Gök: Girdilerde yüzde 25-30 artış var ama satılan malda fiyat aynı

Bu haber 24 Ekim 2020 saat 10:07 'de eklendi.

Polatlı Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Örgüt Başkanlığını ziyaret eden CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, Türkiye’nin geldiği noktaya değinerek , “Her şey dövizle alakalı Bebek mamasındaki artış. Ben konuyla ilgili diğer bir bakana sordum Ticaret Bakanı’ da diyor ki; dövizde ki artış nedeni ile artıyor.  Şimdi Ticaret Bakanı, ekonomi Berat Albayrağ’ı yalanlıyor ve ona bir gerçeği hatırlatıyor” ifadeleriyle savrulan Türkiye’nin iyi yönetilememesinin nedenleri olduğunu söyledi. Milletvekili Gök, Sürdürülebilir ekonomiye de değinerek girdilerde artış yaşandığını fakat malların aynı fiyatta satıldığını hatırlatarak geçmediğimiz otoyolların, havaalanlarının parasını bizler ödüyoruz” dedi.

TÜRKİYE’NİN İYİ YÖNETİLEMEMESİNİN NEDENLERİ VAR

Gök, “ Çankaya’da KOBİ’leri ziyaret ettik.  Orada da dertler aynı 6 ay önceki döviz fiyatı ile şimdiki döviz fiyatı farklı ama sanayicilerimizin sattığı fiyat aynı. Yani girdilerde yüzde 25-30 artış var. Ama sattığı mal aynı fiyat. Bu sürdürülebilir bir ekonomi değildir. Nitekim özellikle dövizlerde ki dalgalanmaları durduramıyorlar.  Dolar bir düşüyor, küçük bir düşüş var ama yükselen bir artış var. Bu savrulan Türkiye’nin iyi yönetilememesinin nedenleri var.  Biliyorsunuz geçtiğimiz haftalarda Ekonomi Bakanı Berat Albayrak,  benim döviz kuruyla işim olmaz, ben dövize bakmıyorum dedi ama herkes dövize bakıyor değerli arkadaşlarım çünkü her şey dövizle alakalı. Geçtiğimiz haftalarda Uğur Dündar köşesine taşıdı; bebek maması,  Bebek mamasındaki artış. Ben konuyla ilgili diğer bir bakana sordum Ticaret Bakanına; Niçin bu artış oluyor?  Ticaret Bakanı’ da diyor ki; dövizde ki artış nedeni ile artıyor.  Şimdi Ticaret Bakanı, ekonomi Berat Albayrağ’ı yalanlıyor ve ona bir gerçeği hatırlatıyor ” dedi.

AŞİRET TOPLULUĞU İLE TÜRKİYE YÖNETİLMEYE ÇALIŞILIYOR

Gök, “Kardeşim seni döviz ilgilendirmiyor ama bebek mamasındaki artış nedeni dövizde ki artış. Bu her kalemde böyle. Bu savrulabilir Türkiye var iyi yönetilemeyen bir Türkiye var. Neden; Bir saray var sarayın damadı var.  Aşiret topluluğu ile Türkiye yönetilmeye çalışılıyor. Ve bunun altında Türkiye’de kuralların ve kurumların çökmesi var. Şimdi Türkiye’de en üst mahkeme anayasa mahkemesidir.  Anayasa mahkemesinin verdiği kararlar kesindir.  Ve anayasamıza göre; anayasamızın verdiği kararlar, beli bağlar, kaymakamı, Vali’yi bağlar, Cumhurbaşkanını bağlar herkesi bağlar. Şimdi geçtiğimiz haftalarda bir kriz yaşandı Türkiye’de ve halen yaşanıyor. Milletvekilimiz Enes Berberoğlu ile ilgili anayasa mahkemesinin verdiği kararı bir alt mahkeme davanın görüldüğü mahkeme tanımadı. Yeniden yargılamanın yapılması ve hak ihlalinin giderilmesi bu bir ciddi devlet krizidir.  Yani anayasa mahkemesi eğer diğer mahkemeler ve yöneticiler tarafından tanınmıyor ise artık Türkiye’nin demokrasisi, anayasası ciddi bir şekilde  sorgulanır, ve nitekim sorgulanıyorda” dedi.

