DEMİR: ABD, ÖNCE KENDİ ARKA BAHÇESİNE BAKSIN

Bu haber 27 Nisan 2021 saat 8:00 'de eklendi.

AK Parti Polatlı İlçe Başkanı Aysel Demir, 1915 olaylarının soykırım olarak nitelendirilmesi konusunda sert bir açıklama yaptı. 1915 Ermeni tehcirinin zorunlu bir gereklilik olduğunu söyleyen Demir; “Bu taraflı ve iftira dolu ithamlarını yalanlıyoruz, kınıyoruz ve de reddediyoruz.” dedi.

1915 ERMENİ TEHCİRİNİN ZORUNLU BİR GEREKLİLİKTİ

AK Parti Polatlı İlçe Başkanı Aysel Demir, 1915 olaylarıyla ilgili soykırım ifadesinin kullanılmasıyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; “Tehcir Kanunu ile asayişi bozan, silahlı saldırılar yapan ya da yapma ihtimali bulunan isyancıların, casusların ve vatana ihanet edenlerin veya etme ihtimali bulunanların tehciri isteniyordu. Hükümet bu işi hızlandırıp kolaylaştırmak amacıyla 10 Haziran 1915’te bir yönetmelik yayımlayarak tehcir konusundaki eksiklikleri gidermeyi amaçlamıştı. Bu yönetmelikle, tehcire tabi tutulan Ermenilerin mallarının değerlerinin tespit edilip kayıt ve koruma altına alınması, mevcut taşınır malların arasında bozulabilir olanlarının bir heyet tarafından açık artırma ile satılarak gelirlerinin sahibi adına, sahibi belirlenemez ise eşyanın bulunduğu köy ve kasaba adına mal sandıklarına emanet edilmesi, Ermenilerin geri dönecekleri tarihe kadar geçecek sürede yapılan işlemlerden, mal tespitlerinden, açık arttırmalardan vb. konulardan yerel yöneticilerin birinci derecede sorumlu olmaları hükme bağlandı.”

OSMANLI DEVLETİ DİKKATLİ BİR ÇALIŞMA YÜRÜTTÜ

Osmanlı Devleti, tehcir kararını verirken o yörede ikamet eden Ermenilerin tamamının isyan edip etmediğini dikkate aldı. Bu nedenle tehcirin ilk günlerinde Urfa’nın bazı yöreleri ile Birecik, Erzurum, Aydın, Trabzon, Edirne, Samsun, Çanakkale, Adapazarı, Halep, Bolu, Kastamonu, Tekirdağ, Konya ve Afyonkarahisar’da yaşayan Ermeniler bu sevkiyatın dışında tutuklu. Ancak daha sonraki günlerde isyanların bu bölgelere yayılması veya yayılma ihtimali göstermesi üzerine buralarda da tehcir uygulamasına geçildi. Yine de her şeye rağmen zararlı faaliyetlerde bulunmayan Ermeniler ile tüccar ve esnaf olan Ermeniler sevk kapsamı dışında tutuldular. Aynı şekilde Ermeni mebuslar, öğretmenler, memurlar ve subaylar ile onların aileleri tehcire uğramadılar. Ayrıca hasta ve engelli Ermeniler ile Protestan ve Katolik Ermeniler de göç ettirilmediler. Bununla birlikte İtilaf Devletleri haksız propagandalarla Osmanlı Devleti’ni suçlayıcı bir siyaset izlediler. Batıdaki basın organları da olayları saptırarak vermeyi tercih ettiler.”

SOYKIRIM GÖRMEK İSTEYENLER KENDİ TARİHİNE BAKSIN

“Batının bu taraflı ve iftira dolu ithamlarını yalanlıyoruz, kınıyoruz ve de reddediyoruz. ABD, önce kendi arka bahçesine baksın ,üç yüz milyon Amerikan yerlisine ne olmuş, dünyanın her yerinde akan mazlum kanlarından emperyalist ve zalim ABD ve batılı kapitalist yandaşları sorumludur. 26 şubat 1992 de dağlık karabağda Hocalı katliamı hala hafızalarımızda. Azerbaycan’ın resmî açıklamasına göre saldırıda 106’sı kadın, 83’ü çocuk olmak üzere toplam 613 Azeri ölmüştür. Türk tarihinin hiçbir döneminde ne mezalimlikle nede soykırımla karşılaşmak mümkün değildir. Ermeni mezalimini en iyi anlatan ve resmi belge niteliğini haiz olan; Başbakanlık Devlet Arşivlerinin açıkladığı 1910-1922 yılları arasında Ermeni çetelerin yaptığı katliamların tarih ve yerleri belgelerle mevcuttur.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.