ADD’DEN 5 ARALIK MESAJI

Bu haber 06 Aralık 2021 saat 10:38 'de eklendi.

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Polatlı Şubesi 5 Aralık Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı tanınmasının yıl dönümü nedeniyle bir basın açıklaması yaptı. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Polatlı Şubesi basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Atatürk Devrimi, Ulusal Bağımsızlık Savaşı’ndan başlayarak Türk devlet ve toplum yaşamında çağdaş ve uygar  boyutlarda yapılan  köklü  ve ani değişikliklerle  (devrimlerle) tanımlanabilir. Doğu Sorunu adı  altında  Osmanlı  İmparatorluğu’nu  parçalamaya  ve  paylaşmaya  yönelik  plan  ve  projeler  geliştiren,  bu çerçevede  Birinci  Dünya Savaşı’ndan  sonra  Anadolu  topraklarını  işgal  ederek  Türk  varlığını  tamamen ortadan  kaldırmayı  deneyen  Batılı  emperyalist  devletlere  karşı  arkasına  Türk  ulusunu  alarak  verdiği  Ulusal Bağımsızlık  Savaşı’nı  zaferle  sonuçlandıran  Atatürk,  Türk  ulusunun  varlığını  sürdürebilmesi  ve  uygar dünyada  yerini  alabilmesi  için  Türkiye’nin  çağdaş  uygarlık  düzeyine  ulaşmasını,  hatta  onu  bile  aşmasını öngörüyordu.  O, bu  ideali  gerçekleştirebilmek  için  tam  bağımsız,  kalkınmış  bir  devlet,  çağdaş  ve  uygar  bir toplum  yaratmak  istiyordu.    İşte  Türk  insanını  çağdaşlaştırmayı,  dolayısıyla  özgürleştirmeyi  ilke  edinen,  bizzat  halkın  ayağına giderek  yapacağı devrimler  hakkında  bilgi  veren  Atatürk,  çağdaşlaşma  hareketinin  henüz  başlarında, Şapka Devrimi’ni  tanıtmak  üzere  gittiği  Kastamonu’da  30  Ağustos  1925’te  yaptığı  konuşmada  devrimlerin amacını  şöyle  açıklıyordu:  “Efendiler,  yaptığımız  ve  yapmakta  olduğumuz  devrimlerin  amacı,  Türkiye Cumhuriyeti  halkını  tamamen  çağdaş,  bütün  anlam  ve  görünüşüyle  uygar  bir  toplum  haline getirmektir…”  Aynı  konuşmada,  bir  ulusun  uygarlık  yolunda  ilerlemesinin  ancak  kadınıyla,  erkeğiyle birlikte  gelişmesine  bağlı  olduğunu,  kadınlar  toprağa  zincirle  bağlı  kaldıkça  bu  ilerlemenin sağlanamayacağını,  diğer  yandan Türk kadınının dış  görünüşüyle,  giyimiyle,  davranışlarıyla  uygar  olduğunu göstermesi  gerektiğini  açıkça  söylüyordu.   Yalnızca  fesin  yerini  uygar  ulusların  başlığı  olan  şapkanın  almasını  değil,  kadını  ve  erkeğiyle  tüm ulusun  giyim-kuşamını  çağdaşlaştırmayı,  bunun  da  ötesinde  zihniyetlerin  değişmesini  ve  aklın  egemen kılınmasını  amaçlayan  Şapka  Devrimi,  Türk  kadınının  sosyal  yaşamda  özgürleşmesi  yolunda  atılan  çok önemli  bir  adımdı.  Öyle  ki,  Türk  kadınlarının  büyük  çoğunluğu,  hiçbir  yasal  zorunluluk  bulunmamasına karşın  kısa  bir  sürede  peçe  ve  çarşafı  terk  ederek  çağdaş  giyim-kuşamı  tercih  ettiğini,  dolayısıyla  sosyal yaşam  özgürlüğünü  benimsediğini  göstermişti.  Türk  kadınını  dış  görünüşüyle,  yaşam  biçimiyle,  kafa yapısıyla  çağdaşlaştırmayı  amaçlayan  bu  devrimin  yanı  sıra  1926  yılında  kabul  edilen  Türk  Medeni  Kanunu ile  Türk  kadını  erkekle  eşit  yurttaşlık  hakları  elde  ediyor,  yüzlerce  yıldır  evlenme,  boşanma,  miras  gibi kişisel  haklar  konusunda  erkeklerle  eşit  sayılmayan  kadınlar  aile  ve  miras  hukuklarının  yanı  sıra  ekonomik yaşam  açısından  erkeklerle  eşit  haklara  kavuşuyorlardı. Kadınların  siyasal  haklarına  kavuşmaları  ise  zorlu  bir  süreçten  sonra  gerçekleşmiştir.  