AYDIN: İNSANLAR KÖTÜ POLİTİKALAR SEBEBİYLE TARIMDAN KAÇIYOR ÇÜNKÜ KAZANAMIYOR!

Bu haber 11 Temmuz 2020 saat 9:36 'de eklendi.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın’ın Polatlı ziyaretindeki duraklarından biri de Polatlı Ziraat Odası oldu. İYİ Parti İl Başkanı Yetkin Öztürk ve İYİ Parti Milletvekili Halil İbrahim Oral’ı ağırlayan Polatlı Ziraat Odası Başkanı Zekai Köseoğlu, toplantıda önce Polatlı tarımına ilişkin hazırlanan tanıtım filmini izletti ve tarımın genel yapısı hakkında bilgiler verdi.

KÖSEOĞLU: VERENİ DE ÜRETENİ DE UNUTUYORUZ

 Polatlı Ziraat Odası Başkanı Zekai Köseoğlu, “Yıllık büyük oranda ekmeği israf edip, çöpe atıyoruz. Ürettiğimiz tarımsal ürünlerin yüzde 25’i çöpe gidiyor. BM verilerine göre dünyada açlık ve yetersiz beslenme yüzünden her gün 17 bin her yıl 6 milyon çocuk hayatını kaybediyor. 900 milyon kişi her gün yatağından aç kalma korkusu ile kalkıyor. Her yıl nüfusumuz 1 milyon 250 bin civarında artıyor. 2023 civarında 86 milyon 2040 yılında 100 milyonu bulacağı tahmin edilmekte. İnsanlarımıza hiçbir ülkeye muhtaç olmadan doyurabilmemiz için verimli ve kaliteyi artırmamız gerekiyor” dedi.

TARIM İHMAL EDİLEMEZ

 Köseoğlu, “Çiftçimizin para kazanmasını sağlayıp köyünde tutmamız şart. Her vatandaşımız şunu iyi bilmeli ki huzurumuzun ve mutluluğumuzun tek teminatı tarım sektörüdür. Tarımın ihmal edilemeyecek bir sektör olduğunu her vatandaşımıza anlatmamız gerekir. Hepimizin amacı çocuklarımıza tarıma ve gıda da kimseye muhtaç olmadan kendi kendine yeten huzurlu bir ülke bırakmaktır” dedi.

BİRÇOK SEKTÖR TARIMA DAYALI DOĞUYOR

 Köseoğlu, “ Ülkemiz tarımı öylesine büyük öylesine önemli bir sektör ki ürettiği ürünlerle birçok sektörün doğmasına ve yaşamasına vesile oluyor. Ülkemizde 200 bin bakkal ve market var 75 bin kahvehane var. Kahvehanenin tarım ile ilgili olduğu kimsenin aklına gelmez. Çayını da çiftçimiz üretiyor, şekerini de çiftçimiz üretiyor. Böyle bir kültürün doğması çiftçimiz sayesinde olmuştur. 50 bin lokanta var 30 bin ruhsatlı 15 bin ruhsatsız fırınımız var. Ülkemizde her gün 550 Pazar kuruluyor. 850 bin kişi çalışıyor evine ekmek aş götürüyor. Ülkemizde tarım sektörü 120 milyon ton ürün üretiyor. 12 milyon kamyona bir seferlik iş veriyor. Çiftçimiz üretmeseydi tarımımız olmasaydı bu saydığım sektörlerin hangi birisi olurdu hangi birisi kurulurdu ” dedi.

 83 MİLYON İNSANIMIZIN KAYGISI OLMALI

Köseoğlu, “TÜİK verilerine tarım ülke nüfusunun yüzde 20’sini istihdam ediyor. Saydığım sektörlerden dolayı bu oran yüzde 50- 60’ları bulur. Bunun için tarım ülkemizde çiftçilik yapan 2 milyon 200 çiftçinin derdi olmamalı ülkemizde yaşayan 83 milyon insanımızın kaygısı olmalı. Ankara’mız tarımsal arazi varlığı olarak ülkemizin ikinci büyük ili Polatlı’mız ise 2 bin 200 dekar tarım arazisi ile Ankara’mızın en büyük tarımsal potansiyeline ait ilçesi her yıl çiftçimiz 1 milyon 500 bin dekar hububat ekiyor ve ortalama 600 bin ton ürün üretiyor. 23 bin dekar nohut ekimi ile 3 bin 500 ton nohut üretiyor. 2 bin dekar kimyon ekimi ile 200 ton kimyon üretiyor. 20 bin dekar kanola ekimi ile 7 bin ton üretiyor. Üretimin yoğun oluşu çiftçimizin kaliteli buğday üretmesi Polatlı Ticaret Borsasını güçlü hale getiriyor. 30’un üstünde il ve ilçeden hububat geliyor ” dedi.

