Dr. Yüzgeçer’den Sağlıklı Bir Kalp İçin Beslenmeye Dair Önemli Tüyolar


Dr. Yüzgeçer’den Sağlıklı Bir Kalp İçin Beslenmeye Dair Önemli Tüyolar

Sağlıklı bir kalbe sahip olmanın en önemli yollarından birinin sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmak olduğunu söyleyen Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hüseyin Yüzgeçer önemli uyarılarda bulundu.

Dr. Yüzgeçer’den Sağlıklı Bir Kalp  İçin Beslenmeye Dair Önemli Tüyolar
Bu içerik 380 kez okundu.
 
 
Özel Polatlı Can Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hüseyin Yüzgeçer sağlıklı bir kalbe sahip olmak için önemli tüyolar verdi.
 
SİGARAYI BIRAKIN ALKOLÜ SINIRLANDIRIN
 
Daha uzun ve sağlıklı bir yaşam için beslenme alışkanlıklarımızın düzenlenmesi gerektiğini söyleyen Dr. Yüzgeçer; “Damar sertliği olan hastaların tedavisinde öncelikle damar sertliğini mümkün olduğu kadar yavaşlatmak, geriletmek ve olabiliyorsa durdurmaya çalışmaktır. Bu nedenle damar sertliği sorunu olan hastaların öncelikle sigarayı bırakması gerekir. Sigaraya hiç başlamamak, kalp ve damar sağlığı için çok önemlidir. Alkol, kalp hastalıkları ile direkt ilişkili olmasa da fazla tüketimi özellikle karaciğer yağlanmasına neden olduğu için kalp ve damar sağlığı üzerinde olumsuz etki yapmaktadır.”dedi.
 
HER GIDADAN YETERLİ VE DENGELİ TÜKETİN
 
Dengeli beslenmek ve her gıdadan gerektiği kadar almak sağlıklı bir kalp için çok önemli olduğunu söyleyen Yüzgeçer; “ Sağlıklı kiloya ulaşmak için uygulanan diyet programları şeker hastalığı hariç ne kadar katı tutulursa tutulsun, insanlar tarafından tam anlamıyla uygulanmaz. Bu nedenle katı bir diyet programı yerine ana hatları belirlenmiş bir beslenme programı daha etkilidir. Buna göre; Yağ kullanımı kısıtlı olmalı, yağ göz kararı ile değil ölçekle kullanılmalıdır. Kızartma alışkanlığı ortadan kaldırılmalıdır. Bunun en önemli nedeni, kızartma sırasında yağın yanmasıdır. Burada yağın kalitesinin ve türünün bir önemi bulunmamaktadır. Hamur işi, fast food, gibi yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Özellikle fast food tarzı besinlerle birlikte; salam, sucuk ve sosis gibi işlenmiş etleri tüketmesi de engellenmelidir. Yarım yağlı süt tüketilmelidir. Kutu sütler hijyen açısından güvenlidir. Yiyecekler “istenildiği kadar” tüketilmemelidir. Meyve ve sebze yerken de kalori miktarlarına dikkat etmeli ve ölçülü tüketilmelidir. Kırmızı et tüketimi haftada bir, yağsız olarak tercih edilmelidir. Bunun yanında tavuk ve hindi eti tercih edilmeli, haftada iki kez çok yağlı olmayan balıklar yenmelidir. Balık dışındaki deniz ürünleri tüketilmemelidir. Haftada 2-3 kez yumurta tüketilebilir. Ancak hiçbir zaman yağda değil, haşlama olarak tercih edilmelidir. Hijyen açısından sarısı kayısı kıvamında değil, katı kıvamda olmalıdır.”ifadelerini kullandı.
 
GÜNDE EN FAZLA 1,5 ÇAY KAŞIĞI TUZ KULLANIN
 
Yüzgeçer; “Tavuğun derisi, pişirilmeden önce alınmalıdır. Deri ile pişirildikten sonra derisinin çıkarılarak tüketilmesinin bir yararı yoktur. Çünkü pişme sırasında deri, yağın ete işlemesine neden olmaktadır. Tuz kullanımının sınırlandırılması, kalp damar sağlığı ve tansiyon açısından çok önemlidir. Türk toplumunda tuz tüketimi fazla olduğu için özellikle tansiyon ve mide sorunları hızlı bir şekilde artmaktadır. Vücudun ihtiyacı olan tuz, sebze ve meyvelerle yeterli miktarda alındığı için, masada tuzluk bulundurulmamalıdır. Tuz tamamen bir damak zevkidir ve küçük yaşlardan itibaren tuzla tanışmayanlar için bu bir eksiklik değildir.”dedi.
 
