Can Hastanesi Organ Bağışında Merak Edilenleri Anlattı

Özel Polatlı Can Hastanesi 3 – 9 Kasım Organ Bağışı Haftası olması nedeniyle organ bağışı ve organ nakli konusunda bilinmesi gerekenleri ve merak edilenleri anlattı.

Bu haber 09 Kasım 2017 - 8:00 'de eklendi ve 23 kez görüntülendi.

Özel Polatlı Can Hastanesi dünyada her yıl çok sayıda insanın organ yetmezliği ile karşı karşıya kaldığını ve buna karşılık, verici sayısının yeterli seviyede olmaması organ nakline olan ihtiyacı artırdığını ifade ederek; Organ bağışı ve organ nakli nedir?, Kimler organ bağışında bulunabilir?, Organ bağışının dini yönden sakıncası var mı?, Hangi organ ve dokuların nakli yapılmaktadır?… Ve daha birçok yönden organ nakli hakkında merak edilenleri anlattı.

Organ nakli bekleme listesine eklenen kişi sayısı da her geçen yıl çoğalıyor. Pek çok hasta sağlıklı bir organ bulabilmek umuduyla bekliyor. Türkiye’de de tedavileri yalnızca organ ve doku nakliyle mümkün hastaların sayısı giderek artıyor. Bu artışla birlikte organ ve doku naklinin önemi de artıyor. Bu konuda birçok çalışma yürütülüyor, özellikle de bilinçlendirme yönünde. ”Organ bağışı hayat kurtarır” sloganını hepimiz duyuyoruz. Peki, organ bağışı nedir, neden bu kadar önemlidir? İşte bu soruların cevabını tam anlamıyla öğrenmeliyiz ve ona göre kararlar almalıyız. Unutmayalım bir gün hepimizin ihtiyacı olabilir.Özel Polatlı Can Hastanesi 3 – 9 Kasım Organ Bağışı Haftası olması nedeniyle organ bağışı ve organ nakli konusunda bilinmesi gerekenleri ve merak edilenleri anlattı.Özel Polatlı Can Hastanesi dünyada her yıl çok sayıda insanın organ yetmezliği ile karşı karşıya kaldığını ve buna karşılık, verici sayısının yeterli seviyede olmaması organ nakline olan ihtiyacı artırdığını ifade ederek; Organ bağışı ve organ nakli nedir?, Kimler organ bağışında bulunabilir?, Organ bağışının dini yönden sakıncası var mı?, Hangi organ ve dokuların nakli yapılmaktadır?… Ve daha birçok yönden organ nakli hakkında merak edilenleri anlattı.Organ nakli bekleme listesine eklenen kişi sayısı da her geçen yıl çoğalıyor. Pek çok hasta sağlıklı bir organ bulabilmek umuduyla bekliyor. Türkiye’de de tedavileri yalnızca organ ve doku nakliyle mümkün hastaların sayısı giderek artıyor. Bu artışla birlikte organ ve doku naklinin önemi de artıyor. Bu konuda birçok çalışma yürütülüyor, özellikle de bilinçlendirme yönünde. ”Organ bağışı hayat kurtarır” sloganını hepimiz duyuyoruz. Peki, organ bağışı nedir, neden bu kadar önemlidir? İşte bu soruların cevabını tam anlamıyla öğrenmeliyiz ve ona göre kararlar almalıyız. Unutmayalım bir gün hepimizin ihtiyacı olabilir.

ORGAN NAKLİ VE ORGAN BAĞIŞI NEDİR?

Organ nakli vücutta görevini yapamayan bir organın yerine canlı bir vericiden veya beyin ölümü gerçekleşmiş bağışçıdan alınan sağlam ve aynı görevi üstlenecek bir organın nakledilmesi işlemidir. Organ bağışı ise, bir kişinin veya yakınlarının özgür iradesi ile tıbben yaşamı sona erdikten sonra doku ve organlarının başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin vermesidir.

KİMLER ORGAN BAĞIŞINDA BULUNABİLİR?

2238 sayılı yasaya göre 18 yaşından büyük ve akli dengesi yerinde olan herkes organlarının tamamını veya bir bölümünü bağışlayabilir. 18 yaşından küçüklerin beyin ölümü gerçekleşmesi halinde ise yakınlarının onayı ile organları bağışlanabilir.

