Yaşadığı Asra Adını Veren Alim: Biruni


Yaşadığı Asra Adını Veren Alim: Biruni

Bu yaşadığı dönemde Dünya'nın çapını 21. yüzyıldaki hesaptan sadece 16 kilometre şaşarak hesaplaya bilen usta bilginin hikâyesidir.

Yaşadığı Asra Adını Veren Alim: Biruni
Bu içerik 110 kez okundu.

Bu yaşadığı dönemde Dünya'nın çapını 21. yüzyıldaki hesaptan sadece 16 kilometre şaşarak hesaplaya bilen usta bilginin hikâyesidir.

Biruni 30'u aşkın bilim dalı üzerinde çalışma yapmıştır. O yaptığı hesaplamalar sayesinde 1030 yılında kıblenin yönünü tayin etti. Sayesinde tüm Müslümanlar kıbleye doğru olarak dönebiliyor. Arapça ve Farsçayı anadilinden sonra öğrenmiştir. Farsça övülmektense Arapça sövülmeyi yeğlediğini yazmıştır. Böylece zamanında Arapçanın bilim dili olarak önemini vurgulamıştır.


Biruni'nin yazılarından henüz gençken Türklerle konuştuğu anlaşılmaktadır. Onun anadilinin Peçeneklerin Türkçesinin etkisinde kaldığı kabul edilmektedir. Sonuç olarak Biruni'nin Harizm dolaylarında yaşayan Türklerden olduğu günümüzde birçok bilim adamları tarafından kaydedilmiştir. Onun Arap ya da İranlı olduğu iddiaları doğru değildir. Onun sanı, Biruni ya da Beyruni olarak yazılmıştır. Küçük yaşta babasını kaybedince hocasın desteği ile Harezmşahlar tarafından korunmuş sarayda matematik ve astronomi eğitimi almıştır. Onu Harizmşahlar kuşağından matematikçi bilgin Ebu Nasr Mansur korumuştur. Henüz 17 yaşındayken verimli deney ve gözlemler yapmıştır. Özellikle astronomi, matematik, coğrafya, tarih ve eczacılık konularında iyi yetişmiştir. Harezmşah Devleti Me'mûnîler tarafından alınınca Biruni, ana vatanım dediği Harizm'i terk ederek Ziyârîlerin başkenti Cürcan/Gürgan'a gitmiş ve Kâbûs bin Veşmgîr'in hizmetine girmiştir. Biruni'nin, Kâbûs'un sarayına tam olarak ne zaman gittiği konusu açık değildir. Kendisi, Harizm sarayından ayrıldıktan sonra bir müddet Rey'de bulunduğunu, burada her yönden perişan bir halde olduğunu belirtmekle beraber, süresi konusunda bir ipucu vermez. Biruni, Kâbus'a kitap atfetmek onu övmekle birlikte, onun katı kalpliliğinden ve sert mizacından hoşlanmamaktadır. 1009'da davet üzerine Harezm'e dönerek, Me'mûnoğulları'nın hizmetine girmiştir. Biruni'nin ifadelerinden Ebu'l-Abbas'ın kendine çok iyi davrandığı, çalışmalarına zemin hazırladığı anlaşılmaktadır.

Biruni'nin bu sarayda devrinin ileri gelen bilginlerinden bazılarıyla tanışma ve bilimsel meseleleri tartışma imkânı bulmuştur. Biruni, Sultan Mahmud'un, Harizm bölgesini, fethetmesine kadar Cürcan/Gürgan'da kalmış ve çalışmalarına burada devam etmiştir. Biruni'nin bu tarihten itibaren vatanı Gazne'dir, çalışmalarına burada devam etmiştir. Gazneli Mahmud ile hiçbir zaman yakın ilişkileri olmamıştır, ancak sultan bu dehaya saygı göstermiş, tüm imkânlarını seferber etmiştir. 45 yaşında Sultan'ın sağladığı destekle Hindistan'a giderek bu ülkenin bilim ve kültürünü inceleyerek kaleme alma imkânı bulmuştur. Biruni'nin Gazze'deki dönemi en verimli zamanı sayılmaktadır.