BÖYLE BİR TABLO TÜRKİYE’YE YAKIŞAN BİR TABLO DEĞİLDİR

Gök, “Türkiye savruluyor. Türkiye kuralsız bir toplum haline geldi. Türkiye aşiret bir toplum haline geldi.  Anayasa mahkemesinin kararını beğenmekte beğenmesekte ki bizde çoğu kararını beğenmiyoruz ama sonuçta yasa olarak  tanımak zorundayız. Eğer bir iktidarın; atadığı mahkeme başkanı ve üyeleri anayasa mahkemesi kararını tanımıyorsa hükümet arka çıkıyorsa Türkiye’nin geldiği nokta artık çok şey söylemesi dahi gerektirmiyor.  Hukuka güvenmezsek neye güveneceğiz?  Her şeyin başı bir adalet ve hukuktur. Bir hukuk nizamı ortadan kalktığı zaman bu işte aşiret devletleri ortaya çıkar ben Ülkeyi zorla yönetiyorum anlayışı çıkar.  Bunu kimseye kabul ettiremezler CHP’ya asla kabul ettiremezler.  Dünyaya kabul ettiremezler. Böyle bir tablo Türkiye’ye yakışan bir tablo değildir. Böyle bir tablo da ekonomi savruluyor Niçin?  Yabancı sermayede bakıyor ki Türkiye’de en üst mahkemede alınan kararlar uygulanmıyor, ben neden yatırım yapayım deniliyor.  Geçtiğimiz aylarda Türkiye’den çok ciddi yabancı sermaye çıktı yurtdışına Niye? Güvenmiyorlar. Bir itilafım olsa ben ne olacağım diyor.  Bunları yapıyoruz. Çiftçimize para vermiyoruz” dedi.

İSTANBUL BELEDİYE BAŞKANI EKREM İMAMOĞLU TOPLANTIYA KABUL EDİLMİYOR

Gök, “Salgın hastalıklar Bakan bir açıklama yapıyor. İstanbul’da bir toplantı yapıldı. Sağlık Bakanı İstanbul’da bütün bürokratları topluyor Vali var, emniyet Müdürü var. Sağlıkla ilgili tüm bürokratlar var. Koskoca İstanbul’da.  İstanbul’da ki salgını geldiği boyutu değerlendirmek için bir toplantı yapılıyor ve İstanbul’un seçilmiş Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu o toplantıya davet edilmiyor.  Şimdi böyle bir Türkiye’yi yönetmeleri mümkün mü bu iktidarın?  16 milyonduk İstanbul’da bileğinin hakkıyla seçilmiş bir Belediye Başkanı var ve İstanbul’un salgın meselesi konuşuluyor.  İstanbul Belediyesi de bu salgınla mücadele veriyor ama İstanbul Belediyesini görmeyen bir devlet anlayışı. Gök, “Sağlık Bakanı vaka sayılarını tam açıklamayarak zaten büyük bir itibar kaybına uğradı. Şimdi bir de grip aşısı meselesi çıktı.  Türkiye’ye getirilen aşı miktarına 1 buçuk milyon olarak telaffuz ediyorlar. Aşka ülkeler 7 milyon 8 milyon doz buluyorlar, Türkiye 1 buçuk milyon bu aşıyı da kimin kullanacağı belli değil.  Dün bir seçmenimiz aradı; “  eşim 74 yalında önceki yıl kalp stepi takıldı.  Tansiyon hastası bize grip aşısı yapmıyorlar diyorlar”  Yani şimdi E-Nabıza gireceksiniz, E- Nabızdan derlerse ki sen risk faktöründesin o şekilde öyle kategoriler koymuşlar ki kimsenin Türkiye’de bu risk grubuna girmesi mümkün değil. 80 yaşındaki bir insan risk tablosunda değil midir? Salgını Yönetemiyoruz, bir grip aşısını Türkiye’de bulamıyoruz.  Grip aşısının fiyatına 74 TL rakam koymuşlar.  Tüm 83 milyonu aşılasanız,  6 – 6 buçuk milyar gibi bir rakam yapıyor.  Şehir hastanelerine müttehitlere vereceğimiz para 60 milyar lira para.  Bakın çarpıcı rakamlar söylüyorum sizlere” dedi.