Atatürk,  daha Cumhuriyet  ilan  edilmeden  önce,  Ocak  1923’te  İzmit  basın  toplantısında,  kadınlara  seçim  hakkı  verilmesi gerektiğini  açıkça  belirmişti.  Ne  var  ki,  aynı  yıl  TBMM’de  seçim  yasası  görüşmelerinde  kadınların  da nüfustan  sayılmasını  isteyen  Tunalı  Hilmi  Bey’in  bu  önerisi  reddedilmiş,  1924  Anayasa  görüşmelerinde  ise kadınlara  seçme  ve  seçilme  hakkı  tanıyacak  bir  değişiklik  kabul  edilmemişti.  Bununla  birlikte  kadınlara siyasal  haklar  tanınması  yolunda  ilk  önemli  adım  1930’da  kabul  edilen  Belediyeler  Yasası  ile  atılmış,  Türk Atatürk  kadınlara  siyasal  hakların  verilmesi  konusunda  ısrarcı  ve  kararlıydı.  1930’da  kurulan Serbest  Cumhuriyet  Fırkası  tüzüğüne  O’nun  önerisiyle  kadınlara  seçim  hakkı  tanınmasının  savunulacağı yönünde bir madde konulmuş, 1931’den  itibaren ortaokullarda  ders  kitabı olarak  okutulan  “Vatandaş  İçin Medeni  Bilgiler”  kitabının  birinci  cildinde  ise  bizzat  O’nun  tarafından  kaleme  alınan,  “Kadınların  Seçim Yetkileri”  başlığını  taşıyan  ve  kadınlara  bütün  siyasal  haklarının  verilmesi  gerektiğini  içeren  bir  bölüm  yer almıştı.  Bu  gelişmelerden  sonra,  1935  milletvekili  seçimlerine  gidilmeden  önce,  Başbakan  İsmet  İnönü  ve 191  milletvekili  tarafından  yapılan  Anayasa  değişikliği  önerisi,  5  Aralık  1934’de  TBMM’de  oy  birliğiyle kabul edilerek  Türk  kadınlarına  milletvekili  seçme  ve  seçilme  hakkı  tanınmıştır.  1  Mart  1935’te  çalışmalarına başlayan  V.  Dönem  TBMM’de  ise  18  kadın  milletvekili  yer  almış  ve  böylece  kadınlar  TBMM’deki  tüm milletvekillerinin  %4.5’ini  oluşturmuşlardır.  Aynı  tarihte  İsveç  parlamentosunda  kadınların  oranı  %5  iken, günümüzde  bu  oran  %47’dir.  Ne  üzücüdür  ki,  Fransa,  İtalya,  İsviçre  gibi  Avrupa  ülkelerinden  önce  seçme ve  seçilme  haklarına  sahip  olan  Türk  kadınlarının  günümüzde  TBMM’de  temsil  edilme  oranı  %  17.35’dir. Bu  oranla  Türkiye,  Avrupa’da  37  ülke  içinde  sondan  üçüncü  sırada,  dünyadaki  192  ülke  arasında  ise  117. sırada  yer  almaktadır.   Biz  Atatürkçü  Düşünce  Derneği  olarak,  kadınların  TBMM’de  temsil  edilme  oranı  açısından  dünyada bu  kadar  alt  sıralarda  yer  almasında  ve  seçme  hakkını  daha  çok  kullanmasına  karşın  seçilme  hakkını  daha az  kullanabilmesinde  rol  oynayan  faktörlerin  (eğitim  düzeyinin  düşüklüğü,  kırsal  yörelerde  kocanın  kadın üzerindeki  baskısı,  politik  bilinç  eksikliği,  ekonomik  sorunlar,  gerek  siyasal  kuruluşların  gerek  demokratik kitle  örgütlerinin  kadının  politik  etkinliğini  destekleme  yönünde  yeterince  çaba  göstermemeleri  vb.) bilincindeyiz.  Atatürk  ilke  ve  devrimlerinin  toplumsal  sorunlarımızın  çözümlenmesinde  yol  gösterici niteliğe  ve  yaratıcı  güce  sahip  olduğuna  inanan  bir  demokratik  kitle  örgütü  olarak,  laiklik  ilkesinin  ve demokrasinin  gereği  olan,    Atatürk  Devrimi’nin  en  önemli  kazanımlarından  “kadınların  seçme  ve  seçilme hakkını  tam  olarak  kullanmaları”  ve  “kadınların  siyasette  eşit  temsil  edilmesi”  için,    özellikle  siyasal açıdan  bilinçlenmeleri  ve  politik  etkinliğine  ilişkin  sorunların  çözümüne  yönelik  her  türlü  çalışmayı  yapmak konusunda  kararlıyız.”

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.