Uzun zamandır hazırladığı Tahdîdu Nihâyet'il Emâkin adlı eserini bu döneme denk gelen 1025 yılında yayınlamıştır. Bu eserin başında yerkürenin şeklini tespit ve yeryüzünü ölçme işlemlerini konu edinen yeni bir bilgi dalı bulup geliştirdiğini yazmıştır. Bu bilim dalının günümüzdeki adı jeodezidir. Eserin dünyadaki tek nüshası Süleymaniye Kütüphanesinde bulunmaktadır. Astronomi üzerine yazdığı en önemli Kanûn-i Mes'ûdî adlı eserini Gazneli Mahmud'un oğlu Sultan Mesud'a ithaf etmiştir. Yazmış olduğu Hindistan'ı anlatan kapsamlı eseri Tahkiku ma li'l-Hind, kast sisteminden felsefeye, gelenek ve göreneklerden efsanelerine, dil ve coğrafyasına kadar birçok bilgiyi barındırıyordu.


Cemil Meriç'in Bir Dünyanın Eşiğinde kitabının girişinde “Hint düşüncesinin ilk fatihi Harzemli bir Türk'tür. İslam dünyası ve brahmanlar arasındaki ilk köprü onun eseridir. El- Biruni'den bahsediyorum. Bin yıl önce yaşayan El- Biruni'den. Yeni bir din götürmüşüz Hinde yeni bir dil sunmuşuz. Batı bizden öğrenmiş Hint masallarını Hümayunname Avrupa'nın tüm dillerine çevrilmş ama biz tanımamışız Hindi.
El Biruni, astronomi üzerine yaptığı en iyi çalışma olan El-Kanûn'ül-Mes'ûdî'yi Gazneli Mahmut'un oğlu Mesut'a sunmuştur. Sultan Mesut da bunun üzerine kendisine bir fil yükü gümüşü hediye edince, "Bu armağan beni baştan çıkarır, bilimden uzaklaştırır." diyerek bu hediyeyi geri çevirmiştir.
Biruni'nin, İbn Sina ile tartışmaları olmuştur. İyi bir araştırıcı olan Biruni, birçok dil bilirdi. Arapça, Farsça, Sanskritçe, İbranice, Yunanca ve Türkçe'nin bazı dialektleri bildiği diller arasındaydı.
Biruni her zaman üstat olarak anıldı, yaşadığı döneme adını verildi.

Ortaçağ İslam dünyasının en büyük bilgini olarak anıldı. 30'a yakın bilim dalında çalışmalar yaptı, buluşlar gerçekleştirdi.Yapılan son araştırmalara göre H.453 (M. 1061) yılında vefat etti. Kendisine ortaçağ eczacılığının babası ismini veren, şifalı bitkilerin ve ilaçların isimlerinin Arapça, Farsça, İbranice ve Yunanca yazılmış olduğu Kitabu's Saydala 1972 yılında Bursa Kurşunlu Cami'nin kütüphanesinde bulundu. Bu yazı, Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Abdullah Duman'ın “Biruni: İlmî Kişiliği, Tarih Anlayışı Ve Yöntemi" yazısı ve İ.Ü. İlahiyat Fakültesi Dinler Tarihi Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Mehmet Alıcı'nın Biruni üzere yaptığı araştırmalardan derlenerek yazılmıştır.

ANKARA POLATLI HABER BİRUNİ
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Kaymakam Tunçer'den Anlamlı Bayram Mesajı
Kaymakam Tunçer'den Anlamlı Bayram Mesajı
Ak Parti Milletvekili Akdoğan Sel Bölgesini Gezdi
Ak Parti Milletvekili Akdoğan Sel Bölgesini Gezdi