40 YILLIK SANATSAL BİRİKİM “İÇİNDE KİM VAR?” SERGİSİNDE

Bu haber 29 Haziran 2020 saat 8:57 'de eklendi.

Polatlılı hemşehrimiz ve şehrimizin iftiharla yad ettiği çağdaş sanatların Türkiye’deki en nemli öncülerinden olan inci Eviner, 40 yıllık sanatsal birikimini şimdi “İçinde Kim Var?” sergisiyle Danya’ya tanıtacak.. Türkiye’de çağdaş sanatın dönüşümünde etkin rol üstlenen sanatçılardan İnci Eviner’in 40 yıla yakın sürede ortaya koyduğu üretimleri ‘İçinde Kim Var?’ sergisinde bir araya geliyor. Eviner’in işlerini 23 Ekim’e kadar İstanbul Modern’de görebilirsiniz.

 40 yıllık bir sürede üretilmiş eserleri bir araya getirmek üzere yola çıkarken aklınızda nasıl bir cümle vardı?

Kendi sanat pratiğimi izleyiciye bütüncül bir bakış açısıyla sunmak istedim. Eserlerin kendi iç dinamiklerini daha görünür kılmayı ve aralarındaki diyaloğu vurgulamayı düşündüm. Bu da ister istemez farklı bir sergi tasarımını gerekli kıldı, geleneksel kronolojik sergileme biçimini benimsemedik. Farklı dönemlere ait sanatsal yaklaşım ve formları en iyi temsil eden işleri seçtim.

Eserlerin her birinin tek başına algılanabilmesi mümkün oldu ama aynı zamanda büyük bir resim de ortaya çıktı.

Söz konusu bir retrospektif hazırlamak olunca geçmiş gözünüzün önünden ‘film şeridi gibi’ akmış olmalı. Yıllar içinde sizde, sanatta, ülkede neler değişmiş, neler aynı kalmış?

 Uzun yıllar kapalı kalan dosyaları açmak elbette çok hüzünlüydü; desenlerin arasından çıkan mektup ve fotoğraflar o yılları yeniden çağırdı, kendi dirayetime ve her şeye rağmen nasıl devam edebildiğime ben de şaştım. İşlere baktığımda, kimi zaman daha içe dönük, kimi zaman öfkeli bir sanatçıyla karşılaştım. 1990’lı yıllarda izleyicisini bulamamış bunca yapıt yeniden gün ışığına çıktığında, hâlâ nasıl bu kadar canlı ve güncel kaldıkları da şaşırdığım diğer bir konu oldu. Bu süreç kendi hayatımı da ortaya serdi ve her sergide olduğu gibi sergilenen işlere uzaktan bakmak inanılmaz bir deneyim oldu. Toplumsal değişimler, kişisel tepkiler ve hocalık deneyimiyle evrilen farklı çalışma yöntemleri… Bütün bunları sergide görmek mümkün.

 İNCİ EVİNER: YAPITLARIMLA BASKI VE ÖNYARGILARA MEYDAN OKUMAK İSTEDİM

Akademi’den mezun olduktan sonra ürettiğiniz ama dönemin fiziki ve siyasi şartları nedeniyle gösterilememiş yapıtlarınız da yer alıyor sergide. Onları seyirciyle şimdi buluşturmak ne hissettiriyor?

O yıllar sanatçının yaşamını sürdürmesi ve en önemlisi bağımsızlığını koruması için uygun bir iklim yoktu. Bu sergiyle bunların da dürüstçe konuşulup tartışılacağını umuyorum. Bu sergiyle birlikte sanat kurumlarının da kendi işlevlerini gözden geçireceklerini ve bu deneyimle hafızalarını tazeleyeceklerini düşünüyorum. Serginin; sanatın temel bir insani ihtiyaç olduğunu, varlığını ve bağımsızlığını değişen siyasi iklimlerin ötesinde sürdürmesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmasını dilerim.

Toplumsal cinsiyet ve kimlik politikaları üzerine eserler üreten biri olarak bugün bu alanda Türkiye’yi nasıl görüyorsunuz?

– Toplumsal cinsiyetin ülkemizde ne kadar sorunlu olduğu bilinen bir gerçek. Bunu sanat yapıtlarından okumak; yaşama isteğimizi söndüren etkenlerle daha içeriden karşılaşmamızı sağlıyor. Sanatın yeryüzünde özgürlük için sürdürülen mücadelenin tam kalbinde yer aldığını düşünüyorum. Yapıtlarımla başta kadınlar olmak üzere herkese cesaret vermek, bütün bu baskılara ve önyargılara meydan okumak istedim”  Haber/ BERKANT ERGİN

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.