tarıma gereken önemin, değerin-desteğin verilmeyişi, istikrarsız politikalar tarımsal üretimin önündeki en büyük engel. Buna bir de küresel ısınma kaynaklı aşırı hava olaylarının neden olduğu felaketler eklenince üretim yapmak gerçekten çok zor. Yeni şartlara uygun tarım politikasının mutlaka devreye alınması gerekiyor. Yukarıda saydığımız Türkiye’ye özgü sorunlara çözüm sağlayacak önlemlerin mutlaka alınması gerekir. Ayrıca, klasik, sadece felaket üzerine kurgulanmış sel, yangın, dolu, kuraklık sigortaları yerine verim kaybından kaynaklanan zararların, gelir kaybını karşılayacak sigortalarının devreye alınması gerekiyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.