GEÇMEDİĞİMİZ OTOYOLLARIN PARASINI ÖDÜYORUZ

 Gök, “Otoyollarda geçmediğimiz otoyolların parasını ödüyoruz.  Kullanmadığımız havaalanlarının parasını ödüyoruz. Niye Devlet Yap- işlet modeli ile yaptırıyor. Örneğin Kütahya havaalanı yaptırıldı geçtiğimiz yıllarda Kütahya havaalanına denildi ki buradan 1 milyon yolcu uçacak anlaştılar eksik kalan kısmı devlet ödüyor firmaya. Kütahya havaalanında uçan yolcu sayısı 100- 150 bin civarında yıllık ama biz 1 milyonluk sözleşme yaptığımız için geri kalan farkı sen ödüyorsun ben ödüyorum Bilal Bey ödüyor, Çoluğumuz çocuğumuz ile ödüyoruz. Geçmeyen köprülerden dolayı müttehitlere para ödüyoruz devlet bunu kendisi yapsaydı şimdiye kadar çoktan masrafını çıkarmış borcu da olmayacaktı. Böyle bir acı gerçekle Türkiye ne yazık ki yaşıyor her alanda savruluyoruz. ” dedi.

TÜRKİYE EĞİTİM ALANINDA DA SAVRULUYOR

Gök, “Köyde uzaktan eğitimin alınması için Köyde elektriğin olması, düzenli bir internetin olması lazım ve televizyonun olması lazım bana her gün onlarca şikâyet geliyor. Birçok köyümüze elektrik kesintisi bir geliyor 6 ya da 7 saat yok bir kere elektrik yok. İnternet yok.  Birçok yerimizde televizyonda yok.  Uzaktan eğitimi sağlayacak alt yapımızda yok. Bir başka sıkıntılı tablo buradaki öğretmenler nasıl bilmiyorum ama Sağlık Bakanlığı bu covid-19’u takip etmek için filyasyon ekipleri kuruyor.  Ankara’nın okullarında müdürler,  müdür yardımcılarını görevlendirdiler burada da var. Şimdi ne oluyor okulların bir kısmı açıldı 1. Sınıflar 5. Sınıflar falan okulun müdürü, müdür yardımcıları covid hastalarını işte kimleler temas ettiler onlara gidiyorlar, bu atanamayan bir sürü sağlık teknisyeni var onları işe almıyoruz, Milli Eğitim Bakanlığı’nın müdürlerini, müdür yardımcılarını, öğretmenlerini hastalığı takip için gönderiyoruz. Filyasyon ekibine şimdi müdür gidiyor, müdür yardımcısı gidiyor, öğretmenler gidiyor okula geliyorlar e okuldaki öğrenciler biz filyasyonu takip edeceğiz derken o müdürler müdür yardımcıları potansiyel bir taşıyıcı olarak geliyorlar bizim yavrularımızla birlikteler” dedi.

BU İKTİDAR KAYBETTİĞİNİ DE GÖRDÜKÇE OTORİTER BİR YAPIYA BÜRÜNMEYE ÇALIŞIYOR

Gök, ”Şimdi neresine vurursak döküleceğimiz bir Türkiye var, bu böyle gitmez değerli arkadaşlar bu böyle gitmez bu Türkiye’nin bu tablosunu değiştirmek hepimizin elinde bunu da yapacak gücümüz var potansiyelimiz var. Ben her yerde görüyorum bu iktidar kaybettiğini de gördükçe gittikçe de otoriter bir yapıya bürünmeye çalışıyor. Baskıyla toplumu baskılayarak korkutmaya sindirmeye çalışıyor ama kimsenin korktuğu yok sindiği yok son geldiğimiz nokta Türkiye’de her şey iyi güllük gülistanlık derken hükümetin diğer ortağı bir askıda ekmek kampanyası ile zaten fazla söze gerek bırakmayacak şekilde Türkiye’nin geldiği tabloyu ortaya koydu” dedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.