SOSYAL FOBİ NEDİR?

Bu haber 28 Mayıs 2019 - 10:33 'de eklendi ve 2.934 kez görüntülendi.

Kişinin küçük duruma düşeceği ya da utanç duyacağı bir biçimde davranacağı gerekçesiyle, başkalarının dikkatli bakışlarıyla karşılaştığı, sosyal ya da belli bir eylemin gerçekleştirildiği durumlardan belirgin ve sürekli bir korku duyması olarak tanımlanmaktadır. Sosyal fobi, insanların hem sosyal hem de iş ortamında toplumla ilişkide bulunma yeteneklerini direkt etkileyen ve bunun sonucunda da belirgin düzeyde fonksiyon kaybına neden olan psikiyatrik bir bozukluktur. Sosyal fobi yaşayan kişi, bakışları üzerinde hissettiği ve eleştirilebileceğini düşündüğü bu tür ortamlarda aşırı bir anksiyete yaşamakta, bir yandan da anksiyete belirtilerinin başkaları tarafından fark edilmesinden ve bunun sonucunda rezil olmak ya da gülünç duruma düşmekten korkmaktadır. Titreme, kızarma, terleme gibi bedensel belirtilere bu gibi durumlarda sık rastlanır.

Sosyal fobisi olan kişilerin toplum içinde iş görmesi son derece güçtür ve onlar için yaşam hiç de kolay değildir. Başkaları ile temas gerektiren durumlardan, prezantasyon yapmaktan ve sosyal ilişki gerektiren tüm durumlardan kaçınırlar. Bu hastaların çoğu olayı baskılamak için alkol ya da ilaç kötüye kullanımı gibi baskılayıcı ve zararlı yöntemler geliştirirler.

Sosyal fobinin ortaya çıktığı durumlara dönük yapılan çalışmalarda, dört kategori belirtilmiştir:

1. En çok kaygı yaratan durumlar, bir toplantıda konuşma yapmak, dinleyicilere bir sunum yapmak gibi resmi etkileşimlerdir.

2. Partiye, toplantılara gitme, tanıdık olmayanlarla toplantılara katılma gibi resmi olmayan konuşma ve etkileşimler ikinci sırada yer almaktadır.

3. Üçüncü kategoride itiraz etme, bir malı iade etme, ısrarlı satıcıların baskısına direnç gösterme gibi girişken etkileşimlerin gerektiği durumlar yer almaktadır.

4. Dördüncü düzeyde sosyal kaygı yaratan durumlar ise başkalarının gözü önünde çalışmak, yemek yemek ya da yazmak gibi durumlardır.

“Sadece bir saniye gözlerinizi kapatın. Bir odaya girdiğinizi ve orada bazı arkadaşlarınızı gördüğünüzü düşünün. Birden üzerinizdeki giysinizin alt kısmını(pantolon-etek) giymeyi unutmuş olduğunuzu fark ettiniz. Ne hissedersiniz? Büyük bir utanç duyarsınız, odadan kaçıp gitmek istersiniz, o an yok olmak istersiniz, hiç kimseyi yeniden görmek istemezsiniz.” İşte sosyal fobisi olan kişilerin bir toplumsal durumla karşılaştıklarında hissettikleri tam da buna benzer. Sosyal anksiyete bozukluğu erken yaşlarda başladığı için normal gelişim sürecinde engelleyici olabilir ve uyum bozucu baş etme mekanizmaları yaratır. Bu bozukluğa sahip olma düşük seviyede eğitim, düzenli olmayan iş yaşantısı ve sık işe gitmeme ya da geç kalma ile ilişkilidir. Bazen de sunum yapmak gibi işle ilgili bir görevden kaçınma ile bağlantılandırılır. Önemli mesleki, akademik ve sosyal yetersizliklere yol açabilir ve genellikle diğer psikolojik sorunlarla birliktedir. Sosyal anksiyete bozukluğu olan bireylerin okul, iş ve sosyal yaşamında, özellikle de karşı cinsle ilişkiyi başlatma sorunları yaşama ihtimaleri daha yüksektir. Sosyal anksiyete bozukluğu, sosyal ilişki, sosyal destek, sosyal kabullenilme, romantik ilişki içinde olma ve cinsel tatmin ihtimalinin düşük olması ile ve yüksek bekar ya da boşanmış olma ihtimali ile ilişkilidir.

Sosyal fobi herkesin deneyimleyebileceği bir yaşantı olabilir. Her sekiz kişiden birinin hayatının belirli bir döneminde sosyal fobi yaşama ihtimali vardır. Sosyal fobi kadınlarda erkeklerden iki kat fazla görülür. Sosyal fobi çok erken yaşlarda başlayabileceği gibi sıklıkla grup etkileşiminin ve sosyalliğin çok önemli olduğu ergenlik döneminde başlar. Şayet yardım alınmazsa bu sorun ömür boyu devam edebilir. Bu sorunu yaşadığınızda bir uzmandan destek alabilir, terapi yöntemi ile çözüme kavuşabilirsiniz. Sevgiyle kalın…

Ezgi TARHAN
Ezgi TARHANezgitarhan@polatlipostasi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.