YILLIK 1 MİLYON ÜZERİNDE ÜRÜN TİCARET BORSASINDA İŞLEM GÖRÜYOR

 Köseoğlu, “Yıllık 1 milyon tonun üzerinde ürün Ticaret Borsasında işlem görüyor. Polatlı’mızda tarımsal üretimin yoğun oluşu tarımsal sanayinin gelişmesine de neden olmuş. 11 tane un fabrikamız, 4 tane yem fabrikamız, 100’ün üzerinde tarımsal makine ekipman üreten firmamız bunun servisi yapan firmamız var. 3 bin civarında hayvansal işletme ile 100 bin büyükbaş, 260 bin küçükbaş, 3 milyon 500 bin kapasiteli etlik pamuk tesisi, 300 bin adet yumurta tavuğu, 3 tane mezbahane, hayvansal dışkılardan elektrik üretimi yapan 3 tane de tesisimiz var. Tarımsal üretimin yoğun oluşu iş gücü kullanımını da arttırıyor. Sadece soğan ve pancarda 2 milyon kişiye bir günlük iş veriliyoruz. Üretilen ürünlerin nakliyesi için 150 bin kamyona bir seferlik iş veriyoruz. Özellikle İç Anadolu Bölgesi karasal iklime sahip olduğu için kışları ve baharı yağmur alır yazları kurak geçer” dedi.

 AYRILAN ÖDENEKLER BAŞKA BARAJLARA AKTARILIYOR

 Köseoğlu, “Yıllık ortalama Ankara’mız 397 milimetre yağış alırken Ege bölgesi 630 milimetre, Akdeniz Bölgesi 775 milimetre, Karadeniz Bölgesi 885 milimetre, Doğu Anadolu Bölgesi 590 milimetre, Güneydoğu Anadolu Bölgesi ise 540 milimetre ortalama yağış alıyor. Görüldüğü gibi Ankara’mız ülkemizin en az yağış alan bölgesidir. Tarımsal arazi varlığı olarak ülkemizin ikinci büyük ili olmasına rağmen sulama yatırımlarında en az yatırım alan ilimiz ve ilçemiz. 2015 yılında temeli atılan 2017 yılında bitmesi planlanan Gökpınar Barajı halen bitirilmedi ayrılan ödenekler başka barajlara aktarılıyor” dedi.

ANKARA ARMUDUNA EKONOMİK DEĞER KATILMALI

 Köseoğlu, “İlk defa 2007 yılında kesilmeye başlayan Sakarya Nehri ve Porsuk Çayı çiftçilerimize çok büyük zararlar verdi. Ülkemiz ekonomisine de çok büyük zararlar verdi. Soğan üretiminin düşmesi kriz bile çıkardı geçmişte. Her kesildiğinde 15 köyümüz etkileniyor yaklaşık her kesildiğinden 100 milyar çiftçimiz zarar ediyor. Polatlı’mızın dört bin dekar meyvelik alanı var ama bunların büyük bir bölümü atıl durumda ekonomiye kazandırılmıyor. Ankara armuduna ekonomik değer katılması için çalışma yapılmalı çiftçimiz para kazanırsa meyve ağaçlarını korur ve bakar ” dedi.

HER TRAKTÖRE 8 TANE MAKİNE DÜŞÜYOR

 Köseoğlu, “250 bin civarında Ankara çiftçisin tarımsal mekanizasyonu var. Her traktöre 8 tane makine düşüyor. Bunların büyük bir bölümü yılda bir iki gün kullanılıyor meblağsı da 60-70-80 milyon civarındadır. Bunun yerine çiftçimizin boştan yere bu malzemelere para yatırmasını önlemek için Ziraat Odası olarak biz makine ekipman almaya başladık ama bütçemiz bunların hepsini almaya el vermiyor. Bunun için bir proje yapılması gerekir diye düşünüyorum. 260 bin küçükbaşımız varken bunların sütü ekonomiye kazandırılmıyor. Çiftçimiz sağıncı bulamıyor köylerde seyyar sağ üniteleri ile köyler gezilerek veya her köye birer tane alınarak çiftçimizin sütten de para kazanmasını sağlamamız gerekiyor. Yün para etmiyor kırkıncının dâhil parası yünden çıkmıyor” dedi.