ÇAYA ŞEKER YERİNE BAL KOYUN
 
Rafine edilmiş, işlenmiş şeker ya da mısır şurubuyla üretilmiş hazır gıdaların da kalp ve damar sağlığı açısından tehlikeli olduğunu ifade eden Yüzgeçer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Rafine edilmiş, işlenmiş şeker de kalp ve damar sağlığı açısından tehlikelidir. Ancak gerçek ve içine herhangi bir katkı maddesi konulmamış olan bal, şeker kadar zararlı değildir. Şeker gibi bal da tatlandırıcı olarak çayda kullanılabilir. Avrupa kültüründe ise bal, yemeklerde tatlandırıcı olarak kullanılmaktadır.”
 
YEMEKLERDE SOĞANI KAVURMAYIN
 
Yüzgeçer; “Türkiye’de yağın yakılarak yemek pişirilmesi kültürü, soğanın yağda kavrulması, sağlıksız bir beslenme alışkanlığıdır. Soğan yağda kavrulmamalı, tüm malzemeler bir araya konularak pişirilmelidir. Hangi yağ kullanılırsa kullanılsın, yakıldığı anda özelliği bozulmaktadır.”dedi.
 
MARGARİN YERİNE TEREYAĞI YİYİN
 
Özellikle pilavda tereyağı ya da margarin kullanımı, kahvaltıda yenen tereyağı yeme alışkanlıklarından kaynaklanmakta olduğunu ifade eden Yüzgeçer; “Kızartmaların zeytinyağı yerine ayçiçeği yağı ile yapılması da bu beslenme tarzının bir parçasıdır. Son zamanlarda üretilen ve içinde Omega 3 ve Omega 6 yağ asitleri bulunan margarinler kullanılabilir. Ancak yine de mutlaka katı yağ kullanılacaksa, bu tercih tereyağından yana olmalıdır. Kahvaltıda değil ancak yemeklerde 1,5 çay kaşığı kadar tereyağı kullanılabilir.”dedi.
 
PATATESİ YAĞDA DEĞİL FIRINDA KIZARTIN
 
Yüzgeçer; “Özellikle patates kızartması, damak zevki açısından çok tercih kızartma türüdür. Patates ince ve küçük dilimler halinde doğranıp, üzerine zeytinyağı gezdirilerek fırına atılabilir. Patlıcan da kızartma yerine közlenerek tüketilebilir. Sebzelerin yarında kırmızı et, tavuk ve balık eti de kızartılmadan yenmelidir. Fırında kendi suyuyla pişirerek tüketmek daha sağlıklıdır.”dedi.
 
KUZU YERİNE OĞLAK VE DANA ETİNİ TERCİH EDİN
 
Meyve ve sebze yerken kalori miktarlarına dikkat etmeli ve ölçülü tüketilmesi gerektiğini anlatan Yüzgeçer, şunları söyledi:  “Kırmızı et mutlaka tüketilmelidir. Ancak kalp ve damar sağlığı için yağsız dana eti ve oğlak eti haftada bir kez tercih edilebilir. Tavuk, hindi ve balıktan da “sınırsız” değil, haftada iki gün tüketilebilir. Özellikle damar sertliği sorunu olan hastaların özellikle et konusunda yemek yeme alışkanlıklarını mutlaka yeniden belirlemelidir. Et fırında pişirilecek ve salça kullanılacaksa, ev salçası tercih edilmemelidir. Çünkü yüksek tuz oranına sahiptir. Sebze yemeklerini parça etle pişirmekte bir sakınca yok. Ancak etlerin yağsız olması çok önemlidir. Akşam saat 20.00’den sonra yemek ve abur cubur yememelidir. Yatmadan önce bir bardak yağsız süt içilebilir.”
 
DOKTOR EŞLİĞİNDE DÜZENLİ EGZERSİZ YAPIN VE CHECK UP YAPTIRIN
 
40 yaş üzeri kadın ve erkekler yılda bir kez kardiyolojik check up'dan geçmeleri gerektiğini vurgulayan Dr. Yüzgeçer;  “40 yaş üzeri kadın ve erkekler yılda bir kez kardiyolojik check up’dan geçmelidir. 
Kişi; ailesel olarak kalp hastalıkları açısından taşıdığı risk faktörleri, şeker hastalığı, tansiyon ve kolesterol gibi eşlik eden diğer hastalıklara göre check up programlarına alınmalıdır. Kardiyolojik tetkikler, kişiye özel yapılmalıdır. Doktor, kardiyolojik check up’da kişisel ayrımları yaptıktan sonra yine kişiye özel egzersiz programları da düzenleyebilir.”dedi. 
ANKARA POLATLI HABER ÖZEL CAN HASTANESİ SAĞLIKLI BESLENME
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
AK Partililer Akıncı Üssü Davasına Katıldı
AK Partililer Akıncı Üssü Davasına Katıldı
Gökçek Polatlı ve Haymana’dan Sonra Diğer  İlçelerde De Malzeme Dağıtımına Devam Ediyor
Gökçek Polatlı ve Haymana’dan Sonra Diğer İlçelerde De Malzeme Dağıtımına Devam Ediyor