TÜRK DİVAN ŞAİRİ FUZULİ

Bu haber 11 Ocak 2018 - 8:50 'de eklendi ve 26 kez görüntülendi.

“Mey biter saki kaIır. Her renk soIar haki kaIır. İIim insanın cehIini aIsa da, hamurunda varsa eşekIik; baki kaIır.” Fuzuli Türk divan şairi olan Fuzûlî’nin Türk Bayat boyundan olduğu bilinmektedir. Asıl adı Mehmet’tir. Hayatı hakkında bildiklerimiz çok net değildir. Her ne kadar nerede doğduğu, kimlerden eğitim aldığı belli olmasa da tarihimizdeki önemli edebiyatçılardan biri olduğu kesin. Ayrıca şiirlerinde böyle bir mahlası kimsenin beğenmeyeceği düşüncesiyle “Fuzûlî” mahlasını kullanmıştır. Şah İsmail’in 1508’de Bağdat’ı fethetmesin den sonra Bağdat’ta bulunduğu, Şah İsmail adına yazdığı Beng ü Bâde mesnevisinden anlaşılıyor. Kanuni’nin Bağdat’ı fethedişine kadar (1534), Fuzulî’nin nasıl bir yaşam sürdüğü bilinmemektedir. Kanuni Bağdat’ı alınca “Geldi burc-i evliyaya padişah-i nâmdâr” dizesinin bulunduğu kasideyi padişaha sunmuştur. Bu dönemde kendine bağlanan maaşı alamadığı için de Nişancı Celalzade Mustafa Çelebi’ye ünlü Şikâyetname ’yi yazdığını bilmekeyiz. Azerice, Arapça, Farsça divan şiirleri yazmıştır. Eserlerinde kullandığı dil dönemindeki divan şairlerine göre daha sade, anlaşılır bir Türkçedir. Halk deyişlerinden bolca yararlandığını görmekteyiz. Fuzuli şiirlerinde Tek Varlık görüşünü en fazla işleyen şairdir. Onda “Visal” (Allah’a kavuşma) isteği kuvvetlidir ve
vuslat yoktur. Fuzulî, orduyla birlikte Bağdat fethine katılan Hayâlî, Taşlıcalı Yahya gibi o dönemin ünlü şairleriyle tanışmış, onlarla dost olmuştu. Eserlerinden İslami bilimler ve dil alanında çok iyi bir eğitim aldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca Su Kasidesi’nin 2. beytinde; “Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem”,”Ya muhît olmuş gözümden günbed-i devvâre su” diyerek astronomi bilgisinin de iyi olduğunu ortaya koymuştur.
İçerik ve üslup bakımından Türk şiirinde karşılaştırılabileceği tek şair Yunus Emre’dir. “Leyla ve Mecnun” mesnevîsi aynı konuda yazılmış (Arapça ve Farsça dahil) en iyi mesnevîlerden biridir. Türkçe divanı kadar ünlüdür. Bir Arap emirinin kızı Leylâ ile ona âşık olan bir Arap gencinin başından geçenleri anlatmaktadır. Mesnevi tarzında yazılmıştır. Zamanımıza kadar 30 defadan fazla basılmış, bütün önemli dünya dillerine çevrilmiştir. Rusya’da opera olarak da bestelenmiştir. İran şiirinden Hâfız, Türk şiirinden ise Nesimî ve Nevai çizgisini en başarılı şekilde kemâle erdirmiştir. Kendisinden sonra gelen bütün divan şairlerini etkilediğini söylemek doğru olacaktır. Divan Edebiyatı’nın en büyük şairlerinden ve “Yedi Ulu
Ozan”dan biri kabul edilir. Fuzuli derin ve samimi bir aşk şairidir. Ölüm, toplum, yoksulluk, felsefe, tabiat temalarını hep bu aşk etrafında yazmıştır.
Fuzuli, gelmiş geçmiş Türk şairlerinin en büyüklerinden birisidir. Bu durum, hakkında yüzlerce makale yazılmasına, inceleme yapılmasına yol açmıştır. Ahmet Hamdi Tanpınar bir iki makalesiyle onun şiir dünyasına girmeye çalışmış ve Fuzulî’yi gerçek yerine oturtarak , “Fuzulî, şiiri sadece kalbe ait bir macera telakki eder ve ıztırabı şair için yaşanacak tek iklim gibi görür.” demiştir.  Menim tek hiç kim zâr ü perişân olmasun yâ Rab Esir-i derd-i aşk ü dağ-i hicrân olmasun ya Rab beyti Tanpınar’ı doğrular. Türkçe manzum Eserleri:
– Divan
– Beng-ü Bade
– Leyla ile Mecnun
– Risale-i Muammeyat
– Kırk Hadis
– Su Kasidesi
– Ali Divanı
– Şikâyetnâme’dir.
Farsça manzum eserleri:
– Divan
– Enis’ül Kalb
– Heft Cam
– Resale-e Muammeyat
– Sehhat o Maraz’dır.
Türkçe Divanı’nın önsözünde şöyle
demiştir:
“İlimsiz şiir temelsiz duvar gibidir,
temelsiz duvar da değersizdir”
11 Ocak 1556’da hayata veda eden
şairimizi rahmetle anıyoruz.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun.

Abdurrahman YILMAZ
Abdurrahman YILMAZayilmaz@polatlipostasi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.