 POLATLI DEPOLAMI ALANI KONUSUNDA AVANTAJLIDIR

 Köseoğlu, “Polatlı’mız ülkemiz soğan üretiminin yüzde 25’ini üretiyor ama çiftçimiz para kazanamıyor. Üretim maliyetleri çok yüksek Polatlı’mızda soğan ekilen 85 bin dekar alanın üretim maliyeti 255 milyar bu maliyeti 150-170 milyara düşürme imkânımız var. Adana soğanı ve Hatay soğanı da depoda bekleme imkânı yok. Hasat edildiği zaman piyasaya sürülmesi gerekiyor. Polatlı o yönden biraz avantajlı bizim depolama imkânımız var. Bizim ürettiğimiz kışlık soğan depo koşullarına uygun. Kimyonda da ülkemiz üretiminin yüzde 40’ını Ankara çiftçisi büyük bir bölümünü de Polatlı çiftçisi üretiyor. Ama ürününü ederin de satamıyor. Bu da gösteriyor ki çiftçimiz üretiminin büyük bir bölümünü faizle karşılıyor. Sayın Bakanım, Sayın Vekilim ve Sayın İl Başkanım, İlçe Başkanım odamızı ziyaret ettiğiniz için çiftçimizin sıkıntılarını dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyorum” dedi. AYDIN: İYİ Parti Teşkilat Başkanı ve Ankara Milletvekili Koray Aydın, İhracat olduğunda mala talep arttığını belirterek şu açıklamalarda bulundu. Aydın, “ Ürüne dönüştürüp satıyor. İhracat kısıtlaması kararını neye bağlıyorsunuz? İhracat olunca mala talepte artıyor. Ben ders çıkarmak için söylüyorum. Tarımın en temel problemleri ne diye sorarsak siz hangilerini söylersiniz. Gündemin birinci maddesi olarak tartışıyoruz. Burada şu sorun çıkıyor. Siyasetin yönlendirilmesi ile bir ilçenin tamamını düşündüğümüzde temel ihtiyaçlarına dayalı bir tartışma ortamı yok. Var olan sürdürülen barajın içinde bulunduğu şart ve durumunun dile getirilerek sivil aktifliğe ihtiyaç var. Aslında Türkiye’de şöyle bir durum var her şey siyasilerden bekleniliyor aslında sivil toplum kuruluşlarının kuruluş amaçlarından bir tanesi var olan problemleri kurumsallaştırarak baskı oluşturmaktır. Bu konuda Ankara’nın da hakkını araması gerekir diye düşünüyorum. Adım atılır siyasilerde katkı sağlar. Bu konuda sivil toplum örgütlerinin de bir şey demesi gerekir” dedi

. İNSANLAR TARIMDAN KAÇIYOR

 Aydın, “ Sayın başkanımızın bu konuşmaları bizim için aydınlatıcı bir konuşma oldu. Uzman olduğumuz bir alan değil ama bilgimize katkı sağladı. Onun için emeğinize teşekkür ediyorum. Sadece şunu söylemek istiyorum. Tarımın Türkiye’deki önemini biz İYİ Parti olarak uzun zamandan beri ifade ediyoruz. Üzerinde durduğumuz bir konu Genel Başkanımız grup toplantılarımızda tarımın içinde bulunduğu problemler ile ilgili olarak sürekli uyarılarda bulunuyor. Aslında siz burada birçoğunu dile getirmiş oldunuz Ankara ve Polatlı ölçeğinde dile getirmiş oldunuz. Çünkü ekilen alanlarda yüzde 15’lik bir küçülme var bu her gün devam ediyor. İnsanlar tarımdan kaçıyor” dedi.

 İNSANLAR PARA KAZANAMIYOR

 Aydın, “İnsanların tarımdan kaçmasını mantıksal olarak düşünüldüğünde ben normal karşılıyorum çünkü para kazanmıyor. Bir kısmı kurtarırım diye birkaç sene direniyor sonra borç çevrilemez hale dönüşüyor. Altında olan traktöründe tarlasından satıp kurtularak kendisini metropollere atıyor orada da asgari ücret ile çalışacak bir ortama kendini teslim ediyor bütün etrafı ve çevresi ile beraber. Türkiye gibi büyük ve güçlü bir ülke kaynaklarını imkanlarını elindeki birikimlerini doğru kullanamamanın acısını tarım alanında insanlara ödetiyor demek daha doğru olur. Bu ülke son 17-18 senede hiçbir ülkeyi yönetecek insanlara nasip olmayacak imkanlara kavuştu” dedi.Haber/ DENİZ UYAR

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.