bursa escortizmir escortescort izmirescort antalyaescort izmirizmir escortbursa escortbursa escortizmir escort bayanlar
Evden Eve Nakliyat konusunda yoresinin en secilmis firmalari.sivas evden eve nakliyatkars evden eve nakliyat

Gazeteciler Günü Kutlu Olsun Mu?

Bu haber 11 Ocak 2019 - 6:34 'de eklendi ve 21 kez görüntülendi.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü ile alakalı programlar sebebiyle birkaç gündür hayli yoğunduk.

Bir yılda, 33 yıllık bir gazeteci olarak sayısını benim dahi tam hatırlayamadığım basın ve gazetecilikle alakalı en az üç-dört gün var.

Çalışan gazeteciler günü 10 Ocak.

Uluslararası Özgür Basın Günü 3 Mayıs.

Gazetecilik ve basın bayramı 24 Temmuz.

Gazeteciler Bayramı 21 Ekim.

(Bu tarihleri bile notlarıma bakarak yazdım. Başka varsa ben de bilmiyorum)

Gerçi bu tarihlerde ne olduğunu, neler yaşandığını pek çok gazeteci de bilmez.

Bu özel günlerin hepsinin hikayesi birbirinden farklı.(Oraya girmeye gerek yok. İsteyen araştırsın, bulup okusun)

Basın özgürlüğünün veya gazetecinin sadece belli bir günde hatırlanması çok fazla ehemmiyet taşımıyor.

Özel gün ve haftalara mesafeli durduğumu bilen bilir. Ama fırsattan istifade bir kez daha tekrar etmiş olayım.

Bazı şeylerin sembolik mana ifade etmesinde, o şeyler üzerinde daha da ehemmiyetle durulmasına vesile olmasında bir beis yok.

Beni gıcık eden, huylandıran bizim kültür ve geleneğimizde olmadığı halde emperyalist batının değerlerinin bize dayatılmasıdır.

Karşı olduğum, yılın 365 günü göz ardı edilip yalnızca bu günlerde bazı şeyler varmış gibi davranılması ve kapitalizmin bu günleri tüketim ve bir şeyler satmaya alet etmesi.

Sevgililer günü başta olmak üzere anneler günü, babalar günü vs. vs.

Fırsattan istifade bazı şeyleri yeniden hatırlatarak bir takım soruları da gündeme taşımış olayım.

Çok fazla geçmişe girmeye gerek kalmadan yakın döneme baktığımızda önce Rüzgar Hamza Kabasakal olayı yaşandı. Arkasından daha önceki yıllarda Polatlı Postası Yazı İşleri Müdürlüğü yapmış ve farklı gazetelerde köşe yazarlığı yapmış olan Güven Hafızoğlu’na saldırı olayı yaşandı. Aradan geçen onca zamandır failler hala bulunup olay aydınlatılmadı. (Bilen biliyormuş ben bilmiyorum)  Hiçbir gazetede bu konunun neticesi ile ilgili bir şey okumadım.

 En son olarak Polatlı Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Murat Kurt saldırıdan nasibini aldı.

Bazıları şahıslara ve olaylara göre farklı yaklaşım gösterebilir.

Mesele kimin haklı ,kimin haksız olduğu değil; kimin hak edip kimin hak etmediği hiç değil.

Gerekçeler ne olursa olsun hiç bir şey şiddeti meşru gösteremez.

Yapılan bir yanlış varsa çözüm merci adliyedir, mahkemelerdir.  Bir yanlış veya hatta bir iftira varsa gidilip mahkemelerde hesap sorulabilir. Sorulmalıdır da.

Hiç kimse adaleti kendisi tesis etmeye kalkamaz. Böyle durumlarda anarşi ortaya çıkar. Güçlünün haklı olduğu bir ortam doğar.

Gerçi bir başsavcı bana “Yalan haber yapmak suç mu?” diye sormuştu. Ve cevabını da kendisi vermişti “Öyle bir suç yok. Şayet bir yalan haber varsa zarar gören bir taraf da olmalıdır.  Mağdur olan şikayetçi olmazsa yargı durumdan vazife çıkarıp ‘bu haber yalan mı değil mi’nin peşinde koşmaz” demişti.

Son söz:

Hemen her konuda benim tavrım aynıdır ve nettir: “Kendine yapılmasını istemediğini başkasına layık görme!”

İbrahim KILIÇ
İbrahim KILIÇibrahimkilic@polatlipostasi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

istanbul escorthalkalı escort

antalya escort