ALINAN ORGANLAR KİMLERE NAKLEDİLEBİLİR?

Kan ve doku gruplarına ve tıbbi aciliyet durumlarına göre organ alacak hastalar belirlenir. Cins, ırk, din, zengin, fakir ayrımı yapılmadan organ ya da doku nakledilir.

BEYİN ÖLÜMÜ NEDİR?

“Beyin ölümü, en geniş tanımıyla bütün beyin fonksiyonlarının geri dönüşümsüz olarak yitirilmesi demektir. Bugün hem tıpta, hem de hukukta beyin ölümü geleneksel anlamda bilinen ölümle eş değer kabul edilir. Aslında beyin ölümü yeni sayılabilecek bir kavramdır. Ölüm, geleneksel anlamda, kalp ve solunum fonksiyonlarının durması olarak tanımlanır.  Ancak 1950’li yılların sonlarından itibaren yoğun bakım ünitelerinin kurulmaya ve hastaların solunum fonksiyonlarının yapay cihazlarla desteklenmeye başlanmasıyla birlikte ‘beyin ölümü’ kavramı da terminolojiye kazandırılmış oldu. ‘İnsanın hayatta kal­ması kalbin çalışmasına bağlıdır’ bakış açısı; ‘beyin, insanın hayatta kalmasını idare edecek sistemleri çalıştıran ana merkezdir’e dönüştü. Bu, tüm beyin fonksiyonları durduğunda, otomatik olarak kendiliğin­den gerçekleşen kalp atışının bir süre daha kendisini idare etmesinin dışında bütün yaşamsallığın yitirilmesi demektir. Ayrıca kalp atışının devam edebilmesi için yoğun bakım ortamında ‘yaşam destek tedavisi’ diye adlandırılan solunum tedavisinin yapılıyor olması gerekir. Beyin ölümü tanısı da, ancak temel yaşamsal işlevlerin üstlenildiği yoğun bakım ortamında konabilir.

BEYİN ÖLÜMÜ VE BİTKİSEL HAYAT ARASINDAKİ FARK NEDİR?

Beyin ölümü ile bitkisel hayat kavramları birbirinden farklıdır. .  Beyin ölümü ile bitkisel hayat arasındaki en büyük fark, birinde kesin, geri dönüşümsüz bir hasarın varlığı ve hiçbir iyileşmenin beklenmeme­sidir. Buna karşın bitkisel hayatta ise, yitirilen beyin fonksiyonlarının kısmen de olsa geri dönebilmesi söz konusudur.”

“KOMA” VE “ŞUUR KAYBI” DEYİMLERİ NEYİ İFADE EDER? BUNLAR BEYİN ÖLÜMÜ İLE AYNI ŞEY MİDİR?

“İnsanları diğer canlılardan ayıran ve farklı kılan özelliklerden biri bilinçli olmalarıdır. Bilinçli olmak ise kendinin ve etrafının farkında olmak demektir. Koma ve şuur kaybı ise, merkezi sinir sistemimizin ürettiği bu bilinçlilik halinin bir nedenle yitirilmesidir. Bilinç kaybı çeşitli seviyelerde gerçekleşebilir, geçici veya kalıcı olabilir. Bilinç kaybı, kendimizden ve etrafımızdan haberdar olmadığımız ama belki kendi kendimize nefes alabildiğimiz; tansiyon ve nabzın düzenli olabildiği bir durumdur. Beyin ölümü de temel olarak bilinç kaybıdır ancak komada, hastalar kısmen geri dönme şansına sahipken, ‘beyin ölümü’ adı konduğu anda o kişide geri dönüşten söz edilemez.”

ORGAN BAĞIŞININ DİNİ YÖNDEN SAKINCASI VAR MI?

Organ bağışının dini yönden sakıncası yoktur. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 03 Mart 1980 tarih ve 396/13 sayılı kararı ile organ naklinin caiz olduğunu açıklamıştır.

ORGAN BAĞIŞI SONRASI VÜCUT GÖRÜNÜMÜ BOZULACAK MIDIR?

