CAN HASTANESİNDE CAN BULDUM

Bu haber 09 Nisan 2021 saat 8:00 'de eklendi.

Diyabet yani şeker hastalığı, toplumda en sık görülen kronik hastalıklardan biri. Diyabet hastalarının beşte birinde ise hayatlarının bir döneminde ayakta geçmeyen yara veya enfeksiyon gelişiyor. Bu enfeksiyon iyi tedavi edilmediğindede ayağın ya da bacağın kaybına kadar varabiliyor. İlçede de bu hastalığı geçirmiş olan Kamil Serttaş diyabet hastalığından dolayı ayağı kesilmek üzereyken Özel Polatlı Can Hastanesi’nde uygulanan Geleneksel Tamamlayıcı Tıp (GETAP)’ın bir bölümü olan ozon terapi tedavisiyle sağlığına kavuşuyor.

SERTTAŞ: CAN HASTANESİ’NDE CAN BULDUM

15 yıldır diyabet hastası olduğunu belirten Kamil Serttaş; “Tekel bayide çalışıyordum. Soğuk kış günlerinde ayakkabımızı mecburen sıkı giyiyorduk. Bir gün eve geldiğimde ayaklarımın şiştiğini farkettim. Hemen en yakın acile gittik, orada su toplayan yerlerin suyunu akıttılar. Sonra buna bizim yapabileceğimiz bir şey yok, sabah ortopediye gitmen lazım dediler. Ortopediye gittiğimde de şeker hastalığımdan dolayı dahiliye bölümüne yönlendirdiler. Dahiliye bölümündeki cerrah bana yatış verdi,15 gün hastanede kaldım. Ama bu yattığım süre içinde parmaklarım morarmaya başladı. Senin durumun kötüye gidiyor diye Ankara’ya sevk ettiler.Bir üniversite hastanesine sevkim gerçekleşti. Doktor parmaklarıma bakarak muayene etti. Sonra doktor beni Polatlı’daki bir doktora yönlendirerek parmaklarımın kesilmesi gerektiğini söyledi. 7 parmağında kesilecek dedi. Eşim büyük bir tepkiyle bunun başka çaresi yok mu diye çıkıştı. Sonra ben tekrar Polatlı’ya geldim .Burada Kalp Damar Cerrahisi” Kamil bir doktorun demesiyle parmakların kesilmez “dedi. Bunun için bir çok bölümün uzmanının bir araya gelerek karar vermesi gerek dedi. Bir süre ilaçlarla kremlerle hayatımı sürdürdüm. Daha sonra Özel Polatlı Can Hastanesi’nde görev yapan Ortopedi ve Travmatoloji bölümü Op. Dr.Savaş Seçen hocaya geldim. Savaş Hoca ozon terapi tedavisini anlattı.Kabul ettikten sonra bu alanda Uzman Doktor Alper Hocayla tanıştık. Bana gereken tedavilerimi yaptı ,ona teşekkürlerimi bir borç bilirim. Tedavilerim hala devam ediyor,hayatım kurtuldu,çok ilgilendiler. “dedi.

ÜNAL: OZON TERAPİ TEDAVİSİ OLDUKÇA ETKİLİ BİR YÖNTEM

Özel Polatlı Can Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Alper Cem Ünal, diyabetin toplumumuzda çok sık görülen bir hastalık olduğunu dile getirerek; “Kan şekerinin yüksekliğiyle ifade edilir. Bir çok tipi vardır.Tip 1’de insülin yoktur,Tip 2’de insülin yine yoktur ama insüline karşı direnç vardır.Diyabet hastalığı özellikle damar ve sinir yapısını bozar. Dolayısıyla vücudun tüm organlarında komplikasyonlar oluşur. Diyabet retinayı bozar, böbrek yetmezliğine kadar gider, damar bozukluğu oluşur. Bir çok organda rahatsızlıklar oluşur ,bunlardan bir tanesini de diyabetik ayaktır. Ayaklara yeteri kadar kan gitmez. Diyabetik ayaklarda damarlar daralır ve tıkanır. Dolayısıyla bu yaralar zamanlar ilerler. Bunlar da genel olarak dahiliye, plastik cerrahi gibi bölümlerde direk kesilir. Her ne kadar ilaç verseniz de bir yere kan gitmiyorsa, orası iyileşmez. Dolayısıyla o yara bütün vücuda yayılmasın diye orayı keserler. Tıptaki bu mantık doğru fakat biz bunları doğal tıp yöntemiyle kurtarmak için çabalıyoruz. Bunlardan bir tanesi ozon terapidir. Ozon ve sülük tedavisi birlikte yapıldığında o bölgenin kanlanması artar. Ozon terapi ayrıca bağışıklık sistemini düzenler ve yara iyileşme mekanizmasını harekete geçirir. Dolayısıyla bu tedaviler iyi bir hekim altında doğru dozlarla uygulandığında iyi bir tedavi yöntemi haline gelir. Kamil bey de bunun örneğidir.Hala kontrollü olarak tedavilere devam ediyoruz. İl dışından da aynı hastalıktan bize başvuran hastalarımızda başarı sağladık. Yani ozon terapisi diyabet konusunda oldukça etkili bir yöntemdir. Tabi başarı oranı kliniğin tecrübesi ve hastanın bağışıklık sistemiyle doğru orantılıdır. Hastalığın çok ilerlememiş olması gerekiyor. “dedi. Haber/GİZEM UÇAR

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.