DURUKAN: İKTİDAR ÇİFTÇİYİ MAĞDUR ETTİ

Bu haber 01 Kasım 2021 saat 11:13 'de eklendi.

İYİ Parti Polatlı İlçe Başkanı Muharrem Durukan, yönetimi ve İYİ Parti Ankara Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Adnan Sezgin ile birlikte Beyceğiz Mahallesindeki soğan tarlalarında incelemelerde bulundu. İncelemeler sonrası değerlendirmelerde bulunan Durukan, “İki yıl önce soğan üreticisini stokçu ilan eden terörist ilan eden iktidar bugün soğan üreticisinin halini niye görmüyor” dedi.

ÇİFTÇİ NASIL ÜRETECEK

Çiftçi ve üreticinin mağdur edildiğini belirten Durukan, “Beyceğiz Köyünde Hacı İbrahim Çelik ve Hamza Çetinkaya’nın tarlalarında yerinde incelemelerde bulunduk. Bu yıl soğan tarlada kaldı. Çoğu üretici soğanını sökemedi, söken de çuvallatamadı .Soğan şu an piyasada 40 kuruş alan da yok, alan olsa o da peşin para vermiyor. Çiftçilerle görüşmelerimizde soğan tarlalarında koyunların otlatıldığını ve soğanların tarlada kaldığını tespit ettik. İki yıl önce soğan üreticisini stokçu ilan eden terörist ilan eden iktidar bugün soğan üreticisinin halini niye görmüyor. Çiftçi bu yıl tarlasını süremedi. Mazot 8 TL, buğday tohumu 5 TL, arpa tohumu 4 TL, gübre 9 lira olmuş. Bu çiftçi nasıl ekecek nasıl üretecek. Çiftçi perişan hayvancılıkla uğraşanlar hayvanlarını elden çıkarıyor. Yem fiyatları astronomik rakamlara ulaştı. Et süt para etmiyor. Üreticiler, çiftçiler bu AK Parti iktidarı tarafından mağdur edildi, perişan edildi.” dedi.

ÇİFTÇİMİZ KADERİNE TERK EDİLDİ

İktidarın uyguladığı tarım politikasıyla çiftçinin kaderine terk edildiğini söyleyen Muharrem Durukan, “Çiftçinin kullandığı gübre pahalı, tohum pahalı, ilaç pahalı, mazot pahalı, sulama elektriği pahalı, vergiler yüksek, destekler yetersiz, ithalatla çiftçiyi üretimden koparıyorsunuz. Sonra da etiketlerdeki fahiş fiyata suçlu arıyorsunuz. Suçlu belli değil mi? Yurtdışından buğday ve arpa ithal etmek yerine hükümet, perişan halde olan çiftçiye yardım etsin. Tarımsal üretimde ülkenin en önemli merkezlerinden biri olan Polatlı’da da çiftçilerimiz büyük sıkıntı içerisinde. Destek vereceğiz diyorlar, ekim zamanı geçti hala kuraklık desteği çiftçinin hesabına yatmadı. Çiftçinin ihtiyacı varken verilmeyen desteğin çiftçiye ne faydası var. Çiftçi borç alarak, kredi çekerek ekim yaptıktan sonra verilecek destek çiftçinin ne işine yarayacak. Anca çekilen kredilerin faizlerini ödemeye yarar. Türkiye’nin birçok bölgesi tarım üretimi açısından el verişli topraklara sahip. Ülkenin kalkınması tarımın kalkınmasından geçiyor. Ama iktidarın yanlış tarım politikalarıyla çiftçi adeta kaderine terk ediliyor.” dedi.

ÇİFTÇİ KÖYLERİ TERK EDİYOR

Para kazanamayan çiftçinin köyleri terk ettiğini ifade eden Durukan; “Çiftçi para kazanamadığı için köyleri terk ediyor. İktidar yanlış tarım politikalarıyla ülkedeki tarımı bitirme noktasına getirdi. Tarımdan para kazanılmadığı için gelecek nesil köylerde durmayı tercih etmiyor. Tarım politikası doğru şekilde uygulanarak köylerin boşalmasının önüne geçmek gerekiyor. Eğer ki bu durumun önüne geçilmezse köylerde yaşayan vatandaş kalmayacak. Köylerin boşalması demek tarımsal üretimin durması demektir. Buda her üründe dışarıya bağımlı olmamıza sebep olacak. Burada Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Köylü milletin efendisidir’ sözü daha da anlam kazanmış oluyor.” dedi.

İKTİDAR YÖNETEMİYOR

İktidarın artık ülkeyi yönetemediğini belirten Muharrem Durukan, “Artık iktidar yönetemez halde. Çok zor bir durum, gidişin işaretleri. Yönetemiyorlar, yönetemeyecekler o yüzden değişim şart, ülke değişim istiyor. Bu değişimi de Başbakan olarak Genel Başkanımız Meral Akşener gerçekleştirecek. Genel Başkanımız Meral Akşener önderliğinde tarım, turizm ve teknoloji alanında, Türkiye’yi mutlu edecek, büyük projelerimiz var. Bunları, süratle devreye alacağız. Üretimi destekleyeceğiz. İnşaata dayalı ekonomi modelinden çıkıp, sanayisiyle, tarımla hızla kalkınan Türkiye hedefimizi, hayata geçireceğiz.” dedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.