Organ bağışı yapan kişilerin vücut bütünlüğü bozulmaz. Organların vücuttan çıkarılması sonrası sadece karnın orta hattından bir ameliyat izi olur ve verici ameliyatları cerrahlar tarafından özenle yaşayan bir hastanın ameliyatı gibi yapılır. Son yıllarda nakilleri yapılmaya başlanan vücudun dış görünümünü etkileyen doku bağışlarında (kol, yüz vs.) bile alınan uzuvların yerine protezler yerleştirilerek vücut bütünlüğü korunmakta ve cenazeye saygıyla davranılmaktadır.

HANGİ ORGAN VE DOKULARIN NAKLİ YAPILMAKTADIR?

Kalp, kalp kapağı, karaciğer, kornea, böbrek, kemik, pankreas, kemik iliği, ince bağırsak tendon, akciğer, deri. Organ nakli iki şekilde yapılır. Bunlar canlıdan canlıya veya beyin ölümü gelişmiş ( kadavra ) kişilerden yapılan nakillerdir. Canlıdan canlıya organ nakli böbrek, karaciğer ve akciğer gibi organlar için geçerlidir. Örneğin anneniz, babanız veya kardeşiniz diyalize giren bir böbrek hastası, siz uygun koşullar var ise böbreğinizin birine ona verebilirsiniz. İnsanlar tek böbrekle de hayatta kalabilirler ancak ilerde o kişinin de organ nakline ihtiyacı olabileceği düşüncesiyle tıpta bu istenmeyen bir durumdur. Örneğin bir kaza vs. sonucu tek böbreğinizi kaybederseniz diğerine ihtiyaç duyabilirsiniz. Yine karaciğer ve akciğer için de aynı sebepler geçerlidir. Siz sağlıklı iken, organınızın birini veya bir parçasını ( karaciğer ve akciğer için geçerli) birine vererek, yani sağlıklı iken bir risk alıp takip edilmesi gereken potansiyel hasta grubuna giriyorsunuz. Ama maalesef bağışların yetersiz oluşu, organ nakli bekleyen insanların çokluğu, yakınlarımızın acı çekmesi, onların hastalıkla mücadele edememesi son çare olarak bazen canlıdan canlıya nakli zorunlu kılmaktadır.  Kalp, pankreas gibi hayati organlar için ise kadavradan nakil zorunludur. Kadavradan (beyin ölümü gelişmiş kişi) organ nakli, sadece yoğun bakımlarda çoğunlukla beyin kanaması, ağır kafa travmaları, trafik kazaları vb. sebeplerle solunum cihazına bağlı yatan, beyin ölümü gelişmiş kişilerden yapılabilir.  Toplumda her ölen kişiden organ nakli yapılabilir diye bilinir ama durum böyle değil maalesef. Kişi hastanenin herhangi bir kliniğinde bile ölmüş olsa, solunum cihazına bağlı değil ve beyin ölümü olmamışsa bu kişilerden organ nakli yapılamaz. Yani bazen basın yayın organlarında yazılan haberlerde olduğu gibi trafik kazaları veya depremler gibi doğal afetlerde kimsenin organını alıp birine nakil edemezsiniz. Bu her şeyden önce tıbben mümkün değildir.

ORGAN BAĞIŞI NASIL YAPILIR?

Canlı vericiden organ bağışı için alıcı adayı hasta ile bir organ nakli merkezine başvurmanız yeterlidir. Öldükten sonra kullanılmak üzere organlarınızı bağışlamak için büyük hastanelerin organ bağış ünitelerine ya da Türkiye Organ Nakli Vakfına başvurabilirsiniz. Burada iki tanık huzurunda bu isteğinizi beyan ederek imzalayacağınız organ bağış formu ile size bir organ bağış kartı verilecektir.  Bu konuda ailenizi de bilgilendirmek daha sonradan çıkacak karışıklıkları önlemek açısından faydalı olacaktır. Dilediğiniz zaman organ bağış ünitesi olan bir hastaneye başvurup organ bağış kartınızı iptal ettirebilirsiniz. Organ bağışı yapanların, bu durumdan ailelerini de haberdar etmeleri önemlidir. Çünkü beyin ölümü tanısı konan kişilerin hayatta iken organ bağışı yapsalar dahi ailelerinden onay alınmaktadır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.