ANKARA KULÜBÜ’NDEN ÖNEMLİ KÜLTÜREL KAYNAK ESER

Bu haber 18 Temmuz 2022 saat 9:54 'de eklendi.

Ankara Kulübü Derneği Genel Başkanı Dr. Metin Özaslan, “Geleneksel müziklerimizi, oyunlarımızı aslına uygun olarak yeniden ortaya çıkarmak amacıyla başlattığımız proje kapsamında tamamlanan ‘Geleneksel Ankara Ezgileri: Seymen Tezenelerinden Bacıeren Oyunlarına’ adlı 4 CD’den oluşan eser, geleneksel Ankara müziği ve oyunları alanında oluşan boşluğun ortadan kaldırılması yönünde referans bir kaynak yapıt olma özelliği taşıyor.” dedi.

Ankara Kulübü Derneği, geleneksel Ankara müzikleri ve oyunlarına ışık tutacak 4 CD’den oluşan çok önemli bir eserin kültürel hayata  kazandırılmasına öncülük etti.

Ankara Kulübü Derneği Genel Başkanı Dr. Metin Özaslan, 4 CD ve içindeki kitapçıktan oluşan “Geleneksel Ankara Ezgileri: Seymen Tezenelerinden Bacıeren Oyunlarına” adlı albüm eserin Ankara’nın kültürel anlamda en önemli projelerinden biri olduğunu kaydetti.

REFERANS OLMA ÖZELLİĞİ TAŞIYOR

Geleneksel Ankara Ezgileri: Seymen Tezenelerinden Bacıeren Oyunlarına albüm eserin ciddi bir emek ürünü olduğunu belirten Özaslan, “Ankara’nın ve Orta Anadolu’nun bu işe gönül vermiş birçok değerli ses ve saz sanatçısının özverili katkılarıyla 4 CD ve 56 eserden oluşan ‘Geleneksel Ankara Ezgileri: Seymen Tezenelerinden Bacıren Oyunlarına’ isimli bu çalışma kısa sürede tamamlanmış olup; oyunlu gösterilerde kullanılmak üzere, esasen bir arşiv çalışması ve referans bir yapıt olma niteliğinde, kültürel mirasımızın ortaya çıkarılması ve gelecek kuşaklara doğru bir şekilde aktarılması için hazırlanmıştır. Bu albüm, dijital arşive, dijital mecralara yüklenecek, Türkiye’nin hatta dünyanın her tarafından kullanıma açık olacak. 4 CD’den oluşan albüm, çok kısa zamanda İstanbul ve Ankara’da 2-3 stüdyoda birden hazırlandı. Haliyle maliyetli olan bu proje için özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ve Yenimahalle Belediyesi’ne verdikleri destek için çok teşekkür ediyorum. Herkes Ankara’yı, Ankara’da yaşanan kültürel yozlaşma, çatışma ve yabancılaşmayı konuşuyor ama böylesine önemli bir projenin sadece iki kurumumuz dışında destek görmemesinin ufak bir hayal kırıklığını da yaşadığımı söylemeliyim.” dedi.

“ANKARA, HALK MÜZİĞİNİN DE BAŞKENTİ OLMUŞTUR”

“Geleneksel Ankara müzikleri ve oyunları alanında büyük bir dejenerasyon sürecinin yaşandığı günümüzde Ankara Kulübü Derneği olarak temel amacımız Geleneksel müziklerimizi, oyunlarınızı, kültürel değerlerimizi aslına uygun olarak yeniden canlandırarak, geleceğe aktarmak.” diyen Özaslan şöyle devam etti:

“Geleneksel ve tarihsel temellerine baktığımızda Cumhuriyetimizin ilk günlerinden itibaren Ankara’mız halk müziğinin de başkenti olmuştur ve Radyoeviyle, Halkeviyle, konservatuar ve korolarıyla geleneksel müziğimizin millileşme sürecinin kalbidir artık Ankara. Ayrıca Hamamönü ve Hamamarkası’nda kümelenen saz yapımcıları, Radyoeviyle dirsek teması halinde halk müziğimizin baş aktörü bağlamanın standartlaşmasına ve millileşmesine büyük katkı sağlamışlardır. Halk müziğimizin gelişim sürecinde Ankaralı saz ustalarının ve icra ettikleri yöresel eserlerin de eşsiz bir katkısı olmuştur bu sürece. Öyle ki Cumhuriyet dönemi başlarından itibaren bahsettiğimiz kurumların lokomotifliğinde halk müziğimiz millileşirken, Ankara yöresi eserleri ülke genelinde tanınır, çalınır, oynanır olmuştur. Bugün de Ankara oyun havaları ve türküleri ülkemizin her bölgesinde yoğun ilgi görmekte ve her bir düğünün, eğlencenin, muhabbetin olmazsa olmazı konumundadır.

YAŞANAN KÜLTÜREL DEJENERASYON NEDENİYLE

Ne var ki, Ankara oyun havaları ve türkülerinin ülke genelinde bilinirliği, son 30-40 yılda piyasa aktörlerinin sel gibi bu alana akmasına zemin hazırlamıştır. Ankaralı müziği, eğlence anlayışı değişti. Tabii bunda Ankara’da, Ankaralılığın yozlaşmasına, kültürel erozyona prim verenlerin de katkısı vardı. En büyük zararımız ise Ankaralılık imajını, Başkent Ankara imajımızı kaybettik. Yozlaşan Ankara müziği, pavyon kültürünün bir getirisidir. Ankara ezgilerinin popüleritesinden yararlanmak isteyen kişiler, isimlerinin başına ‘Ankaralı’ sıfatını koyarak, Ankara müziğinin güzel türkülerinin sözlerini ve tavırlarını değiştirerek, müstehcen sözlerle, elektro saz, darbuka, zil orkestrasının basit ritimleriyle, pavyon adabıyla icra edilen yeni bir müzik türünün oluşumuna neden olmuşlardır. Bu olumsuz değişim, süreç içerisinde geleneksel Seymen ve Bacıeren (Ankara Kadınları) oyunlarına da yansımış ve haliyle yolundan sapan geleneksel Ankara oyunları zamanla unutulmuştur. Günlük hayatımıza taşmış vaziyetteki bu kültürel dejenerasyon, Ankaralıları ve ülke genelinde geleneksel Ankara müziğinin ve oyunlarının asaletini, zarafetini ve zenginliğini bilen tüm kültür insanlarını derinden üzmüştür. Bizim, köklü bir tarih ve zengin bir kültürel mirasa sahip Ankara’nın yeniden beyefendi, hanımefendi diye anılan imajını kazandırmamız gerekiyor. Bizim insanımız her şeyin en güzelini hak ediyor. Her zaman en iyinin, kalitelinin arayışı içerisinde olmalıyız. Kolaycılığa kaçıp kalitesiz yoz şeyler sunamayız. 21. yüzyılda Başkent Ankara, Anadolu’nun kalkınma ve modernleşme lokomotifidir. Ankara’yı ötekileştiren ve itibarsızlaştıran bir anlayışı kabul edemeyiz. Atatürk, Başkent Ankara ve Cumhuriyet bir bütündür. Atatürk’ün ve Cumhuriyetin somutlaştığı şehir Ankara’dır. Bu şehrin bütün değerlerini korumalıyız.

İşte bu 4 CD’den oluşan; ‘Geleneksel Ankara Ezgileri: Seymen Tezenelerinden Bacıeren Oyunlarına’ adlı albüm, geleneksel Ankara müziği ve oyunları alanında oluşan boşluğun referans bir yapıtla doldurulması amacıyla hazırlanmıştır. Sanat yönetmenliğini İsmail Işık’ın üstlendiği bu çalışmada Ankara’mızın ve Orta Anadolu’muzun birbirinden değerli çok sayıda saz ve ses sanatçısı görev almıştır. Ankara kültürünün en önemli kaynak kişi ve kurumlarının bilgisiyle, Ankara müziği alanının en önemli saz ve ses sanatçılarının bir araya gelmesiyle oluşturulan bu çalışmanın Başkent Ankara ve ülke kültürümüze hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.