bursa escortizmir escortescort izmirescort antalyaescort izmirizmir escortbursa escortbursa escortizmir escort bayanlar
Evden Eve Nakliyat konusunda yoresinin en secilmis firmalari.sivas evden eve nakliyatkars evden eve nakliyat

BAĞLANMA STİLLERİNİN İLİŞKİLER ÜZERİNDE ETKİSİ

Bu haber 21 Aralık 2018 - 12:01 'de eklendi ve 26 kez görüntülendi.

Arkadaşlarımızla ve ailemizle duygusal ilişkiler hakkında konuştuğumuzda kimi zaman benzer olaylarda, onlardan farklı duygular hissettiğimizi ve farklı tepkiler verdiğimizi fark ederiz. Veya hayatınız boyunca yaşadığınız ilişkilerin hep aynı şekilde sonuçlandığını fark edersiniz. İlişkileriniz boyunca hep aynı noktada takılmış, aynı şeyleri aşamadığınızı görmüşsünüzdür. Bunun temelini bağlanma stiliniz oluşturuyor olabilir. Bağlanma, yaşamsal gereksinimlerimizden biridir. İki insan arasındaki yakın bağ olarak tanımlanır. İnsan ilişkilerini hepimiz ilk ilişkilerimizden öğreniriz; ebeveynlerimiz ya da ilk bakıcılarımızla kendi bağlanma stilimizi anlamak, ilişki problemlerimizin kökenini bulmamızda yardımcı olacaktır. Bağlanma kavramı çocukluk çağında fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarımızın ne denli karşılandığıyla ilgilidir. İlk çocukluk döneminde bağlanma stilini belirlemiş olan bebek, yetişkinlik döneminde de hayata bu öğrendiği çerçeveden bakacaktır. Bilinen bağlanma stilleri şu şekildedir;1- Güvenli Bağlanma: Güvenli bağlanma tarzına sahip kişiler sıklıkla desteklendiğini ve zor durumlarda ona arka çıkacak birilerinin olacağına dair bir his geliştirmişlerdir. Kendini önemli ölçüde güvende hisseden çocuk bu algısını yaşamın ilerleyen dönemlerine de taşır. Başkalarına yönelik olumlu beklentiler kadar kendisiyle ilgili de olumlu inançlara sahiptir. Kendilik algısı olumlu, karşısındaki kişiye karşı da olumlu duygularla yaklaşır. Başkalarının kendisini nasıl gördüğünden ziyade kendisini nasıl gördüğü daha da önemlidir. Hem yakınlık kurmada hem de yalnız kaldığı zamanda da kendini yönetmekte oldukça başarılıdırlar. Bir başkasına bağlı olmakta mutluluk duyan, uzun süreli ilişkiler yaşayan, saygı ve güveni rahatlıkla duyan yetişkinlerdir.2- Kaçıngan Bağlanma: Bu bağlanma tarzına sahip kişiler zor durumlarda diğer insanların ona destek olacağı ile ilgili emin değildir. Örneğin; bir bebek ne kadar ağlasa da duyulmamış ya da nadir olarak ihtiyacına cevap alabilmiştir. Çocuğun sıkça yaşadığı bu deneyim zamanla şöyle bir içsel mesaja dönüşecektir: ”Üzgün, kaygılı ve korkmuş hissediyorum. Beni teskin edip yatıştıracak kimse yok. Bu nedenle sadece kendime güvenebilirim. Zor anımda kimse yanımda olmayacak. Kendi derdimle ben başa çıkmalıyım!”Kaçıngan bağlanma stiline sahip kişiler yakın ilişkilerde kendini rahat hissetmezler. Bu nedenle çoğu zaman ilişkilerinde belirli bir mesafeyi korumaya gayret gösterirler. Kaçıngan-korkulu bağlanmış kişilerin her ne kadar ilişkilerinde yakınlık kurma isteği olsa da reddedilme korkusundan dolayı bu isteği engellerler. Bu bağlanma tarzında yakınlaşma korkusuyla birlikte birine bağımlı olma ihtimaline karşı kaçınma eğilimi de söz konusudur. Kişi, geçmiş deneyimlerinden dolayı sadece kendisine güvenmesi gerektiği öğrendiği için sıklıkla olumsuz duygu ve düşüncelerini baskılarlar. Duygu ve ihtiyaçların baskılanması diğerlerine ”muhtaç olmamak” ve kişinin bağımsızlığını, kontrol duygusunu sürdürmesi içindir. Derin duygusal paylaşımın yüksek ihtimal olduğu romantik ilişkilerde kişi bu tarz bir motivasyonla partnerine ”güvenli bir mesafeden” temas etmeye çalışır. Ancak bu ilişki tarzı sıklıkla karşı taraftan reddedilme şeklinde yorumlanarak ilişkinin ”alışılmış olduğu şekilde” sürmesine ya da bitmesine yol açabilecektir.3- Kaygılı Bağlanma: Bakım verenle ilişkisinde istikrarsızlık, reddedilme ve ihmalin ön plana çıktığı kişilerin kaygılı bağlanma tarzı geliştirme ihtimali yüksektir. Kişi terk edilmeye yönelik yoğun kaygı ve beklentilerle doludur. İlişkide özellikle huzursuzluğun arttığı zamanlarda bağlanılan kişinin ondan uzaklaştığına yönelik her türlü gerçek ya da algısal sinyale karşı tetiktedir. İlişkilerde daha güvende hissedebilmek için sıklıkla partnere yapışma derecesinde yakınlaşma ve diğer güvensizlik içerikli davranışlar sergilenir. Bu tarz davranışlar çoğu zaman geçmiş bağlanma deneyimlerini doğrularcasına diğer partnerin ilişkiden uzaklaşma isteğiyle sonuçlanabilmektedir. Kişinin diğerlerine yönelik güvensizliği kadar kendine verdiği değerde kaygan bir zeminde durur. Kaygılı-saplantılı bağlanma stiline sahip kişiler ilişkilerinde yakınlık arayışıyla birlikte yüksek kaygı yaşarlar. Kendine verdiği değer düşüktür ve diğerleri tarafından kabullenilmeye karşı artmış hassasiyetleri vardır.Çocuklukta oluşan bağlanma stilimiz güvenli olmasa da bağlanma stilimizi bilmemiz, ilişki kurma biçimimizi görmemizi ve öğrenmemizi sağlar. Bağlanma türleri zaman içinde, kişinin hayat deneyimine bağlı olarak değişebilir: sevgi dolu bir öğretmen, anneanne, babaanne, sevecen bir eş vb. ile güvensiz bağlanma güvenli bağlanmaya dönüşebilir.  Tahmin edileceği üzere güvenli bağlanma stiline sahip iki yetişkinin yaşayacağı evlilik sağlıklı bir evlilik olarak değerlendirilebilir. Bağlanma stilinizin farkında olmanız ve ilişkinizde yaşadığınız problemleri bu çerçevede değerlendirmeniz sağlıklı ilişkiler yaşamak açısından son derece faydalı olacaktır. Sevgiyle kalın…

Ezgi Tarhan
Ezgi Tarhanezgitarhan@polatlipostasi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

istanbul escorthalkalı escort

antalya escort